Finite ve non-finite clauses (çekimli fiil ve fiilimsi)

B2 · Orta üstüCümle yapısı ve yan cümleler

She left early. To leave early… Walking to work… Bazı clause'lar zaman ve kişi gösterir, bazıları göstermez; cümlede ne yapabilecekleri de buna bağlıdır.

Neler öğreneceksin

  • Bir finite clause çekimli bir fiil içerir (zaman ve özneyle uyum gösterir) ve tek başına tam bir cümle olabilir
  • Bir non-finite clause to-infinitive, -ing ortacı ya da -ed/-en ortacı ile kurulur; zaman göstermez ve tek başına duramaz (Türkçedeki fiilimsiler gibi)
  • Non-finite clause'lar özne (“To succeed takes hard work”), nesne (“I want to leave”) ya da bir ismi niteleyen öğe (“the man standing by the door”) olabilir; niteleyici olarak ismin ARKASINDAN gelir
  • Bu ders kavramı clause düzeyinde ele alıyor; hangi fiillerin to-infinitive, hangilerinin -ing aldığını (want to do, enjoy doing…) “Fiil kalıpları: -ing mi, to mu?” dersinde göreceksin

Finite mi, non-finite mi?

Bir finite clause, zaman ve kişi gösteren bir fiil içerir ve tek başına tam bir cümle olabilir. Bir non-finite clause ise zaman göstermez ve tek başına duramaz; bir to-infinitive ya da bir ortaçla (participle) kurulur.

Bu fikri Türkçe dil bilgisinden zaten biliyorsun: “Erken gitti” çekimli bir fiille kurulmuş tam bir cümledir; “erken gitmek” ya da “işe yürürken” ise fiilimsi gruplarıdır ve tek başlarına cümle olamazlar. Türkçedeki isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil de çekimli fiil gibi kip ve şahıs eki almaz. Fark, bu biçimlerin İngilizcede nasıl ve nerede kullanıldığındadır.

"She left early. (finite)"
"To leave early (non-finite: tek başına eksik)"

Üç non-finite biçim

Bir non-finite clause üç fiil biçiminden biriyle kurulur: to-infinitive (to leave), -ing ortacı (leaving) ya da -ed/-en ortacı (left, written).

Amaç bildirirken Türkçede “-mek için” dersin, İngilizcede ise to-infinitive tek başına yeter: “To win the race, she trained every day.” “için” kelimesini for diye çevirip “for to win”, “for win” ya da “for winning” deme; amacı vurgulamak istersen in order to kullan.

Edatlardan sonra da dikkat: Türkçedeki “raporu bitirdikten sonra”, “çıkmadan önce” yapıları İngilizcede edat + -ing olur: “after finishing”, “before leaving”; “after finish” değil. “Raporu bitirdikten sonra” anlamında “Having finished the report, …” de denir, ama bu daha çok yazı dilidir; konuşmada “After finishing the report” ya da çekimli bir fiille kurulan bir yan cümle daha yaygındır.

"To win the race, she trained every day."
"Walking to work, I saw an old friend."
"Written in haste, the letter had several errors."

Non-finite clause'lar neler yapabilir?

Bir non-finite clause cümlenin öznesi, bir fiilin nesnesi ya da bir isim hakkında bilgi veren bir niteleyici olabilir; tıpkı bir finite clause gibi, ama daha kısa ve sıkı bir biçimde.

Türkçe konuşanlar için en büyük fark sıradır. Türkçede sıfat-fiil grubu ismin ÖNÜNDE durur: “kapının yanında duran adam”, “onun yazdığı kitap”. İngilizcede non-finite niteleyici ismin ARKASINDAN gelir: “the man standing by the door”, “the book written by her”. “The standing by the door man” yanlıştır. “The man who is standing by the door” da doğrudur, ama kısa biçim günlük konuşmada da tamamen doğaldır.

Bir tuzak daha: Türkçede “-ken” ya da “-ince” ile kurulan bir yan cümlenin temel cümleden farklı bir öznesi olabilir (“Ben işe yürürken yağmur başladı”). İngilizcede başta duran bir -ing clause'un öznesi, temel cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır: “Walking to work, I got caught in the rain.” Son olarak “Gitmeni istiyorum” cümlesini “I want that you leave” diye çevirme: want ile kendi öznesi olan bir non-finite clause kullanılır: “I want you to leave.”

"To succeed takes hard work. (özne)"
"I want to leave now. (nesne)"
"The man standing by the door is my uncle. (niteleyici)"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"Having finished the report, she went home early."
"There's nothing left to say."
"The people waiting outside grew impatient."
"To get there on time, we need to leave now."

Dikkat

✗To leave early.
✓I decided to leave early.

Bir non-finite clause tek başına tam bir cümle olamaz; bağlanacağı bir finite clause gerekir, tıpkı Türkçedeki “erken gitmek” gibi.

✗The standing by the door man is my uncle.
✓The man standing by the door is my uncle.

“Kapının yanında duran adam” Türkçede ismin önündedir; İngilizcede niteleyici grup ismin arkasına gelir.

✗Walking to work, the rain started falling.
✓Walking to work, I got caught in the rain.

“Ben işe yürürken yağmur başladı” Türkçede doğrudur, ama İngilizcede -ing clause'u yapan kişi temel cümlenin öznesi olmalıdır. Yağmur işe yürümüyordu.

✗She went to the store for to buy milk.
✓She went to the store to buy milk.

“Süt almak için”: “için” burada for olmaz. Amaç için to (ya da in order to) kullan.

✗After finish the report, she went home.
✓After finishing the report, she went home.

“Raporu bitirdikten sonra” → İngilizcede after bir edattır ve ardından -ing gelir.

✗I want that you leave now.
✓I want you to leave now.

“İstiyorum ki gidesin” yapısını kopyalama: want + kişi + to-infinitive.

Türkçeyle karşılaştırma

“Süt almak için markete gitti”: Türkçede amaç “-mek için” ile anlatılır

İngilizcede to-infinitive yeter: “She went to the store to buy milk.” Amacı vurgulamak istersen “in order to buy milk” de. “for to buy” ve “for buy” yanlıştır; “for buying milk” de burada doğal değildir: for + -ing daha çok bir eşyanın ne işe yaradığını anlatır (“a knife for cutting bread”). “Yiyecek bir şey” için de aynısı geçerli: “something to eat”; “something for eat” değil.

Türkçede sıfat-fiil grubu ismin önüne gelir: “kapının yanında duran adam”, “dışarıda bekleyen insanlar”

İngilizcede non-finite niteleyici ismin arkasına gelir: “the man standing by the door”, “the people waiting outside”, “the book written by her”. Türkçe sırayı korursan “the standing by the door man” gibi anlaşılmaz bir cümle çıkar. Tek bir kelimelik sıfatlar ise İngilizcede de önde durur (a smiling child), ama arkasından başka kelimeler geliyorsa grup ismin arkasına geçer.

Türkçede “-ken” ve “-ince” yan cümlesinin öznesi farklı olabilir: “Ben işe yürürken yağmur başladı”

İngilizcede cümle başındaki bir -ing clause'un “gizli öznesi” temel cümlenin öznesidir. “Walking to work, the rain started falling” cümlesi yağmurun işe yürüdüğünü söyler. Ya özneyi değiştir (“Walking to work, I got caught in the rain.”) ya da çekimli bir fiil kullan: “While I was walking to work, it started to rain.”

“Gitmeni istiyorum”, “İstiyorum ki gidesin”: Türkçede başka birinden bir şey istemek için isim-fiil ya da “ki” kullanılır

want, would like ve need gibi fiillerle İngilizce that + çekimli fiil kullanmaz; kendi öznesi olan bir non-finite clause kullanır: “I want you to leave.”, “She'd like us to stay.” “I want that you leave” yanlıştır.

💡 “-mek için” = to + fiil (ya da in order to); asla for to ya da for + fiil değil.

💡 Edattan sonra (after, before, without…) -ing: after finishing; after finish değil.

💡 Türkçede ismin önünde duran “… duran adam” İngilizcede ismin arkasına geçer: the man standing by the door.

💡 Non-finite clause'lar zaman göstermez: to-infinitive, -ing ya da -ed/-en biçimini ara.

Gerçek hayatta: kafede

"Who's that, standing by the counter?"

"That's my coworker, waiting for her order."

"Oh right! I didn't recognize her."

"She's hard to miss, wearing that bright red coat."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Finite mi, non-finite mi? Doğru cevabı seç

'She left early.' — Is this clause finite or non-finite?

Alıştırma 2 · Finite mi, non-finite mi? Doğru cevabı seç

'To leave early' — finite or non-finite?

Alıştırma 3 · Finite mi, non-finite mi? Doğru cevabı seç

'Walking to work' — finite or non-finite?

Alıştırma 4 · Clause türünü bul

'The man standing by the door is my uncle.' — What is 'standing by the door'?

Alıştırma 5 · Doğru cevabı seç

Which clause type cannot stand alone as a complete sentence?

Alıştırma 6 · İşlevini bul

'To succeed takes hard work.' — What is 'To succeed'?

Alıştırma 7 · İşlevini bul

'I want to leave now.' — What is 'to leave now'?

Alıştırma 8 · Finite clause'u seç

Which one shows tense and subject agreement (finite)?

Alıştırma 9 · Bir non-finite clause ile yeniden yaz

Rewrite with a non-finite clause: 'the woman who is reading the newspaper'

Alıştırma 10 · Bir non-finite clause ile tamamla

Complete with a non-finite (to-infinitive) clause: 'She went to the store ___.' (in order to buy milk)

Alıştırma 11 · Gruplara ayır

She smiled.
To win the race
The dog barked.
Eating breakfast
He arrived late.
Having finished the work

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: niteleyici ismin önünde

Turkish: “Kapının yanında duran adam benim amcam.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

'Smiling, she waved goodbye.' — What is 'Smiling'?

Neler öğrendin

  • Bir finite clause çekimli bir fiil içerir ve tek başına durabilir; bir non-finite clause zaman göstermez ve duramaz (Türkçedeki fiilimsiler gibi).
  • Non-finite clause'lar to-infinitive, -ing ortacı ya da -ed/-en ortacı ile kurulur.
  • Özne, nesne ya da niteleyici olabilirler; niteleyici olarak Türkçenin aksine ismin arkasından gelirler: the book written by her.
  • Amaç: to ya da in order to, asla for to; edattan sonra -ing; “gitmeni istiyorum” = want + kişi + to.
  • Hangi fiillerin -ing, hangilerinin to aldığını ise “Fiil kalıpları: -ing mi, to mu?” dersinde göreceksin.
Bu kategorideki tüm dersleri gör