Kibar ricalar

A2 · TemelEmir kipi

Please close the door. Close the door, would you? Bir emir cümlesini yumuşatmanın iki basit yolu; bu önemli, çünkü İngilizcede yalın bir emir kulağa kolayca kaba gelir.

Neler öğreneceksin

  • “Please” bir emrin başına ya da sonuna gelir; ikisi de kibardır, fark çoğunlukla ses tonunda ve vurgudadır
  • “Lütfen” kelimesinden farklı olarak please emrin ortasına girmez: Please close the door; Close please the door değil
  • Sona eklenen kısa bir soru (would you? / will you? / could you?) emri bir ricaya yaklaştırır
  • Yumuşatılmış bir emir yerine tam bir kibar soru için (Could you help me?, Would you mind closing the door?) “Rica, teklif ve öneri” dersine bak

Bir emri yumuşatmanın iki yolu

Türkçede bir arkadaşına “Kapıyı kapat” demek, özellikle sıcak bir ses tonuyla, çoğu durumda normaldir; kibar olmak istediğinde de “Kapatır mısın?” diye sorarsın. İngilizcede yalın bir emir kulağa hemen sert ya da buyurgan gelir: İngilizce konuşanlar neredeyse her zaman küçük bir “yastık” bekler. İki basit ekleme, emri tam bir soruya dönüştürmeden kibar bir ricaya çevirir: “please” ya da cümlenin sonuna eklenen kısa bir soru.

İngilizcede “sen” ve “siz” ayrımı yoktur: emir kipi bir arkadaş için de, müdürün için de, bir grup için de aynıdır. Kibarlık fiilin biçiminde değil; please'de, kısa soruda ve ses tonundadır.

"Please close the door."
"Close the door, would you?"

“Please” nereye gelir?

Türkçede “lütfen” neredeyse her yere gelebilir: “Lütfen kapıyı kapat”, “Kapıyı kapat lütfen”, hatta en sık duyulan biçimiyle “Kapıyı lütfen kapat”. İngilizcede bir emirde yalnızca iki yer vardır: en başı ya da en sonu. Ortası, yani fiil ile nesnesinin arası, olmaz.

“Please” bir emrin başına ya da sonuna gelebilir. İkisi de kibardır; fark çoğunlukla ses tonunda ve vurgudadır. Olumsuz emirlerde please, don't kelimesinin önüne (ya da sona) gelir, tıpkı “Lütfen kapıyı çarpma” gibi: “Please don't slam the door.”; “Don't please slam the door.” değil.

"Please take a seat."
"Take a seat, please."

Kısa bir soruyla yumuşatmak

Bir emrin sonuna would you?, will you? ya da could you? eklersen, emir bir ricaya yaklaşır: karşındakine sadece ne yapacağını söylemek yerine onu kabul etmeye davet edersin. Türkçedeki “Tuzu uzatsana”, “Tuzu uzat, olur mu?” ya da “Tuzu uzatır mısın?” gibi yumuşatmaların işini görür: “Pass the salt, would you?”

Bu kısa soru sabittir: yalnızca yardımcı fiil + you; ana fiil tekrar edilmez, “okay?” ya da “is it okay?” gibi bir şey de eklenmez. “Tuzu uzatır mısın?” sorusunu “Do you pass me the salt?” diye çevirme; bu kulağa bir rica gibi değil, alışkanlık sorusu gibi gelir. Would you? ve could you? daha yumuşaktır; will you? daha doğrudandır ve sert bir tonla söylenince kulağa sabırsız bile gelebilir.

"Pass the salt, would you?"
"Turn the music down, will you?"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"Please turn off your phone."
"Pass the menu, would you?"
"Close the window, please."
"Wait a moment, could you?"

Dikkat

✗Close please the door.
✓Please close the door. / Close the door, please.

“Kapıyı lütfen kapat” sırasından gelir. Please ya en başa ya en sona gelir; asla fiil ile nesnesinin arasına girmez.

✗Pass the salt, would you do?
✓Pass the salt, would you?

Kısa soru yalnızca “would you?” biçimindedir ve ana fiil onun içinde tekrar edilmez.

✗Turn the music down, you will?
✓Turn the music down, will you?

Kısa soruda yardımcı fiil öznenin önüne gelir: “will you?”; “you will?” değil.

✗Close the door, is it okay?
✓Close the door, would you?

Türkçedeki “olur mu?” ya da “tamam mı?” bu şekilde çevrilmez. İngilizcede sabit kısa sorular kullanılır: would you? / could you? / will you?

✗Do you pass me the salt?
✓Could you pass me the salt?

“Tuzu uzatır mısın?” bir ricadır, ama “Do you pass…?” İngilizcede bir alışkanlığı sorar. Rica için could you / would you ya da sona eklenen bir kısa soru kullan.

✗Would you mind to close the door?
✓Would you mind closing the door?

“Kapıyı kapatsan olur mu?” ya da “Kapıyı kapatabilir misin?” gibi ricalarda: mind'dan sonra to + fiil değil, -ing biçimi gelir.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede “lütfen” cümlenin ortasına, fiilin hemen önüne gelebilir: “Kapıyı lütfen kapat”, “Telefonunu lütfen kapat”

İngilizcede bir emirde please yalnızca başa ya da sona gelir: “Please turn off your phone.” / “Close the window, please.” Ortaya koyunca (“Turn off please your phone.”) yanlış olur. İyi haber: tıpkı “lütfen” gibi please de cümleyi açabilir ya da kapatabilir. (Yalnızca “Could you please…?” gibi sorularda please, you kelimesinden sonra gelir; ama o artık bir emir değil.)

Türkçede en yaygın kibar rica geniş zamanlı bir sorudur: “Tuzu uzatır mısın?”, “Kapıyı kapatır mısınız?”; ayrıca “olur mu?”, “tamam mı?” gibi sözlerle de yumuşatırız

Bunu “Do you pass me the salt?” ya da “Close the door, is it okay?” diye çevirme. İngilizcede ya sabit bir kısa soru eklersin (“Pass the salt, would you?”) ya da tam bir kibar soru kurarsın: “Could you pass me the salt?”, “Would you mind closing the door?” (mind'dan sonra -ing gelir, to değil). Ayrıntılar “Rica, teklif ve öneri” dersinde.

Türkçede kibarlık “siz” ve fiilin biçimiyle de gösterilir: “Kapat” / “Kapatın” / “Kapatır mısınız?” / “Kapatabilir misiniz?”

İngilizcede tek bir you ve tek bir emir biçimi vardır: “Close the door.” herkese aynıdır. Bu yüzden kibarlığı başka araçlarla göstermen gerekir: please, would you? ve yumuşak bir ses tonu. Türkçede bir arkadaşa “Kapat şunu” demek normal olabilir, ama İngilizcede yalın “Close the door.” yabancı birine ya da iş yerinde kulağa kolayca kaba gelir.

💡 Please nereye gelecek, emin değil misin? Başa ya da sona koy, ikisi de kibardır. “Kapıyı lütfen kapat” sırasındaki gibi ortaya asla koyma.

💡 Kısa soru her zaman yalnızca yardımcı fiil + you biçimindedir: would you? / will you? / could you?; “is it okay?” yok, fiil tekrarı yok.

💡 Türkçede normal karşılanan yalın bir emir İngilizcede kulağa fazla doğrudan gelebilir: please ya da bir kısa soru ekle.

Gerçek hayatta: ortak bir ofiste

"It's a bit loud in here. Turn it down, will you?"

"Sorry about that — sure, no problem."

"Thanks. And please close the door on your way out, if you don't mind."

"Of course."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 3 · Doğru yumuşatılmış ricayı seç

Choose the correct softened request.

Alıştırma 4 · Doğru yumuşatılmış ricayı seç

Choose the correct softened request.

Alıştırma 5 · Doğru yumuşatılmış ricayı seç

Choose the correct softened request.

Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 7 · Daha samimi ve kibar olanı seç

Choose the friendlier, more polite version.

Alıştırma 8 · Doğru yumuşatılmış ricayı seç

Choose the correct softened request.

Alıştırma 9 · Emri başa “please” ekleyerek yumuşat

Add 'please' to soften this command, at the start: 'Turn off the lights.'

Alıştırma 10 · Emri sona kısa bir soru ekleyerek yumuşat

Add a tag question to soften this command: 'Close the window.'

Alıştırma 11 · Please ile ve kısa soruyla yumuşatılanlar olarak gruplara ayır

Please sit down.
Sit down, would you?
Please don't shout.
Turn it down, will you?
Please wait here.
Pass me that, could you?

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-ır mısın?” sorusunu çevirmek

Turkish: “Tuzu uzatır mısın?” (a polite request). Which is the correct English request?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct sentence.

Neler öğrendin

  • “Please” başa ya da sona gelir: ikisi de kibardır ve fark çoğunlukla ses tonundadır.
  • Please en başa (don't kelimesinin önüne de) ya da en sona gelir; “lütfen” gibi ortaya asla girmez.
  • Sabit bir kısa soru (would you? / will you? / could you?) emri ricaya dönüştürür; en doğrudanı will you?.
  • İngilizcede yalın bir emir kulağa kolayca kaba gelir. Tam kibar sorular için (Could you…?, Would you mind + -ing?) “Rica, teklif ve öneri” dersine bak.
Bu kategorideki tüm dersleri gör