“This is my phone” ve “This phone is mine” aynı anlama gelir, ama my ile mine birbirinin yerine kullanılamaz: biri her zaman bir ismin önünde durur, öbürü her zaman tek başına.
Neler öğreneceksin
İngilizcedeki her iyelik kelimesi iki görevden birini üstlenir: ya bir ismin hemen önünde durur (“my car”, “her office”), ya da arkasında hiçbir isim olmadan tek başına kullanılır (“It's mine”, “That desk is hers”).
Türkçede bu ayrım yok: “benim telefonum” derken de “Bu telefon benim” derken de aynı kelimeyi, “benim” kelimesini kullanırsın. İngilizcede ise iki ayrı biçim gerekir. Kendine her zaman şunu sor: bu kelimeden hemen sonra bir isim geliyor mu? Evet ise ismin önündeki biçimi (my), hayır ise tek başına duran biçimi (mine) kullan. Türkçedeki “benimki”, “seninki” de sana ipucu verebilir: ismi söylemediğin yerde İngilizcede de mine, yours gibi bağımsız biçim gelir.
Bu iki göreve dil bilgisi kitaplarında “possessive adjective” (iyelik sıfatı, ismin önünde) ve “possessive pronoun” (iyelik zamiri, tek başına) denir. Bu adlar kelimenin cümledeki görevini anlatır; rastgele ezberlenecek iki ayrı liste değildir.
my → mine. İsmin önünde: “my keys.” Tek başına: “They're mine.”
your → yours. İsmin önünde: “your seat.” Tek başına: “Is this seat yours?”
her → hers. İsmin önünde: “her office.” Tek başına: “That desk is hers.”
our → ours. İsmin önünde: “our flight.” Tek başına: “This gate is ours.”
their → theirs. İsmin önünde: “their luggage.” Tek başına: “That suitcase is theirs.”
Gerçek çiftlere dikkat et: my/mine, your/yours, her/hers, our/ours, their/theirs. Bu kelimelerin her birinin kendi bağımsız biçimi var: dördü -s alır, my ise mine olur. Bu kelimeler isme göre de değişmez: my key, my keys; our flight, our flights. Ayrıca your ve yours, Türkçedeki hem “senin” hem “sizin” anlamına gelir. Kalıbın dışına çıkan yalnızca iki kelime var: his iki görevde de aynıdır, its ise normalde tek başına kullanılmaz. Bunları aşağıda göreceksin.
Birinci istisna his: iki görevde de aynıdır. “This is his laptop” (ismin önünde) ve “This laptop is his” (tek başına) cümlelerinde aynı kelime, his kullanılır. “His's” diye bir biçim yoktur. Bir de “Bu ceket onun” derken him kullanma: him bir nesne zamiridir (“onu, ona”), sahipliği his gösterir: “It's his.”
its de sistemin dışına çıkar, ama ters yönde: bir ismin önünde çok sık kullanılır (“The app updated its icon”, “The company changed its logo”), ama doğal İngilizcede neredeyse hiç tek başına durmaz. Senin için önemli nokta: Türkçede “onun” ya da “-i, -si” eki herkes ve her şey için aynıdır (“Şirket logosunu değiştirdi”). İngilizcede ise eşyalar, şirketler ve cinsiyetini bilmediğin hayvanlar için his ya da her değil, its kullanılır. Şirketler için their da çok sık duyulur.
its ile it's kelimelerini karıştırma: it's, it is ya da it has kelimelerinin kısaltılmış biçimidir. Buradaki kesme işareti sahiplik değil, eksik bir harf gösterir; he's ile his arasındaki fark gibi.
Dil bilgisi kitaplarında ve uygulamalarda my, your, his, her, its, our, their kelimelerine bazen possessive determiners (iyelik belirleyicileri) de denir: aynı kelimelerin, ismin önündeki aynı görevi için kullanılan daha yeni bir terimdir.
mine asla bir ismin hemen önünde durmaz; orada her zaman my kullanılır. “Benim telefonum” → my phone.
“Bu telefon benim” cümlesinde “benim” tek başına durur. İngilizcede my tek başına kullanılamaz; bağımsız biçim gerekir: mine.
her yalnızca bir ismin hemen önünde kullanılır (her desk). Kelime tek başına duruyorsa -s alan biçim gerekir: hers.
yours tek başına “senin olan, seninki” anlamına gelir ve arkasından isim gelmez.
“Ablam ve kocası” sahibin cinsiyetini göstermez, ama İngilizce gösterir: koca, ablana ait olduğu için her kullanılır. his ya da her sahibe göre seçilir.
“Bu ceket onun”: him “onu, ona” demektir ve sahiplik göstermez. Sahiplik için his kullanılır.
“Şirket logosunu değiştirdi”: Türkçedeki “-su” eki kimseyi göstermez, İngilizcede ise eşyalar ve şirketler için its kullanılır (şirketler için their da çok sık duyulur, ama asla his ya da her değil).
Türkçede “benim” iki görevde de aynıdır: “benim telefonum” ve “Bu telefon benim”
İngilizcede bu iki görev için iki ayrı kelime var: ismin önünde my (“my phone”), tek başına mine (“This phone is mine”). “Bu telefon benim” cümlesini kelimesi kelimesine çevirip “This phone is my” demek, Türkçe konuşanların bu konudaki en tipik hatasıdır. Aynısı “Bu masa onun” → “That desk is hers”, “Bu bizim” → “This is ours” için de geçerli.
“Onun” ve “-i, -si” eki sahibin cinsiyetini göstermez: “onun ofisi”, “ablam ve kocası”, “şirket ve logosu”
İngilizcede sahibine göre seçim yapmak zorundasın: his (bir erkek), her (bir kadın), its (bir eşya, bir şirket ya da bir hayvan), their (birden fazla kişi). Tek başına kullanılan biçimlerde de aynı kural geçerli: his, hers, theirs. Cümlede kimden söz ettiğini düşün ve seçimi sahibine göre yap.
Türkçede dil bilgisel cinsiyet yoktur, bu yüzden “ablam ve kocası” derken sahibin kadın mı erkek mi olduğunu kelimeyle belirtmen gerekmez
İngilizcede his ya da her yalnızca sahibe bağlıdır, sahip olunan şeye değil: “my sister and her husband” (sahibi kız kardeşin), husband erkek olsa da. Aynı şekilde “my brother and his wife”. his kelimesini “onun” için her yere uyan bir karşılık gibi kullanma: önce sahibin kim olduğuna bak.
Türkçede vücut bölümlerinde ve giysilerde de iyelik eki kullanılır: “Ellerimi yıkadım”, “Ceketini giydi”, “Başı ağrıyor”
Bu konuda Türkçe sana yardım eder, çünkü İngilizcede de iyelik sıfatı kullanılır: “I washed my hands.”, “He put on his jacket.”, “Her head hurts.” Yalnız “Ceketini giydi” cümlesindeki “-i” ekinin bir erkeği mi, bir kadını mı gösterdiğine karar vermen gerekir: his jacket ya da her jacket.
💡 Her zaman kontrol et: hemen arkasından bir isim geliyor mu? Evet: my, your, her…; hayır: mine, yours, hers…
💡 “Bu benim / onun / bizim” → This is mine / his / hers / ours; asla “This is my”.
💡 “Onun” sahibine göre çevrilir: his, her, its ya da their.
💡 Vücut bölümleri ve giysilerde Türkçedeki gibi iyelik kullanılır: I washed my hands.
💡 Eşyalar, şirketler ve hayvanlar için its, asla his ya da her değil. Kesme işaretli it's, it is demektir.
"Hi, someone found this backpack near gate 12 — is it yours?"
"Let me check... no, that's not my bag. Mine is black with a red strap."
"Okay. And this laptop sleeve — any idea whose it is?"
"Actually, yes, that one's ours. My husband left it on the seat."
"Great, I'll grab your husband's ID number and you can take it."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
Complete the sentence: "This is ___ badge."
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
Complete the sentence: "This badge is ___."
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
Complete the sentence: "That car outside is ___."
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
Complete the sentence: "We already packed ___ suitcases."
Alıştırma 5 · Gerçek hayatta
A barista points to a receipt left on the counter and asks the next customer: "Excuse me, is this ___?"
Alıştırma 6 · Gerçek hayatta
A coworker holds up a laptop bag from the shared desk and asks whose it is. You say: "Yes, that's ___."
Alıştırma 7 · Doğru biçimi seç
Complete: "That's not my jacket on the chair — it's ___." (it belongs to Marcus)
Alıştırma 8 · Gruplara ayır: ismin önünde mi, tek başına mı?
0 / 8 yerleştirildi
Alıştırma 9 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 12 · Cümleyi yeniden yaz
Rewrite so the possessive word stands alone, with no noun after it: "This is my suitcase."
Alıştırma 13 · Cümleyi yeniden yaz
Rewrite so the possessive word comes directly before the noun "schedule": "This schedule is theirs."
Alıştırma 14 · Hatayı düzelt
Fix the mistake: "This is mine car."
Alıştırma 15 · Hatayı düzelt
Fix the mistake: "This raincoat is your."
Alıştırma 16 · Cümleyi tamamla
Complete with one word: "The company just updated ___ website."
Alıştırma 17 · Sık yapılan hata: “Bu telefon benim”
Turkish: “Bu telefon benim.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Complete: "Whose bag is this?" "It's ___."
İyelik zamirleri (mine, yours, hers…)
İngilizcede iyelik zamirleri (mine, yours, his, hers, ours, theirs): kesme işareti almaz, çoğul olmaz ve Türkçedeki “benimki, seninki” gibi tek başına durur.
Özne ve nesne zamirleri
Özne zamirleri (I, he, they) ve nesne zamirleri (me, him, them): cümledeki yerine göre hangisini seçmeli, with, for ve to gibi edatlardan sonra ne gelir?
Şahıs zamirleri (personal pronouns)
İngilizcede özne olarak şahıs zamirleri (I, you, he, she, it, we, they): özne neden atlanmaz, he ile she nasıl ayrılır, it ve they ne zaman kullanılır?
Dönüşlü zamirler (reflexive pronouns)
Dönüşlü zamirler (myself, yourself, themselves…): eylem yapana döndüğünde ve vurgu için. “Kendimi yorgun hissediyorum” neden I feel myself tired olmaz?