Resmî tarifelerde İngilizce geleceği bir gerçek gibi anlatır: “Tren sekizde kalkıyor” → “The train leaves at 8”.
Neler öğreneceksin
Bir şey resmî ve sabit bir tarifenin parçasıysa (senin değil, bir ulaşım tarifesinin, bir takvimin ya da bir kurumun belirlediği bir şeyse), İngilizce present simple kullanır. Bu, gerçekler ve alışkanlıklar için kullandığın zamanın aynısıdır.
Türkçede de gelecek eki kullanmadan söylersin: “Tren yarın 6.15'te kalkıyor”, “Yeni dönem 3 Eylül'de başlıyor”. Fark şu: Türkçede burada çoğunlukla “-iyor” kullanılır, İngilizcede ise present continuous değil, present simple: “The train leaves at 6:15 tomorrow.” “The new term starts on September 3rd.” Will de gerekmez.
Yalnızca present simple dil bilgisine dikkat et: tekil bir şey (the train, the museum) he/she/it gibi davranır ve fiil -s alır: leaves, starts, opens. Türkçede üçüncü tekil kişi ek almaz (“o gelir”, “tren kalkar”); İngilizcede ise tam tersine, ek alan tek kişi budur.
Kişisel planlarda durum farklıdır: İngilizce onlar için present continuous kullanır. Tarifeleri ve sabit tarihleri bir kurum belirler; buluşmaları ise sen biriyle kararlaştırırsın.
Türkçe konuşanlar burada tökezler, çünkü Türkçede ikisi de “-iyor” ile söylenir: “Tren on ikide kalkıyor” ve “On ikide Sam'le öğle yemeği yiyorum”. İngilizcede ikisi ayrılır: “The train departs at noon.”, ama “I'm having lunch with Sam at noon.” Kendine sor: bu resmî bir tarife mi, yoksa biriyle yaptığım kişisel bir plan mı?
Bu kullanım ulaşımda (trenler, uçuşlar, otobüsler), açılış ve kapanış saatlerinde, kurumların takvimlerinde (öğretim yılı, dönem, konferanslar) ve ayrıca filmler, konserler gibi gösterilerde çok yaygındır. Kelimelere dikkat: term okul dönemi için İngiliz İngilizcesindeki kelimedir; Amerikan İngilizcesinde daha çok semester denir. Shop (İngiliz) ve store (Amerikan) için de durum aynıdır.
Fiillere de dikkat: tren ya da uçak “kalkar” → leave ya da depart; uçak “iner” → land; “varmak” → arrive. “Paris'e varmak” arrive in Paris olur (istasyon ya da havalimanı gibi belli bir yer için arrive at), asla arrive to Paris değil: Türkçedeki “-e” eki burada to'ya dönüşmez. Mağaza “açılır” ve “kapanır” da İngilizcede edilgen değil, düz fiildir: The store opens, closes.
Soru ve olumsuz cümleler her present simple cümlede olduğu gibi does/doesn't ve fiilin yalın hâliyle kurulur. “Mağaza yarın kaçta açılıyor?” → “What time does the store open tomorrow?”; “What time the store opens?” ya da “does the store opens” değil. “Uçak pazar günleri kalkmıyor” → “The flight doesn't depart on Sundays.”; “not departs” ya da “doesn't departs” değil.
Normal present simple kuralı: he/she/it ile ve the train gibi tekil bir şeyle fiil -s alır. Türkçede üçüncü tekil kişi ek almadığı için bu -s kolayca unutulur.
“Müze hafta içi 10'da açılıyor” cümlesindeki “-iyor” seni present continuous'a çekebilir. Ama düzenli, resmî bir tarife present simple ile söylenir.
Olumsuz cümle doesn't/don't + fiilin yalın hâliyle kurulur. -s does'ta olduğu için ana fiile bir daha eklenmez.
Türkçede soruda kelime sırası değişmez (“Mağaza yarın kaçta açılıyor?”). İngilizcede does öznenin önüne gelir ve ana fiil yalın hâline döner.
Soruda -s eki does'ta kalır ve ana fiil yalın hâlde kullanılır: does … leave.
“Paris'e varmak” cümlesindeki “-e” eki to demek değildir. Şehir ve ülkelerle arrive in, istasyon ya da havalimanı gibi belli bir yerle arrive at kullanılır.
Türkçede tarifeler çoğunlukla “-iyor” ile, düzenli tarifeler geniş zamanla da söylenir: “Tren yarın sekizde kalkıyor”, “Müze hafta içi saat 10'da açılır”
İki durumda da gelecek eki kullanılmaz; İngilizcede de will gerekmez. Ama Türkçedeki “-iyor” ekini burada present continuous ile çevirme: resmî bir tarife için İngilizce present simple kullanır. “The train leaves at 8.”, “The museum opens at 10am on weekdays.” (“The museum is opening at 10am on weekdays” yanlıştır.)
Türkçede üçüncü tekil kişi ek almaz: “ben kalkarım”, ama “o kalkar”, “tren kalkar”
İngilizcede durum tam tersidir: present simple'da ek alan tek kişi he/she/it'tir. Tekil bir şey de bu gruba girer: the train leaves, the film starts, the museum opens. -s ekini unutmak bu dersteki en sık hatadır.
Türkçede soru “mı” ekiyle ya da kaçta, ne zaman gibi bir soru kelimesiyle, olumsuzluk da fiilin içindeki “-me” ekiyle yapılır: “Son otobüs kaçta kalkıyor?”, “Uçak pazar günleri kalkmıyor.”
İngilizcede normal fiiller tek başına soru ya da olumsuz olmaz: does/doesn't gerekir ve ana fiil yalın hâline döner. “What time does the last bus leave?”, “What time the last bus leaves?” değil. “The flight doesn't depart on Sundays.”, “not departs” ya da “doesn't departs” değil: -s zaten does'ta, ana fiile bir daha eklenmez.
Türkçede yönelme hâli kullanılır: “Paris'e varıyor”, “havalimanına varıyoruz”
Varılan yer için İngilizce to kullanmaz: şehir ve ülkelerle arrive in (“Our train arrives in Paris at 5pm.”), istasyon, havalimanı gibi belli bir noktayla arrive at. “Paris'e gitmek” ise go to Paris olur; to, go ve come gibi bir yere doğru hareket bildiren fiillerle gelir.
💡 “Tren sekizde kalkıyor” → The train leaves at 8: Türkçede “-iyor” olsa da resmî tarife için present simple.
💡 Soruda does öne gelir ve ana fiil yalın kalır: What time does the bus leave?
💡 Tren “kalkar” → leaves ya da departs; “Paris'e varır” → arrives in Paris, arrives to değil.
💡 Kendine sor: resmî bir tarife mi (present simple), yoksa kendi kararlaştırdığım bir plan mı (present continuous)?
"What time does our flight leave tomorrow?"
"It departs at 7am, so we need to leave for the airport by five."
"And what time does it land?"
"It arrives around noon, local time."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — an official train timetable.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence — a fixed school timetable.
Alıştırma 3 · Doğru cevabı seç
Which kind of event does this use of the present simple typically describe?
Alıştırma 4 · Doğru olumsuz biçimi seç
Choose the correct negative — there are no flights on Sundays.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 6 · Doğru soruyu seç
Choose the correct question about an official schedule.
Alıştırma 7 · Kişisel planı anlatan cümleyi seç
Which sentence is a personal arrangement, better suited to the present continuous instead?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: 'The plane ___ (land) at 10:45pm.' (official schedule)
Alıştırma 10 · Soruyu tamamla
Complete: 'What time ___ (the shop/close) on Sundays?' (question about a fixed schedule)
Alıştırma 11 · Tarife mi, kişisel plan mı? Gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: does olmadan ya da iki -s ile soru
Turkish: “Son otobüs kaçta kalkıyor?” Which English question is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Kararlaştırılmış planlar için present continuous
Kararlaştırılmış planlar için present continuous: Türkçedeki “Yarın Deniz'le buluşuyorum” gibi, İngilizcede de I'm meeting Deniz tomorrow denir.
Future continuous
Future continuous (will be + -ing): gelecekte belirli bir anda sürmekte olacak bir eylem için, tıpkı Türkçedeki “çalışıyor olacağım” gibi.
Be going to yapısı
Be going to: önceden karar verdiğin planlar ve niyetler ile şu anda gördüğün işaretlere dayanan tahminler için. Türkçedeki “-ecek” ile farkı.
Will ile gelecek zaman
Tahmin, söz, teklif ve o anda verilen kararlar için will: olumlu, olumsuz ve soru cümleleri. “Bu akşam ararım” neden I'll call you tonight olur?