She reads a book every night. I gave the book to my friend. Türkçede yüklem sondadır ve öğelerin yerini rahatça değiştirebilirsin; İngilizcede özne, fiil ve nesne yerinde durur ve anlamı bu sıra verir.
Neler öğreneceksin
İngilizce cümleler sabit bir sıra izler: özne-fiil-nesne. İngilizcede isimler görevine göre ek almaz (yalnızca zamirler değişir: he/him), fiilin de neredeyse hiç eki yoktur; kimin ne yaptığını konum gösterir. Bu yüzden bu sıra değiştirilemez.
Türkçede durum tam tersidir: temel sıra özne-nesne-yüklemdir (SOV) ve -i, -e, -de gibi ekler sayesinde öğelerin yerini rahatça değiştirebilirsin: “Ağabeyim gitar çalıyor”, “Gitarı ağabeyim çalıyor”. İngilizcede fiil özneden hemen sonra gelir, nesne fiilden sonra: “My brother plays the guitar.”, “My brother the guitar plays.” değil.
Özne de hem söylenir hem de fiilden önce durur: “Önemli” → “It's important.”, “Tren geldi” → “The train arrived.” Bu kural because, that, when ya da if ile başlayan yan cümlelerde de geçerlidir. Türkçedeki “tren geç geldiği için” yapısının karşılığı “because the train arrived late” olur: önce bağlaç, sonra özne, sonra fiil.
Fiil ve nesne ayrılmaz bir çifttir. Türkçede zaman ifadesini ve zarfı fiilden önce söylersin (“Her akşam bir kitap okuyor”, “Ailesini sık sık ziyaret ediyor”). İngilizcede zaman ifadesi sona ya da başa gider: “She reads a book every night.”, “She every night reads a book” ya da “She reads every night a book” değil. often, always, never gibi sıklık zarfları asıl fiilin önüne (“She often visits her parents.”) ya da be fiilinden sonra gelir (“She is often late.”).
give, send, show ya da offer gibi fiillerde iki seçenek vardır. Kişi + şey, edatsız: “I gave my friend the book.” Ya da şey + to + kişi: “I gave the book to my friend.” İkincisi Türkçedeki “Kitabı arkadaşıma verdim” sırasına benzer, bu yüzden sana kolay gelir. Ama “Arkadaşıma kitabı verdim” sırasını kelimesi kelimesine çevirip “I gave to my friend the book” demek yanlıştır. Kolay kural: to yoksa kişi önce gelir; to varsa kişi sona gider.
explain, describe, suggest (ve say) fiillerine dikkat: Türkçede “Bize sorunu açıkladı” dense de bu fiiller yalnızca to ile kullanılır. Doğrusu “He explained the problem to us.”, “He explained us the problem.” değil.
Zamirler de Türkçedeki gibi fiilden önce gelmez (“Onu bana verdi”). İngilizcede fiilden sonra gelirler: “She gave it to me.” İki zamirle “She gave it to me” güvenli ve nötr seçenektir. Şey yeni ya da uzun bir bilgiyse genellikle sona gelir: “She sent me an email.”
Bir öğeyi vurgulamak için cümlenin başına alabilirsin. İngilizcede bu, özellikle konuşmada ve karşıtlık için kullanılan belirgin bir üslup aracıdır; sıranın serbest olduğunu göstermez. Nötr bir cümlede sadece “I really don't like chocolate cake.” denir.
Türkçeyle iki fark var. Birincisi: Türkçede nesneyi başa almak tamamen nötrdür (“O kitabı hiç okumadım”), İngilizcede ise “That book, I've never read.” vurgulu ve karşıtlık bildiren bir cümledir; normalde “I've never read that book.” dersin. İkincisi: başa alınan öğeden sonra sıra yine özne + fiildir, Türkçedeki gibi fiil sona gitmez: “Chocolate cake, I really don't like.” Bunu yalnızca bir karşıtlığın altını çizmek istediğinde kullan.
“Ağabeyim gitar çalıyor”: Türkçede yüklem sondadır, İngilizcede fiil özneden hemen sonra gelir.
Zarf fiil ile nesneyi ayırmaz. often, always ve never asıl fiilin önüne gelir.
“Dün yeni bir telefon aldım”: Türkçede zaman ifadesi fiilden önce gelir. İngilizcede sona ya da cümlenin en başına gider (Yesterday I bought…), özne ile fiil arasına ya da fiil ile nesne arasına değil.
“Bize sorunu açıkladı” kelimesi kelimesine çevrilmez: explain (describe ve suggest gibi) kişiden önce to ister.
“Arkadaşıma kitabı verdim”: İngilizcede to kullanırsan kişi sona gider. to olmadan kişi önce gelir: I gave my friend the book.
to olmadan kişi şeyden önce gelir. Önce şeyi söylemek istersen to gerekir: She gave a ring to her sister.
Türkçede yüklem cümlenin sonundadır ve ekler sayesinde öğelerin sırası serbesttir: “Ağabeyim gitar çalıyor”, “Gitarı ağabeyim çalıyor”, “Onu bana verdi”
İngilizcede özne, fiil ve nesne sırası sabittir: “My brother plays the guitar.”, “She gave it to me.” “My brother the guitar plays” ya da “She it me gave” yanlıştır. Türkçede yüklemi sona koyma alışkanlığı en çok uzun cümlelerde ortaya çıkar; fiili her zaman öznenin hemen arkasına yerleştir.
Türkçede özne çoğu zaman söylenmez, bazı cümlelerde hiç yoktur: “Önemli”, “Geç oldu”, “Dün geldi”
İngilizcede özne fiilden önce gelir ve atlanmaz: “It's important.”, “It's late.”, “He arrived yesterday.” “Is important” ya da “Is late” yanlıştır. Bu kural because, when ya da that ile başlayan yan cümlelerde de geçerlidir: “because the train arrived late”.
Türkçede zaman ifadeleri ve zarflar fiilden önce gelir: “Dün yeni bir telefon aldım”, “Ailesini sık sık ziyaret ediyor”, “Her akşam bir kitap okuyor”
İngilizcede fiil ve nesne yan yana durur, zaman ifadeleri sona ya da başa gider: “I bought a new phone yesterday.” (ya da “Yesterday I bought…”), “She reads a book every night.” Kısa sıklık zarfları (often, always, never, usually) asıl fiilin önüne, be fiilinden ve ilk yardımcı fiilden sonraya gelir: “She often visits her parents.”, “I have never seen it.”
Türkçede -e ekli kişi fiilden önce istediğin yerde durabilir: “Arkadaşıma kitabı verdim”, “Bize sorunu açıkladı”, “Ona evi anlattım”
give, send, show, offer, teach ya da tell ile İngilizcede kişi fiilin hemen arkasına edatsız gelebilir: “I gave my friend the book.” to kullanırsan kişi sona gider: “I gave the book to my friend.” explain, describe, suggest, say ve mention ise yalnızca to ile kullanılır: “He explained the problem to us.”, “I described the house to her.” “He explained us the problem” yanlıştır.
💡 Fiil sona değil, öznenin hemen arkasına: My brother plays the guitar.
💡 Fiil ve nesne yan yana: “Dün bir araba aldım” = I bought a car yesterday.
💡 explain, describe, suggest: her zaman şey + to + kişi (explain it to us).
💡 to kullanırsan kişi sona gider; to yoksa kişi fiilin hemen arkasına gelir.
"Can you give this to Sam when you see him?"
"Sure — should I give him the folder too?"
"Yes, please. And tell him I already sent the report to his email."
"Got it. I'll pass everything along today."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the sentence with correct English word order.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct word order.
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 6 · Fronting kullanılan cümleyi bul
Which sentence fronts 'chocolate cake' to emphasize it?
Alıştırma 7 · Sabit sırayı seç
Which word order pattern is the fixed backbone of an English clause?
Alıştırma 8 · Aynı anlamı veren doğru cümleyi seç
'She gave her sister a ring.' — Choose another correct way to say the same thing.
Alıştırma 9 · Kelimeleri sıraya koy
Reorder into a correct sentence: 'football / every / plays / he / Sunday'
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Reorder into a correct sentence: 'the / me / manager / sent / report / the'
Alıştırma 11 · Doğru ve yanlış sıra olarak gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: fiili sona koymak
Turkish: “Ağabeyim her pazar futbol oynar.” Which English translation is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Finite ve non-finite clauses (çekimli fiil ve fiilimsi)
İngilizcede finite ve non-finite clauses: çekimli fiil ya da to-infinitive ve ortaç; özne, nesne ya da niteleyici olarak nasıl kullanılırlar?
Boş özne it (dummy it)
Boş özne it: hava durumu, saat, mesafe ve It's hard to say gibi cümleler. Türkçede özne olmayan ya da “hava”, “saat” olan yerde İngilizce it ister.
Cümlenin öğeleri (sentence elements)
İngilizce bir clause'un parçalarını tanı: Subject, Verb, Object, Complement ve Adverbial. Sabit kelime sırasının kimin ne yaptığını nasıl gösterdiğini öğren.
Temel cümle ve yan cümle (clauses)
İngilizcede bağımsız ve bağımlı yan cümleler (clauses): simple, compound ve complex sentence nasıl kurulur, Türkçe konuşanlar nerede hata yapar?