Be going to yapısı

A1 · BaşlangıçGelecek zaman yapıları

Türkçede plan da tahmin de “-ecek” ile söylenir (“Ailemi ziyaret edeceğim”). İngilizcede önceden verilmiş bir karar için am/is/are + going to + fiil kullanılır.

Neler öğreneceksin

  • Yapı: am/is/are + going to + yalın fiil
  • Konuşmadan önce verilmiş kararlar, planlar ve niyetler için
  • Şu anda görebildiğin ya da fark ettiğin işaretlere dayanan tahminler için
  • Olumsuz cümle için am/is/are + not + going to; soru için Am/Is/Are + özne + going to

Önceden karar verilmiş planlar

Be going to, yapmaya önceden karar verdiğin bir şeyi anlatır: karar konuşma anında değil, daha önce verilmiştir.

Türkçede bunu çoğu zaman “-ecek” ile söylersin: “Bu hafta sonu ailemi ziyaret edeceğim.” İngilizcede önceden verilmiş bir karar varsa “I'm going to visit my parents this weekend.” dersin. Yapıya dikkat: Türkçede “edeceğim” tek bir kelimedir, İngilizcede ise üç parça vardır: am/is/are + going to + yalın fiil. Türkçede ayrı bir “olmak” fiili kullanılmadığı için am/is/are kolayca düşer; ama İngilizcede olmazsa olmaz.

Türkçede plan için “-iyor” da kullanılır: “Yarın anneannemi ziyaret ediyoruz.” Bu, İngilizcedeki present continuous ile örtüşür (“We're visiting my grandmother tomorrow”) ve kesinleşmiş planlar için doğrudur. Kendi niyetini ve kararını anlatmak için en güvenli seçim be going to.

"I'm going to visit my parents this weekend. (önceden planlandı)"
"She's going to start a new job next month."

İşaretlere dayanan tahminler

Be going to, bir şeyin olmak üzere olduğuna dair işaretleri şu anda görüyorsan tahminler için de kullanılır.

Türkçede yine “-ecek” kullanırsın: “Bulutlara bak, yağmur yağacak.” “Dikkat, bardak düşecek!” Bu cümleleri will ile çevirmek çok doğal gelir, ama işaret gözünün önündeyse İngilizcede going to daha doğaldır: “It's going to rain.” Yağmur için bir özne de gerekir: it. “Is going to rain” yanlıştır.

"Look at those clouds — it's going to rain."
"Careful, that glass is going to fall!"

Going to mu, will mi?

Going to, zaten var olan bir planı ya da şu anda görülen işaretleri anlatır. Will ise konuşma anında verdiğin kararlar ve sadece kendi fikrine dayanan tahminler için kullanılır.

Türkçede ikisi de “-ecek” olabilir, bu yüzden kendine şunu sor: buna önceden mi karar verdim, yoksa şimdi mi karar veriyorum? Burada Türkçe sana bir ipucu da verir: anında verdiğin kararlarda çoğu zaman geniş zaman kullanırsın (“Tamam, onu akşam ararım”, “Kapıya ben bakarım”). İşte bu durumlarda İngilizcede will gelir.

"I'm going to call her tomorrow. (önceden karar verildi)"
"I think I'll call her later. (şu an karar veriyorum)"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"We're going to renovate the kitchen this summer."
"I'm not going to make it to the meeting on time."
"Is he going to apply for that job?"
"Watch out, you're going to spill that!"

Dikkat

✗She going to start a new job.
✓She's going to start a new job.

Türkçede “Yeni bir işe başlayacak” cümlesinde ayrı bir “olmak” fiili yoktur, ama İngilizcede am/is/are düşmez: She's (She is) going to…

✗She is going start a new job next month.
✓She is going to start a new job next month.

Going ile fiil arasında to mutlaka bulunur: going to + yalın fiil.

✗Look at those clouds — it will rain.
✓Look at those clouds — it's going to rain.

“Yağmur yağacak” cümlesindeki “-ecek” ekini otomatik olarak will diye çevirme. Bir işaret gözünün önündeyse (bulutlar) İngilizcede going to kullanılır.

✗I'm going to going to the store.
✓I'm going to go to the store.

Going to sonrasında her zaman yalın fiil gelir. Fiil go ise going to go olur: “Markete gideceğim” → I'm going to go to the store.

✗Do you going to tell him?
✓Are you going to tell him?

Sorular do ile değil, am/is/are öznenin önüne geçirilerek kurulur.

✗You are going to tell him?
✓Are you going to tell him?

Türkçede soruyu mı ekiyle kurarsın (“Ona söyleyecek misin?”), kelime sırası değişmez. İngilizcede ise are başa geçer.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede “-ecek” hem plan hem tahmin için kullanılır: “Tıp okuyacak”, “Yağmur yağacak”, “Sanırım kazanacağız”

İngilizcede bu tek ek iki yapıya ayrılır. Önceden verilmiş bir karar ya da gözle görülen bir işaret varsa be going to: “He's going to study medicine.”, “It's going to rain.” Sadece fikrine dayanan bir tahmin ya da anında verilen bir karar varsa will: “I think we'll win.” “-ecek” gördüğün her yerde otomatik olarak will kullanma; önce kararın ne zaman verildiğine ya da bir işaret olup olmadığına bak.

Türkçede planlar için “-iyor” (“Yarın İzmir'e gidiyoruz”), anlık kararlar ve teklifler için geniş zaman (“Ben açarım”, “Akşam ararım”) da kullanılır

Bu ayrım İngilizceye oldukça iyi uyar. Kesinleşmiş bir plan için present continuous ya da be going to: “We're visiting my sister on Sunday.” / “We're going to visit my sister.” Anında verilen bir karar ya da teklif için will: “I'll get it!”, “I'll call her later.” Present simple ise kişisel planlar için uygun değildir: “I visit my grandmother tomorrow” kulağa bir tarife ya da alışkanlık gibi gelir.

Türkçede bu cümlelerde ayrı bir “olmak” fiili kullanılmaz ve soru mı ekiyle kurulur: “Ona söyleyecek misin?”

İngilizcede am/is/are düşmez: “She's going to start a new job”, “She going to…” değil. Soruda am/is/are öznenin önüne geçer, do kullanılmaz: “Are you going to tell him?” Olumsuz cümlede de not, am/is/are sonrasına gelir: “We aren't going to make it on time.” “Do you going to…?” ya da “We don't going to…” yanlıştır.

💡 “-ecek” her zaman will demek değildir: önceden verilmiş bir karar ya da görünen bir işaret varsa be going to.

💡 Am/is/are düşmez: She's going to…, asla She going to… değil.

💡 Soru ve olumsuz cümle am/is/are ile kurulur, do ile değil: Are you going to…? / I'm not going to…

Gerçek hayatta: hafta sonu planları

"What are you going to do this weekend?"

"We're going to visit my sister in the countryside."

"That sounds nice. Are you going to stay overnight?"

"Yes, we're going to stay until Sunday."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç: önceden verilmiş bir karar

Choose the correct sentence — a plan already decided before now.

Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç: görünen bir işaret

Choose the correct sentence — a prediction based on visible evidence.

Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 4 · Doğru olumsuz biçimi seç

Choose the correct negative.

Alıştırma 5 · Doğru soruyu seç

Choose the correct question.

Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 7 · Doğru açıklamayı seç

Which best describes 'be going to'?

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Complete: 'I ___ (be going to) call the plumber tomorrow.' (planned intention)

Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla

Complete: 'Careful, that glass ___ (be going to) fall!' (evidence-based prediction)

Alıştırma 11 · Gruplara ayır: plan mı, tahmin mi?

I'm going to study abroad next year.
Look, he's going to trip!
We're going to redecorate the kitchen.
It's going to snow — look at the sky.

0 / 4 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “olmak” fiilini unutmak

Turkish: “Şu bulutlara bak, yağmur yağacak.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct sentence.

Neler öğrendin

  • Be going to yapısı am/is/are + going to + yalın fiil ile kurulur.
  • Önceden verilmiş kararlar ve görünen işaretlere dayanan tahminler için kullanılır.
  • Türkçede ikisi de “-ecek” olabilir; “-ecek” gördüğün her yere will koyma.
  • Am/is/are düşmez ve yağmur gibi durumlarda bile bir özne gerekir: It's going to rain. Going to go da doğrudur: “gideceğim”.
  • Anında verilen kararlar için will (Türkçedeki “Ben açarım” gibi); soru ve olumsuz cümle do ile değil, am/is/are ile kurulur.
Bu kategorideki tüm dersleri gör