Yalın mastar (bare infinitive)

B1 · Orta-ing biçimi ve mastar

Bare infinitive, fiilin to almayan yalın hâlidir: She can swim. They let him go. He made me laugh. “yüzmek = to swim” diye öğrendiysen, bazı yerlerde o to'yu bırakman gerekir.

Neler öğreneceksin

  • Modal fiillerden (can, could, must, should, will, would, may, might, shall) sonra gelen fiil to almaz ve yalın kalır
  • Etken yapıda let ve make'ten sonra gelen fiil to almaz: let me stay, made me cry
  • Had better, would rather ve why not kalıplarından sonra da fiil to almaz
  • Edilgen yapıda bu kural değişir ve to geri gelir: I was made to apologize

Yalın mastar (bare infinitive)

İngilizce fiilleri genellikle to ile öğrenirsin: to swim, to go, to ask. Türkçedeki “yüzmek”, “gitmek”, “sormak” gibi mastarların karşılığı olarak düşünürsün. Ama bazı sabit konumlarda to düşer ve yalnızca fiilin yalın hâli kalır: buna “bare infinitive” (yalın mastar) denir. En önemli konumlar modal fiillerden ve let/make'ten sonrasıdır.

Türkçede yetenek, zorunluluk ve ettirgenlik çoğunlukla eklerle anlatılır: “yüzebilir”, “bitirmelisin”, “ağlattı”. Türkçede taklit edebileceğin iki ayrı kelime yoktur; bu yüzden kuralı ezberlemek en iyisi: modal fiil + fiilin yalın hâli, araya hiçbir şey girmez.

"She can swim very well."
"My parents let me stay out late."

Modal fiillerden sonra

Can, could, will, would, shall, should, may, might ve must kelimelerinden sonra her zaman to almayan yalın fiil gelir: “You must finish this by Friday.” “We should leave before it gets dark.” Türkçede bu anlam tek bir fiilin içindedir (“bitirmelisin”, “çıkmalıyız”); İngilizcede iki kelimeye ayrılır, ama aralarına to girmez.

Tuzak, “to swim = yüzmek” eşleştirmesidir: “Yüzebiliyor” cümlesini “can + to swim” diye kurmak çok doğal gelir, ama doğrusu “She can swim”. To alan kalıplar da vardır: have to, be able to, need to ve ought to (“I have to go”, “You ought to call her”). Fark tam olarak budur: can to almaz, be able to alır. İkisini birleştirme: “-ebilmek” için ya can ya da be able to; “I can able to” diye bir yapı yoktur.

"You must finish this by Friday."
"We should leave before it gets dark."

Let ve make'ten sonra (etken yapı)

Etken yapıda let ve make'ten sonra önce kişi, ardından to almayan yalın fiil gelir: “She let him go.” “The movie made me cry.”

Let “izin vermek, bırakmak” anlamına gelir: “Gitmesine izin verdi” → “She let him go”. Tuzak şu: “izin vermek” deyince akla allow gelir ve allow to alır (“allow me to stay”); bu to let'e de taşınır. Let ile to kullanılmaz: “My parents let me stay out late.”

Make, Türkçedeki ettirgen ekin (-dir, -t) karşılığıdır: “Film beni ağlattı” → “The movie made me cry”, “Öğretmen ödevi bize yeniden yaptırdı” → “The teacher made us redo the assignment”, “Onu dışarıda beklettiler” → “They made him wait outside”. Türkçedeki ek tek kelimeyi yeterli kılar; İngilizcede make + kişi + yalın fiil gerekir ve to yoktur. “-meye zorladılar” diye düşünürsen to'yu eklemek isteyebilirsin, ama etken make ile to kullanılmaz.

Bir ayrıntı daha: Türkçede bir hizmeti başkasına yaptırdığında da ettirgen ek kullanırsın: “Arabamı tamir ettirdim”, “Saçımı kestirdim”. Bu, make ya da let değildir; have + nesne + past participle kullanılır: “I had my car repaired.” “I repaired my car” dersen arabayı kendin tamir etmiş olursun.

Help'ten sonra iki biçim de doğrudur: “help me carry” ve “help me to carry”. to almayan biçim günlük dilde daha yaygındır, özellikle Amerikan İngilizcesinde. Yanlış olan -ing biçimidir (“help me to carrying”).

"The movie made me cry."
"She let him go."

Edilgen yapıda make: to geri gelir

Şaşırtıcı kural şu: make edilgen yapıdaysa (was/were made), mastarın önüne to geri gelir: “I was made to apologize.” “He was made to wait outside.”

Burada Türkçe sana yardım eder: “Özür dilemeye zorlandım”, “Dışarıda beklemeye zorlandı” cümlelerindeki “-e” eki, İngilizcedeki to'ya karşılık gelir. Kısacası: etken “made him wait”, edilgen “was made to wait”. Aynı şey, daha seyrek olarak, edilgen see ve hear için de geçerlidir: “He was seen to leave.”

Let + mastarın normalde edilgen biçimi yoktur (“was let go” “işten çıkarıldı” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir). “Erken çıkmama izin verildi” için be allowed to kullanılır: “I was allowed to leave early.” Tell ve ask gibi fiiller ise hem etken (“They told him to wait”) hem edilgen yapıda (“He was told to wait”) her zaman to alır.

"I was made to apologize."
"He was made to wait outside."

Bazı kalıplaşmış ifadeler

Had better (neredeyse her zaman kısaltılır: 'd better), would rather (neredeyse her zaman 'd rather) ve why not kalıplarından sonra da to almayan yalın fiil gelir: “You'd better leave now.” “Hemen çıksan iyi olur.” – “I'd rather stay home tonight.” “Bu akşam evde kalmayı tercih ederim.” “Kalmayı tercih ederim” cümlesini prefer to stay kalıbıyla karıştırıp “to stay” demek kolaydır; ama would rather'dan sonra to kullanma.

Why not + yalın fiil bir öneri bildirir: “Why not ask him yourself?” “Neden kendin sormuyorsun?” “Why not to ask” değil. “Why don't you ask him yourself?” da diyebilirsin; ama don't olmadan fiil tek başına gelir. Bir ayrıntı: would rather'dan sonra başka bir özneyle tam bir cümle gelirse yapı değişir (“I'd rather you stayed”); ama would rather'ın hemen ardından gelen fiil to almaz.

"You'd better leave now."
"I'd rather stay home tonight."
"Why not ask him yourself?"

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"Can you help me carry these bags?"
"They made him wait outside."
"Why not give it a try?"
"The teacher made us redo the assignment."

Dikkat

✗She can to swim very well.
✓She can swim very well.

Modal fiilden sonra to gelmez. “to swim” fiilin sözlükteki biçimidir, ama can'den sonra yalnızca swim kullanılır.

✗You must to finish this by Friday.
✓You must finish this by Friday.

Must da to almaz. “Bitirmek zorundasın” demek istiyorsan have to kullanabilirsin: You have to finish this by Friday.

✗I can able to swim.
✓I can swim.

“-ebil-” ekinin iki karşılığı vardır ve ikisi birlikte kullanılmaz: ya I can swim ya da I am able to swim.

✗The movie made me to cry.
✓The movie made me cry.

Etken yapıda make + kişiden sonra to almayan bir yalın fiil gelir. “Beni ağlattı” cümlesindeki ettirgen ekin karşılığı made me cry'dır.

✗My parents let me to stay out late.
✓My parents let me stay out late.

“İzin vermek” denince allow to akla gelir, ama let to almaz.

✗I was made apologize.
✓I was made to apologize.

Edilgen yapıda (was/were made) to geri gelir, tıpkı “özür dilemeye zorlandım” cümlesindeki “-e” eki gibi.

✗I'd rather to stay home tonight.
✓I'd rather stay home tonight.

“Kalmayı tercih ederim” cümlesini prefer to ile karıştırma: would rather to almaz. had better için de aynı kural geçerlidir: You'd better leave.

✗I made repair my car.
✓I had my car repaired.

“Arabamı tamir ettirdim” cümlesindeki ettirgen ek burada make demek değildir. Bir hizmet için have + nesne + past participle kullanılır.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede yetenek ve zorunluluk fiilin içindeki eklerle anlatılır: “yüzebilir”, “gitmelisin”, “çıkmalıyız”

İngilizcede bu anlamlar ayrı bir modal fiille verilir ve ardından fiilin yalın hâli gelir: “She can swim”, “You must go”, “We should leave”. “yüzmek = to swim” eşleştirmesi seni yanıltmasın: must ve should hiçbir zaman to almaz. To alanlar have to, be able to, need to ve ought to'dur.

Türkçede “-ebil-” eki hem “yapabilirim” hem “yapabilmek” biçiminde kullanılır

İngilizcede bunun iki ayrı karşılığı vardır: can (to almaz) ve be able to (to alır). İkisinden birini seç: “I can swim” ya da “I am able to swim”. İkisini birleştirmek (“I can able to swim”) Türkçe konuşanların sık yaptığı bir hatadır.

Türkçede birine bir şey yaptırmak ettirgen ekle anlatılır: “Film beni ağlattı”, “Onu dışarıda beklettiler”; bir hizmet için de: “Arabamı tamir ettirdim”

Birini bir şeye zorlamak ya da bir duyguya sürüklemek için make + kişi + yalın fiil kullanılır, to olmadan: “It made me cry”, “They made him wait outside”. Edilgen yapıda to geri gelir: “He was made to wait outside”. Bir hizmeti başkasına yaptırmak ise başka bir yapıdır: have + nesne + past participle: “I had my car repaired”. “I made repair my car” yanlıştır, “I repaired my car” ise işi kendin yaptığın anlamına gelir.

Türkçede izin “izin vermek” ile anlatılır: “Geç saate kadar dışarıda kalmama izin veriyorlar”

İngilizcede iki yol var: allow + kişi + to (“They allow me to stay out late”) ya da let + kişi + yalın fiil (“They let me stay out late”). Bunları karıştırıp “let me to stay” deme. Edilgen yapıda yalnızca allow kullanılır: “I was allowed to leave early”.

💡 Can, must, should gibi modal fiillerden sonra iki fiil arasına hiçbir şey girmez: can swim, must finish.

💡 Etken make ile to yok (made him wait, “onu bekletti”), edilgen make ile to var (was made to wait, “beklemeye zorlandı”).

💡 “Erken çıkmama izin verildi” → I was allowed to leave early; “I was let leave” değil.

💡 'd better, 'd rather ve why not kalıplarından sonra fiil to almaz.

Gerçek hayatta: ebeveynler kuralları koyuyor

"Can I stay out past ten tonight?"

"I'll let you stay out until ten thirty, but you must text me when you leave."

"Okay, deal. Why not just come pick me up instead?"

"You'd better call me first — I might be busy."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç (modal fiilden sonra)

Choose the correct sentence — after a modal verb.

Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç (let'ten sonra)

Choose the correct sentence — after 'let'.

Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç (etken make)

Choose the correct sentence — after 'make' (active).

Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç (edilgen make)

Choose the correct sentence — passive 'make' needs 'to' back.

Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç (had better)

Choose the correct sentence — after 'had better'.

Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç (would rather)

Choose the correct sentence — after 'would rather'.

Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç (help'ten sonra)

Choose the correct sentence — after 'help' (bare infinitive is common and natural).

Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç (why not)

Choose the correct sentence — 'why not' + bare infinitive.

Alıştırma 9 · Cümleyi yalın mastarla tamamla

Complete with the bare infinitive: 'You must ___ (finish) this by Friday.'

Alıştırma 10 · Cümleyi yalın mastarla tamamla

Complete with the bare infinitive: 'The teacher made us ___ (redo) the assignment.'

Alıştırma 11 · Yalın mastar mı, to ile mastar mı? Gruplara ayır

I can help.
I was allowed to leave early.
She let him go.
He was told to wait.
You must try.
They were asked to sign.

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: ettirgen eki “made… to” ile çevirmek

Turkish: “Onu dışarıda beklettiler.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct sentence.

Neler öğrendin

  • Bare infinitive, fiilin to almayan yalın hâlidir; bu yüzden ona “yalın mastar” da denir.
  • Modal fiillerden (can, must, should…) sonra kullanılır. Have to, be able to ve ought to ise to alır; “I can able to” diye bir yapı yoktur.
  • Etken yapıda let ve make'ten sonra to yoktur: let him go, made me cry. Ettirgen eki (“ağlattı”) make + kişi + yalın fiille çevir.
  • Edilgen make (was/were made) ile to geri gelir: I was made to apologize.
  • Had better, would rather ve why not da yalın fiille kullanılır; help'ten sonra iki biçim de doğrudur.
  • Bir hizmet için (“tamir ettirdim”) make ya da let değil, have kullanılır: I had my car repaired.
Bu kategorideki tüm dersleri gör