It's raining. It's five o'clock. It's ten miles away. It's hard to say. Türkçede “Çok soğuk” ya da “Saat beş” dersin; İngilizcede bu yerde, hiçbir şeyi göstermese de it vardır.
Neler öğreneceksin
İngilizcede bir cümlenin, ortada gerçek bir “şey” olmasa bile, bir özneye ihtiyacı vardır. Boş özne it bu boşluğu hava durumu, saat ve mesafe için doldurur; hiçbir ismin yerini tutmaz.
Türkçede iki yol vardır: ya özne hiç yoktur (“Çok soğuk”, “Geç oldu”), ya da gerçek bir isim özne olur (“Hava soğuk”, “Saat beş”). İkisi de İngilizceye doğrudan taşınmaz: “Very cold”, “Air is cold” ya da “Clock is five” yanlıştır. Hatırla: Türkçede öznesiz ya da “hava”, “saat” ile kurulan cümlelerde İngilizce neredeyse her zaman it ister.
Hava durumundan, saatten ve mesafeden söz ederken bu it kullanılır; o olmadan cümle yanlıştır. Günler ve tarihler için de: “It's Monday.” (Cümlede “Today is Monday.” gibi başka bir özne varsa it gerekmez.)
Türkçedeki “hava” kelimesine dikkat: hem hava durumu hem de soluduğumuz hava anlamına gelir. “Bugün hava çok soğuk” → “It's very cold today.” (ya da “The weather is very cold today.”); “Today air is very cold” değil, çünkü air yalnızca soluduğumuz havadır. Kendini nasıl hissettiğini anlatıyorsan, “Üşüyorum” → “I'm cold.”
“Saat” kelimesi de hem clock hem hour hem de time anlamına gelir. “Saat kaç?” → “What time is it?”, “Saat beş” → “It's five o'clock.” Mesafe için Türkçe “var” kullanır: “Sahile 500 kilometre var.” İngilizcede doğal olan ise it ile kurulan cümledir: “It's 500 kilometers to the coast.”
Bir yolculuğun ne kadar sürdüğünü anlatırken: “Şehir merkezine gitmek yaklaşık bir saat sürüyor” → “It takes about an hour to get downtown.” Burada “sürmek” take ile çevrilir, last ile değil. last bir etkinliğin süresi içindir (“The movie lasts two hours”).
it, cümlenin devamında söylenen bir şey hakkında yorum yapan bir cümleyi de başlatabilir; arkasından genellikle bir mastar (to + fiil) ya da that ile başlayan bir yan cümle gelir. Böylece önce değerlendirme, sonra asıl bilgi gelir.
Türkçede asıl bilgi başa gelir: “Erken gelmek önemli”, “Aramaması tuhaf”. Bunu kelimesi kelimesine çevirince “Arrive early is important” çıkar. İngilizcede doğal olan, başa it koyup asıl bilgiyi sona bırakmaktır: “It's important to arrive early”, “It's strange that he didn't call”. “Görünüşe göre çoktan gitmiş” de “Seems that…” değil, “It seems that she already left” olur. Türkçede “bu” diye düşünsen de bu yapılarda this kullanma: özne it'tir.
“Dışarısı çok soğuk” Türkçede özne olmadan da tamamdır, ama İngilizcede tam bir cümle it + fiil ister.
“Hava” burada hava durumudur, air değil. it ile kur (ya da “The weather is very cold today.” de).
“Yazıcıda bir sorun var”: bir şeyin var olduğunu söylemek için there is kullanılır. “Var” kelimesini has ile çevirme.
“Erken gelmek önemli” cümlesinin kelimesi kelimesine çevirisi. İngilizcede cümle it is ile başlar, asıl bilgi to ile sona gelir.
“Saat beş” → saati söylerken özne her zaman it'tir: It's five o'clock.
“Bir saat sürüyor” bir yolculuktan söz ediyorsa take kullanılır: It takes an hour. last bir etkinliğin süresi içindir.
“Görünüşe göre gitmiş” cümlesinde özne yok, ama İngilizcede seems kelimesinden önce it gelmelidir.
Türkçede bu cümlelerin ya hiç öznesi yoktur (“Çok soğuk”, “Geç oldu”) ya da öznesi “hava”, “saat” gibi bir isimdir
İngilizcede fiilin önünde bir özne olmalıdır ve bu durumlarda özne it'tir: “It's very cold”, “It's late”, “It's five o'clock”. “Very cold”, “Air is cold”, “Clock is five” yanlıştır. Şu anda olan bir şey için “It's raining” denir, “It rains” değil.
Türkçede “var” hem varlık hem sahiplik bildirir (“Yazıcıda bir sorun var”, “Bir sorunum var”), mesafe için de kullanılır (“Sahile 500 kilometre var”)
Bir şeyin var olduğunu söylemek için there is / there are kullanılır, it ya da has değil: “There's a problem with the printer.”, “There's a spider on the wall!” “It has a problem” ya da “It's a problem with the printer” başka bir şey anlatır. Mesafe için ise “var” it ile çevrilir: “It's 500 kilometers to the coast.”
Türkçede asıl bilgi cümlenin başında durur: “Erken gelmek önemli”, “Aramaması tuhaf”
İngilizcede bu bilgiyi başa almak ya yanlıştır (“Arrive early is important”) ya da kulağa çok resmî gelir (“To arrive early is important”). Doğal olan it ile başlamaktır: “It's important to arrive early.”, “It's strange that he didn't call.”
“sürmek” fiili hem bir yolculuğun ne kadar zaman aldığını hem bir etkinliğin süresini anlatır
İngilizcede bu ikisi farklıdır. Bir işin ya da yolculuğun aldığı süre: it + take: “It takes about an hour to get downtown.” Bir etkinliğin süresi: last: “The movie lasts two hours.”
💡 Türkçede öznenin olmadığı yerde (Çok soğuk, Geç oldu, Görünüşe göre…) İngilizcede neredeyse her zaman it vardır.
💡 “Hava soğuk” = It's cold; “Üşüyorum” = I'm cold.
💡 “Saat beş” = It's five o'clock; “Saat kaç?” = What time is it?
💡 Bir şeyin var olduğunu söyleyen “var” = there is / there are; mesafe bildiren “var” = it's.
"How far is it to the airport?"
"It's about forty minutes by car, so it's probably best to leave by six."
"It's supposed to rain in the morning too."
"Then it's a good thing we're not walking."
Alıştırma 1 · Cümleyi it ile tamamla
Complete: ___'s raining outside.
Alıştırma 2 · Doğru kelimeyi seç
'What time is it?' — '___ is five o'clock.'
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
'How far is the station?' — '___ is about two miles away.'
Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç
'___ is important to arrive early.'
Alıştırma 5 · Doğru kelimeyi seç
'___ seems that she already left.'
Alıştırma 6 · it neyi gösteriyor? Doğru cevabı seç
'It's cold today.' — Here, what does 'it' refer to?
Alıştırma 7 · Doğru kelimeyi seç
'___'s a problem with the printer.'
Alıştırma 8 · Doğru kelimeyi seç
'___ takes about an hour to get downtown.'
Alıştırma 9 · Cümleyi it ile tamamla
Complete: ___'s 500 kilometers to the coast.
Alıştırma 10 · Doğru kelimeyi seç
'___ is likely to rain later.'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “Erken gelmek önemli”
Turkish: “Erken gelmek önemli.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
'___'s Tuesday today.'
Cümlenin öğeleri (sentence elements)
İngilizce bir clause'un parçalarını tanı: Subject, Verb, Object, Complement ve Adverbial. Sabit kelime sırasının kimin ne yaptığını nasıl gösterdiğini öğren.
Temel cümle ve yan cümle (clauses)
İngilizcede bağımsız ve bağımlı yan cümleler (clauses): simple, compound ve complex sentence nasıl kurulur, Türkçe konuşanlar nerede hata yapar?
Kelime sırası
İngilizcede kelime sırası: Türkçenin aksine fiil sonda değil, özne-fiil-nesne sırası sabittir. İki nesnenin sırası ve vurgu için fronting de bu derste.
Finite ve non-finite clauses (çekimli fiil ve fiilimsi)
İngilizcede finite ve non-finite clauses: çekimli fiil ya da to-infinitive ve ortaç; özne, nesne ya da niteleyici olarak nasıl kullanılırlar?