Another, other ve others Türkçedeki “başka, diğer, diğerleri” kelimelerine karşılık gelir. Belirleyici olan, arkadan bir isim gelip gelmediği ve herhangi birinden mi, bilinen bir grubun geri kalanından mı söz ettiğin.
Neler öğreneceksin
Another, other ve others farklı ya da ek bir şeyi gösterir. Türkçe burada sana epey yardım eder: “başka (bir)”, “diğer”, “diğeri”, “diğerleri”; neredeyse her İngilizce biçimin bir karşılığı var. Ama iki farkı aklında tutmalısın. Birincisi, another an + other kelimelerinin birleşmiş hâlidir: içinde “gizli” bir artikel vardır. İkincisi, Türkçedeki “diğeri” ve “diğerleri” İngilizcede the ile kullanılır: the other, the others. Türkçede artikel olmadığı için bu küçük kelimeler en kolay unutulanlardır. Others ise tamamen tek başına durur ve çoğul bir ismin yerini tutar.
Another, an ve other kelimelerini tek bir kelimede birleştirir; bu yüzden sayılabilen tekil bir isimle kullanılır, normal bir çoğulla değil (tek istisna bir sayıyla kullanımdır: “another two weeks” = iki hafta daha). Ayrıca asla “an other” diye ayrı yazılmaz.
Türkçede “başka kahve var mı?” ya da “başka gömlek” derken “bir” kelimesini atlayabilirsin, ama İngilizcede tekil bir isimle yalnız other kullanılmaz: another coffee, another shirt.
İyi haber: another hem “bir … daha” (“Bir fincan daha alabilir miyim?”) hem de “başka bir” (“Başka bir bedeniniz var mı?”) anlamına gelir. Hangisi olduğunu bağlam belirler.
“Can I have another cup of coffee?” – bir fincan daha, tekil.
“This shirt doesn't fit. Do you have another one?” – burada another “başka bir” demek; another tek başına da kullanılabilir ve ismin yerini tutar.
Other, açık ve belirsiz bir gruptan “başka” ya da “daha fazla” şeylerden söz ederken çoğul ya da sayılamayan bir ismin önüne gelir. Önemli: burada other bir sıfat gibi çalışır ve değişmez: “başka sorular” → other questions, “others questions” değil. Önünde başka bir belirleyici varsa (the, my, any, some, no), other tekil bir isimle de kullanılabilir: the other day, some other time, any other question.
“Do you have any other questions?” – other, çoğul questions isminden önce (“Başka sorun var mı?”).
“I need some other advice.” – other, sayılamayan advice isminden önce.
Others tek başına, arkasında isim olmadan kullanılır ve bağlamdan anlaşılan çoğul bir ismin yerini tutar. Türkçedeki “bazıları …, bazıları …” ya da “bazıları …, diğerleri …” yapısına benzer: “Bazı öğrenciler matematiği sever, bazıları fen bilimlerini tercih eder.”
“Some students like math; others prefer science.” – others, “other students” yerine kullanılıyor.
“I've read a few of his books, but not the others.” – the others burada belirli kitaplar, yani “diğerleri”.
Pratik kural: arkadan bir isim geliyorsa other kullan. İsim gelmiyorsa ve birden fazla şeyden söz ediyorsan others kullan.
Bilinen ve kapalı bir gruptan geriye kalan belirli kişi ya da şeyden (veya kişilerden ya da şeylerden) söz ediyorsan önüne the koy: tıpkı Türkçedeki “diğeri”, “öbürü” ve “diğerleri” gibi. Türkçede artikel yoktur, ama “diğeri” zaten belirli bir şeyi gösterir; İngilizcede bu belirlilik the ile gösterilir.
“I have two sisters. One lives in Kyiv, and the other lives in Lviv.” – tam olarak iki kişi varsa ikincisi “diğeri”dir: the other, another değil.
“There are five apples. I'll eat one now and save the others for later.” – the others tam olarak geriye kalan dört elma, yani “diğerleri”.
“Bir fincan kahve daha” derken artikel diye bir şey düşünmeyiz, ama İngilizcede sayılabilen tekil bir isim another (an + other) ister.
“Bir başka kalem” → another pen. Another her zaman tek kelime olarak yazılır, asla an other değil.
“Başka kalemler” another pens değildir: another tekille kullanılır, normal bir çoğuldan önce other gelir. (Sayıyla kullanılabilir: “another two pens” = iki kalem daha.)
Other bir isimden önce değişmez, tıpkı Türkçedeki sıfatlar gibi (“başka sorular”, “başkalar sorular” değil). Others yalnızca arkasından isim gelmiyorsa kullanılır.
Tam olarak iki tane varsa ikincisi “diğeri”dir: belirli ve bilinen the other; another (açık bir gruptan herhangi biri) değil.
“Diğerlerini” belirli bir grubun geri kalanıdır: the others. Türkçede artikel olmadığı için bu the kolayca düşer.
Türkçede “Başka kahve var mı?”, “Başka gömleğiniz var mı?” derken “bir” kelimesini kullanmak zorunda değiliz
İngilizcede sayılabilen tekil bir isimden önce yalnız other kullanılmaz: “Can I have other coffee?” yanlıştır. Artikel another kelimesinin içindedir: “Can I have another coffee?” Ve her zaman tek kelime: “bir başka” → another, asla “an other”.
“Biri siyah, diğeri beyaz”, “Diğerlerini sonraya saklarım”: Türkçede “diğeri” ve “diğerleri” artikelsiz kullanılır
İngilizcede bilinen bir grubun geri kalanı the ile gösterilir: “One is black, the other is white.”, “I'll save the others for later.” the olmadan “other is white” yanlıştır; “others” ise belirsiz bir grubu anlatır (“Some like tea; others like coffee”), geri kalanların tamamını değil.
Türkçede “bir … daha” ek bir şeyi (“bir fincan daha”), “başka bir” farklı bir şeyi (“başka bir beden”) anlatır
Another ikisini de karşılar: “Can I have another cup of coffee?” (bir tane daha) ve “Do you have another one?” (başka bir tane). Çok açık olmak istersen “one more” ya da “a different one” da diyebilirsin. “İki hafta daha” → “another two weeks” ya da “two more weeks”.
Türkçede “başka” aynı zamanda “else” anlamına gelir: “Başka bir şey ister misin?”, “Başka kim geldi?”
Bu anlamda İngilizcede another değil else kullanılır ve something, anything, who, what gibi kelimelerden sonra gelir: “Anything else?”, “Do you want anything else?”, “Who else came?” “Do you want another thing?” kulağa tuhaf gelir.
💡 Tekil isim → another; çoğul ya da sayılamayan isim → other; isim yok ve çoğul → others.
💡 “Başka (bir) kahve” → another coffee: İngilizcede artikel another kelimesinin içindedir.
💡 “Diğeri / diğerleri” → the other / the others: bilinen bir grubun geri kalanından söz ederken the unutma.
"This one's too small. Do you have it in another size?"
"Let me check. We also have a few other colors, if you're interested."
"Sure, show me the others."
"Here you go — this is the last one, and here's the other option we have."
Alıştırma 1 · Doğru kelimeyi seç
Can I have ___ cup of coffee?
Alıştırma 2 · Doğru kelimeyi seç
I don't like this shirt. Do you have ___ one?
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
Some students like math; ___ prefer science.
Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç
I have two sisters. One lives in Kyiv, and ___ lives in Lviv.
Alıştırma 5 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 6 · Doğru kelimeyi seç
There are five apples. I'll eat one now and save ___ for later.
Alıştırma 7 · Doğru kelimeyi seç
Do you have any ___ questions?
Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla
Complete: This coffee is cold. Can you bring me ___ one? (one word)
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: Some people like tea; ___ like coffee. (one word, standing alone)
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “diğeri” ve the
Turkish: “İki kız kardeşim var. Biri Ankara'da, diğeri İzmir'de yaşıyor.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
This book is boring. Let's read ___ one.
No, none ve none of
No, none ve none of: isimden önce, tek başına ya da belirli bir grupla. Türkçedeki “Hiçbir şey yapmadım” yapısı neden İngilizcede çift olumsuzluk olur?
Diğer miktar ifadeleri
Most mu, most of mu? Several, plenty of, a number of ve the number of: some, any, much ve many dışındaki miktar ifadeleri, kısa kurallarıyla.
Enough (yeterince)
Enough kelimesini isim, sıfat ve zarfla doğru kullanmayı öğren: enough time ama tall enough. Türkçedeki “yeterince uzun” sırasını kopyalama.
Both, either ve neither
Both, either ve neither ile tam olarak iki kişi ya da şeyden söz et: ikisi de, ikisinden herhangi biri ya da hiçbiri. “Ben de” tuzağına dikkat!