She suggested going to the cinema. He promised to call. He denied taking it.
Neler öğreneceksin
Düz cümleleri, soruları ve emirleri aktarmayı biliyorsan, suggest, deny ya da accuse gibi fiiller anlatımını çok daha net yapar: yalnızca birinin bir şey söylediğini değil, bunun ne tür bir söz olduğunu da (bir öneri, bir vaat, bir suçlama) anlatırlar.
Püf noktası şu: bu fiillerin her birinin sabit bir kalıbı vardır ve kalıbı sen seçemezsin. Türkçede bu fiillerin çoğu aynı yapıyla kurulur: “gitmeyi önerdi”, “imzalamayı reddetti”, “yapmayı kabul etti”, “yardım etmeyi teklif etti”. İngilizcede ise bu “-meyi” bazen -ing, bazen to + fiil olur; bazı fiiller de bir nesne ya da that ile başlayan bir yan cümle ister. Bu yüzden her fiili kalıbıyla birlikte öğrenmek en güvenli yoldur.
suggest, admit ve deny -ing biçimiyle kullanılır; apologize ise for + -ing ile. Burada Türkçe sana yardım eder: “Sinemaya gitmeyi önerdi” → “She suggested going to the cinema.”, “Parayı aldığını inkâr etti” → “She denied taking the money.”, “Vazoyu kırdığını itiraf etti” → “He admitted breaking the vase.” Ama “Bana sinemaya gitmemi önerdi” cümlesindeki “bana” yüzünden “She suggested me to go” deme: suggest fiilinden sonra kişi + to + fiil gelmez.
admit ve deny ile geçmişi vurgulamak istersen having + past participle da kullanabilirsin (denied having taken), ama “denied to take” ya da “denied to have taken” yanlıştır. admit fiili to + -ing ile de kullanılabilir (admitted to breaking), ama to + fiil (admitted to break) yine yanlıştır. İki fiil de that ile başlayan bir yan cümle alabilir: He admitted (that) he hadn't read my email.
suggest fiili de that ile başlayan bir yan cümle alabilir: She suggested that we go / that we should go. apologize ise “-diği için özür dilemek” yapısına karşılık gelir: “Geç kaldığı için özür diledi” → “He apologized for being late.” for bir edat olduğu için ardından -ing gelir. Kimden özür dilendiğini söylemek istersen “benden” kelimesindeki “-den” ekini from diye çevirme: “He apologized to me.” (İngiliz İngilizcesinde apologise diye de yazılır.)
promise, refuse, agree ve offer to + fiil (mastar) ile kullanılır. Türkçe konuşanlar için asıl tuzak burada: “İmzalamayı reddetti”, “Yapmayı kabul etti”, “Yardım etmeyi teklif etti” cümlelerinde de “-meyi” vardır; suggest ile öğrendiğin -ing kalıbı buraya da taşınır. Ama doğrusu: “She refused to sign it.”, “He agreed to do it.”, “He offered to help me.”
İki küçük tuzak daha var. Birincisi, offer fiilinde kişi to + fiil yapısından önce gelmez (“He offered me to help” yanlış); kişi ikinci fiilden sonra gelir: He offered to help me. İkincisi, promise ile de kişi genellikle mastardan önce gelmez: He promised to call me. Kişiyi söylemek istersen that ile başlayan bir yan cümle daha doğaldır: He promised me (that) he would call. “Arayacağına söz verdi” yapısı da buna çok yakındır.
warn, advise, remind ve invite fiilleri to + fiil yapısından önce kişiyi nesne olarak ister. Türkçedeki “Bana doktora gitmemi tavsiye etti” ya da “Anahtarlarımı unutmamamı hatırlattı” cümlelerinde de bir kişi vardır; İngilizcede bu kişi atlanamaz: He warned me not to go near the edge. Olumsuzluk to kelimesinin hemen önüne gelir: not to go. “Doktora gitmemi” kısmını -ing ile de çevirme: “She advised me to see a doctor.”; “advised me seeing” değil.
insist çoğu zaman that ile başlayan bir yan cümleyle kullanılır. Bu yan cümledeki fiil, ana fiil geçmiş zamanda olsa bile genellikle yalın hâldedir (He insisted that I stay, özellikle Amerikan İngilizcesinde); İngiliz İngilizcesinde that I should stay da duyulur. Diğer seçenek insist on + -ing: He insisted on me staying. “Kalmam için ısrar etti” cümlesini “He insisted me to stay” diye çevirme; “Ödemekte ısrar etti” cümlesindeki “-de” ekini de in diye çevirme: “He insisted on paying.”
accuse nesne + of + -ing ile kullanılır: She accused me of breaking her phone. Türkçede “Beni telefonunu kırmakla suçladı” denir; buradaki “-le” ekini with diye çevirme: “accused me with breaking” yanlıştır. “accused me that I broke” da yanlıştır.
explain ise, Türkçede “bana açıkladı” desen de, kişiyi doğrudan nesne olarak almaz: He explained that… ya da He explained to me that…; asla “He explained me” değil.
“Bana sinemaya gitmemi önerdi” cümlesindeki “bana” suggest ile nesne olmaz. suggest -ing ile kullanılır (ya da that ile: She suggested that we go).
“Bana açıkladı” → explained me değil. explain kişiyi doğrudan nesne olarak almaz: to ekle ya da kişiyi çıkar.
“İmzalamayı reddetti” cümlesindeki “-meyi” burada -ing olmaz. refuse, agree, offer ve promise to + fiil ister.
“Yardım etmeyi teklif etti” → offered to help. offer fiilinden sonra -ing değil, to + fiil gelir.
“Kırmakla suçladı” cümlesindeki “-le” eki with değildir. accuse someone of + -ing kalıbını öğren.
“Akşam yemeğine kalmam için ısrar etti”: insist nesne + to + fiil almaz. that ile başlayan bir yan cümle ya da insist on + -ing kullan.
warn uyarılan kişiyi not to yapısından önce nesne olarak ister: warned me not to go.
Türkçede bu fiillerin çoğu “-meyi” ile kurulur: “gitmeyi önerdi”, “imzalamayı reddetti”, “yapmayı kabul etti”, “yardım etmeyi teklif etti”
Türkçe ek sana İngilizce kalıbı göstermez. suggest, admit ve deny -ing ister: “She suggested going to the cinema.” Ama refuse, agree, offer ve promise to + fiil ister: “She refused to sign it.”, “He agreed to do it.”, “He offered to help me.” Her fiili kalıbıyla birlikte öğren: suggest doing, refuse to do.
Türkçede ilişkiyi ekler kurar: “kırmakla suçladı”, “ödemekte ısrar etti”, “benden özür diledi”
Bu ekleri tek tek edata çevirirsen “accused me with breaking”, “insisted in paying”, “apologized from me” çıkar. İngilizcede her fiilin kendi edatı vardır: accuse someone of, insist on, apologize to someone for. Edattan sonra da her zaman -ing gelir: “She accused me of breaking her phone.”, “He insisted on paying.”, “He apologized for being late.”
“Bana açıkladı”, “Bana gitmemi önerdi”: Türkçede kişi “-e” hâliyle fiilin yanında durur
explain ve suggest kişiyi doğrudan nesne olarak almaz: “He explained (to me) that he was late.”, “She suggested going…” Yalnızca warn, advise, remind, tell ve accuse gibi fiiller kişiyi doğrudan nesne olarak alır: “She advised me to see a doctor.”, “He warned me not to go near the edge.” Bu fiillerde Türkçedeki “bana” gerçekten me olur.
💡 Her “-meyi” -ing olmaz: suggest, admit, deny + -ing; refuse, agree, offer, promise + to.
💡 Edattan sonra her zaman -ing: accused me of breaking, apologized for being late, insisted on paying.
💡 “Bana açıkladı” → He explained to me; asla explained me değil.
"How did the meeting go?"
"Not great. He accused me of missing the deadline, but I explained that the client changed the brief twice."
"Did he apologize?"
"Eventually. He admitted he hadn't read my email and promised to double-check next time."
Alıştırma 1 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'suggest': 'Let's go to the cinema.'
Alıştırma 2 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'promise': 'I'll call you tomorrow.'
Alıştırma 3 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'deny': 'I didn't take the money.'
Alıştırma 4 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'warn': 'Don't go near the edge.'
Alıştırma 5 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'advise': 'You should see a doctor.'
Alıştırma 6 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'insist': 'You must stay for dinner.'
Alıştırma 7 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'offer': 'I'll help you carry that.'
Alıştırma 8 · Doğru kalıbı seç
Choose the correct pattern for 'accuse': 'You broke my phone!'
Alıştırma 9 · Cümleyi verilen fiille aktar
Report with 'apologize': 'I'm sorry I'm late.' → He apologized ___.
Alıştırma 10 · Cümleyi verilen fiille aktar
Report with 'refuse': 'I won't sign it.' → She refused ___.
Alıştırma 11 · Doğru ve yanlış kalıpları gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-meyi” her zaman -ing değildir
Turkish: “Çantaları taşımama yardım etmeyi teklif etti.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct pattern for 'agree': 'OK, I'll do it.'
Zaman kaydırmadan dolaylı anlatım
Dolaylı anlatımda zaman ne zaman kaymaz? Genel doğrular, hâlâ geçerli durumlar ve present tense'teki aktaran fiiller (says, has said) için kurallar.
Dolaylı anlatımda emir ve rica cümleleri
Emir ve ricaları dolaylı anlatımla aktarmak: tell/ask + kişi + to-infinitive. Türkçedeki “oturmamı söyledi” ve “yardım etmemi istedi” yapılarının İngilizcesi.
Zaman ve yer kelimelerindeki değişiklikler
Dolaylı anlatımda today, here ve this neden that day, there ve that olur? Sözü başka bir zamanda ya da yerde aktarırken kelimeler böyle değişir.
Zamanların geriye kayması (backshift)
Dolaylı anlatımda backshift: said, told gibi geçmiş zamanlı bir fiilden sonra zamanlar bir adım geriye kayar. Türkçede olmayan bu sistemin tam tablosu.