“Sit down!” he said. → He told me to sit down. Türkçedeki “Bana oturmamı söyledi” cümlesinin İngilizcesi.
Neler öğreneceksin
Bir emir (“Sit down!”) ya da kibar bir rica (“Could you help me?”), bir bildirme ya da soru cümlesinden çok farklı aktarılır: that ile kurulan bir yan cümleyle değil, tell/ask + konuşulan kişi + to-infinitive ile.
Türkçede fiili isimleştirip iyelik eki eklersin: “Bana oturmamı söyledi”, “Ona yardım etmemi istedi”. Konuşmada ise çoğu zaman “dedi ki” ile emri olduğu gibi aktarırsın: “Bana dedi ki: Otur!” Bunları kelimesi kelimesine çevirirsen “He told me that I sit down” ya da “He told me sit down” gibi cümleler çıkar. İngilizcede kalıp sabittir: “He told me to sit down.”, “She asked me to help her.”
“Söylemek” ve “demek” kelimelerine de dikkat: kişi belirtilen bir emirde say değil, tell kullanılır. Say, kişiyi doğrudan arkasına almaz (“said me” olmaz). Gündelik İngilizcede “He said to sit down” (kişi olmadan) da duyulur, ama emirleri aktarmanın normal yolu tell + kişi + to'dur.
Zamirlere dikkat et: “your” çoğu zaman “my” olur (“Finish your homework!” → “He told me to finish my homework”), “me” de “her” olur (“Could you help me?” → “She asked me to help her”). Yer ifadeleri de değişir: olayı sonra ve başka bir yerden anlatıyorsan “Wait here.” → “He told me to wait there.”
Olumsuz bir emirde not, to-infinitive'in hemen önüne gelir: not to touch, not to shout. Orijinal cümledeki don't kaybolur, to ise kalır.
Türkçede olumsuzluk isimleşmiş fiilin içindedir: “Ona dokunmamamı söyledi”, “Beni beklememesini istedim”. Konuşmada ise “Bana ‘Dokunma!’ dedi” dersin. İngilizcede emirdeki don't kelimesini aktarma: “She told me not to touch that.” Not kelimesini aktaran fiile de koyma: “She didn't tell me to touch that” bambaşka bir anlama gelir (“Bana ona dokunmamı söylemedi”). Gündelik konuşmada “to not touch” biçimi de duyulur, ama standart biçim not to'dur.
Tell, nötr bir talimatı aktarır; order ya da command daha güçlü bir emri (“emretmek”); ask ya da request ise emir değil, kibar bir ricayı (“rica etmek”, “istemek”). Doğru fiille orijinal cümlenin tonunu yansıtırsın.
Burada Türkçe sana yardım eder: “sormak” ile “istemek / rica etmek” arasındaki farkı zaten biliyorsun. İngilizcede ikisi de ask ile söylenir; farkı arkasından gelen yapı gösterir: rica = ask + kişi + to (“She asked me to close the window”); soru = ask + if ya da bir soru kelimesi (“She asked me if I was cold”). Kişi olmadan anlam değişir: “He asked to close the door” kapıyı kendisinin kapatmak için izin istediği anlamına gelir.
Asıl tuzak “istemek”: Türkçede hem want hem de ask (rica etmek) anlamına gelir. “Benden ona yardım etmemi istedi” bir ricaysa İngilizcede “She asked me to help her” olur, “She wanted from me to help her” değil. Want de aynı kalıpla kullanılır, ama from ve that olmadan: “She wanted me to wait.”
“Bana dedi ki: Otur!” yapısını kopyalama. Emirlerde kalıp her zaman aynıdır: tell/ask + kişi + to-infinitive.
Bir emirdeki “bana söyledi” told me olur, said me değil. Say, kişiyi hiçbir zaman doğrudan arkasına almaz.
Dolaylı anlatımda orijinal cümledeki don't kaybolur: not to + yalın fiil kullanılır.
Not, to kelimesinin yerini almaz: not to + yalın fiil. Gündelik konuşmada “to not touch” da duyulur, ama standart biçim not to touch'tır.
“Benden ona yardım etmemi istedi” bir ricadır: ask + kişi + to. “İstemek” fiilini her zaman want ile çevirme; “benden” kelimesini de from me diye aktarma.
“Işıkları kapatmamızı söyledi” cümlesindeki isimleşmiş fiil İngilizcede -ing biçimi değil, to-infinitive olur.
Türkçede emir ve rica isimleşmiş fiille aktarılır: “Bana oturmamı söyledi”, “Ona yardım etmemi istedi”; konuşmada da “dedi ki” ile: “Bana dedi ki: Otur!”
İngilizcede ikisinin de karşılığı tell/ask + kişi + to-infinitive'dir: “He told me to sit down.”, “She asked me to help her.” “He told me that I sit down” ya da “He told me sit down” yanlıştır. Türkçedeki “-me/-ma” ekini -ing ile de çevirme: “He told us turning off the lights” değil, “He told us to turn off the lights”. (“He told me that I should sit down” dil bilgisi açısından doğrudur, ama kulağa emirden çok tavsiye gibi gelir.)
“Bana söyledi”, “bana dedi”: Türkçede kişi, “söylemek” ve “demek” fiillerine “bana”, “ona” ile kolayca eklenir
Say kişiyi doğrudan arkasına alamaz: “He said me to sit down” yanlıştır. Kişi belirtilen bir emirde tell kullanılır: “He told me to sit down.” Say ile kişi söylemek istersen to gerekir (“He said to me…”), ama emirleri aktarmanın doğal yolu told me to'dur.
Türkçede “sormak” (bilgi istemek) ile “istemek / rica etmek” (birinin bir şey yapmasını istemek) ayrı fiillerdir
İngilizce ikisi için de ask kullanır. Rica: ask + kişi + to-infinitive (“She asked me to help her”). Soru: ask + if/what/where (“She asked me where I lived”). Bir “Could you…?” aslında bir ricadır; bu yüzden soru olarak değil, ask + to ile aktarılır.
“İstemek” Türkçede hem want hem de ask (rica etmek) anlamına gelir: “Benden beklememi istedi”
Bir ricayı aktarıyorsan ask kullan: “She asked me to wait.” Want de mümkündür, ama aynı kalıpla: want + kişi + to-infinitive: “She wanted me to wait.” “She wanted from me to wait” ya da “She wanted that I wait” yanlıştır: “benden” kelimesindeki “-den” ekini from ile çevirme.
💡 “Bana oturmamı söyledi” → He told me to sit down: ne that ne said me.
💡 “Beklemememi söyledi” → She told me not to wait: not to, asla don't.
💡 Rica = ask + kişi + to; soru = ask + if/wh-. “Benden … istedi” → She asked me to…
"What did the teacher say?"
"She told us to finish the reading by Friday and asked us not to forget our notebooks."
"Anything else?"
"Yeah, she asked me to remind everyone about the test."
Alıştırma 1 · Doğru aktarılmış emri seç
Choose the correctly reported command for: 'Sit down!'
Alıştırma 2 · Doğru aktarılmış emri seç
Choose the correctly reported command for: 'Don't touch that!'
Alıştırma 3 · Doğru aktarılmış ricayı seç
Choose the correctly reported request for: 'Could you help me?'
Alıştırma 4 · Doğru aktarılmış emri seç
Choose the correctly reported command for: 'Please close the door.'
Alıştırma 5 · Uygun fiili seç
Choose the correct reporting verb for a strong order: 'Get out!' (a boss to an employee)
Alıştırma 6 · Doğru aktarılmış emri seç
Choose the correctly reported command for: 'Don't be late.'
Alıştırma 7 · Doğru aktarılmış emri seç
Choose the correctly reported command for: 'Turn off the lights.'
Alıştırma 8 · Doğru aktarılmış ricayı seç
Choose the correctly reported request for: 'Please don't shout.'
Alıştırma 9 · Emri dolaylı anlatımla aktar
Report this command: 'Finish your homework!' → He told me ___.
Alıştırma 10 · Olumsuz ricayı dolaylı anlatımla aktar
Report this request, negative: 'Please don't wait for me.' → She asked me ___.
Alıştırma 11 · Cümleleri gruplara ayır: doğru mu, yanlış mı?
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “istemek” = want?
Turkish: “Benden ona yardım etmemi istedi.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correctly reported command for: 'Wait here.' (reported later, from a different place)
Zaman kaydırmadan dolaylı anlatım
Dolaylı anlatımda zaman ne zaman kaymaz? Genel doğrular, hâlâ geçerli durumlar ve present tense'teki aktaran fiiller (says, has said) için kurallar.
Zaman ve yer kelimelerindeki değişiklikler
Dolaylı anlatımda today, here ve this neden that day, there ve that olur? Sözü başka bir zamanda ya da yerde aktarırken kelimeler böyle değişir.
Zamanların geriye kayması (backshift)
Dolaylı anlatımda backshift: said, told gibi geçmiş zamanlı bir fiilden sonra zamanlar bir adım geriye kayar. Türkçede olmayan bu sistemin tam tablosu.
Aktarma fiilleri (reporting verbs)
say, tell ve ask dışındaki aktarma fiilleri: suggest, admit, deny, promise, warn ve accuse hangi kalıpla kullanılır, Türkçe ekler neden yanıltır?