Fiil kalıpları: -ing mi, to mu?

B1 · Orta-ing biçimi ve mastar

Bir İngilizce fiilden sonra başka bir fiil geldiğinde biçimi ilk fiil belirler: -ing, to + fiil ya da ikisi de. Türkçede iki grupta da “-meyi” kullanıldığı için her fiili kalıbıyla birlikte öğrenmen gerekir.

Neler öğreneceksin

  • Grup 1, yalnızca gerund (-ing) ile kullanılan fiiller: avoid, mind, suggest, admit, deny, risk, postpone, can't help…
  • Grup 2, yalnızca mastar (to + fiil) ile kullanılan fiiller: want, decide, hope, promise, agree, offer, refuse, manage, afford…
  • Grup 3, iki biçim de olur ve anlam pek değişmez: like, love, hate, begin, start, continue…
  • Hangi fiilin hangi gruba girdiğini söyleyen basit bir kural yoktur; Türkçedeki “-meyi” eki de bu konuda ipucu vermez

Üç sabit fiil grubu

Bir fiil doğrudan başka bir fiilden sonra geliyorsa İngilizcede gerund (-ing) ile to-infinitive arasında seçim yapman gerekir ve bu seçimi İLK fiil belirler. Fiiller üç gruba ayrılır. En güvenlisi, her fiili kalıbıyla birlikte öğrenmektir: admit + -ing, refuse + to.

Türkçede ikinci fiil, ek almış bir fiil ismidir: “Son kurabiyeyi aldığını itiraf etti”, “Sözleşmeyi imzalamayı reddetti”. “-meyi” iki grupta da karşına çıkar, bu yüzden Türkçe sana yol göstermez. İngilizcede ise admitted taking denir, ama refused to sign. “-mek = to” eşleştirmesine güvenirsen özellikle 1. gruptaki fiillerde hata yaparsın.

"She admitted taking the last cookie."
"He refused to sign the contract."

Grup 1: yalnızca gerund

avoid, mind, suggest, admit, deny, risk, postpone, finish, enjoy, quit, consider, imagine, practice (İngiliz İngilizcesinde practise), can't help: bu fiillerden sonra to + fiil değil, -ing biçimi gelir. Hataların çoğu burada yapılır, çünkü Türkçede bu fiillerden önce de bir mastar gelir: “Geç kalmaktan kaçınırım”, “Beklemek benim için sorun değil”, “Her şeyi kaybetmeyi göze aldı”, “Gitmeyi cumaya ertelediler”.

can't help + -ing kalıbına dikkat: “… -meden edemiyorum”, “kendimi alamıyorum” anlamına gelir. “O hikâyeyi anlattığında gülmeden edemiyorum” → I can't help laughing when he tells that story. Buradaki help “yardım etmek” değildir ve ardından to değil, -ing gelir.

Bir açıklama: suggest'ten sonra that ile bir yan cümle de gelebilir: I suggest that we leave early. admit, admit to + -ing biçiminde de kullanılır (She admitted to taking it). Ama suggest/admit + to + yalın fiil her zaman yanlıştır. “Bize erken çıkmamızı önerdi” cümlesini de “He suggested us to leave” diye çevirme: doğrusu He suggested that we leave early ya da He suggested leaving early.

"They postponed leaving until Friday."
"I can't help laughing when he tells that story."

Grup 2: yalnızca mastar

want, decide, hope, promise, agree, offer, refuse, manage, afford, plan, arrange, fail: bu fiillerden sonra -ing değil, to + fiil gelir. Bu grup senin için kolaydır, çünkü “-mek = to” eşleştirmesi burada işe yarar: “Bizi havalimanına bırakmayı teklif etti” → She offered to drive us.

manage fiiline dikkat: tek başına “yönetmek” demektir, ama manage + to “-meyi başarmak” anlamına gelir. We managed to finish on time = “Zamanında bitirmeyi başardık.”

"We managed to finish on time."
"She offered to drive us to the airport."

Grup 3: iki biçim de mümkün

like, love, hate, prefer, begin, start, continue: bu fiiller hem gerund hem mastar alır ve anlam genellikle pek değişmez. İngiliz İngilizcesinde zevklerden söz ederken like + -ing biraz daha tipiktir; Amerikan İngilizcesinde like + to çok yaygındır. İkisi de doğrudur. Olmayan şey, hiçbir şey eklenmemiş biçimdir: “Okumayı severim” → “I like read” değil.

Bir uyarı daha: “Okumayı seviyorum” cümlesindeki “-iyor” ekine bakıp “I'm liking reading” deme; like ve love bu anlamda present simple ile kullanılır. Ayrıca iki biçimi alan her fiil böyle davranmaz: remember, forget, stop ve try ile anlam belirgin biçimde değişir, bu başka bir konudur. would like ile de her zaman to gelir: I'd like to read.

"I like reading before bed."
"I like to read before bed."

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"I don't mind waiting a few minutes."
"We agreed to meet at noon."
"He risked losing everything."
"I can't afford to take a taxi."

Dikkat

✗She admitted to take the last cookie.
✓She admitted taking the last cookie.

admit, -ing ile (ya da admit to + -ing ile) kullanılır, asla to + yalın fiil ile değil.

✗He refused signing the contract.
✓He refused to sign the contract.

refuse mastar grubundadır: “imzalamayı reddetti” → refused to sign.

✗They postponed to leave until Friday.
✓They postponed leaving until Friday.

Bütün fiiller için tek bir kural yoktur: postpone -ing ile, decide ve want ise to ile kullanılır.

✗He suggested to leave early.
✓He suggested leaving early.

“Erken çıkmayı önerdi”: suggest'ten sonra -ing ya da that ile bir yan cümle gelir, asla to + fiil değil.

✗He suggested us to leave early.
✓He suggested that we leave early.

“Bize erken çıkmamızı önerdi” cümlesindeki kişi (bize) suggest'ten sonra nesne olarak gelemez. that we leave ya da leaving kullan.

✗I don't mind to wait a few minutes.
✓I don't mind waiting a few minutes.

mind her zaman -ing ile kullanılır: “Birkaç dakika beklemek sorun değil” → I don't mind waiting.

✗I'm liking reading before bed.
✓I like reading before bed.

“Seviyorum” cümlesindeki “-iyor” ekini present continuous ile çevirme: like bu anlamda present simple ile kullanılır.

✗I can't help to laugh when he tells that story.
✓I can't help laughing when he tells that story.

“Gülmeden edemiyorum” anlamındaki kalıp can't help + -ing'dir; burada help'ten sonra to gelmez.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede iki grupta da aynı ek kullanılır: “Erken çıkmayı önerdi” ama “Sözleşmeyi imzalamayı reddetti”

“-meyi” her seferinde to + fiil gibi görünür, bu yüzden “He suggested to leave”, “I avoid to be late”, “I don't mind to wait” gibi cümleler çıkar. 1. gruptaki fiillerle bu yanlıştır. Doğrusu: “He suggested leaving”, “I avoid being late”, “I don't mind waiting”. Bu fiilleri her zaman -ing ile birlikte öğren.

“O hikâyeyi anlattığında gülmeden edemiyorum” ya da “gülmekten kendimi alamıyorum”

Bu yapıların kelimesi kelimesine bir İngilizce karşılığı yoktur. Kalıplaşmış ifade can't help + -ing'dir: “I can't help laughing when he tells that story.” Buradaki help ne “yardım etmek” anlamındadır ne de ardından to alır.

“-meye karar vermek”, “-meyi ummak”, “-meye söz vermek”, “-meyi teklif etmek”, “-meyi reddetmek”, “-meyi başarmak”

Bu fiillerde “-mek = to” sezgin doğru çalışır: decide to, hope to, promise to, offer to, refuse to, manage to. Burada -ing biçimi yanlıştır: “He refused signing” denmez, yalnızca “He refused to sign the contract”. manage tek başına “yönetmek” olsa da manage to “-meyi başarmak” demektir.

Türkçede sevmek fiili çoğunlukla “-iyor” ile kullanılır: “Yatmadan önce okumayı seviyorum”

İngilizcede like, love ve hate gibi duygu fiilleri bu anlamda present simple ile kullanılır: “I like reading before bed” ya da “I like to read before bed”. “I'm liking reading” doğal değildir.

💡 Türkçedeki “-meyi” iyi bir ipucu değil: avoid, mind, suggest, admit, deny, risk ve postpone -ing ile kullanılır.

💡 “… -meden edemiyorum” = I can't help + -ing.

💡 “Okumayı seviyorum” = I like reading ya da I like to read; I like read ya da I'm liking reading değil.

💡 Her fiili kalıbıyla birlikte öğren: suggest + -ing, refuse + to.

Gerçek hayatta: bir etkinlik düzenlemek

"Did everyone agree to help with setup?"

"Most people did. A couple offered to bring extra chairs too."

"Great. Let's avoid leaving anything until the last minute this time."

"Agreed — I don't want to risk running out of time again."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru grubu seç

'Suggest' belongs to which pattern group?

Alıştırma 2 · Doğru grubu seç

'Decide' belongs to which pattern group?

Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 5 · Doğru cümle çiftini seç

Choose the correct sentence — 'like' allows both patterns with little difference in meaning.

Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç

Choose the correct sentence.

Alıştırma 8 · Doğru grubu seç

'Begin' belongs to which pattern group?

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Complete: 'I can't help ___ (laugh) when he tells that story.'

Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla

Complete: 'She offered ___ (drive) us to the airport.'

Alıştırma 11 · Fiilleri gruplara ayır

avoid
want
mind
hope
deny
offer

0 / 6 yerleştirildi

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: suggest ile “-meyi” ekini to ile çevirmek

Turkish: “Erken çıkmayı önerdi.” Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

Choose the correct sentence.

Neler öğrendin

  • Bir fiil başka bir fiilden sonra geldiğinde biçimi ilk fiil belirler: yalnızca -ing, yalnızca to ya da ikisi de.
  • Yalnızca -ing: avoid, mind, suggest, admit, deny, risk, postpone, can't help; Türkçede “-meyi” olsa bile.
  • Yalnızca to ile kullanılanlar: want, decide, hope, promise, agree, offer, refuse, manage; burada “-mek = to” sezgin işe yarar.
  • like, love, hate, begin ve start iki biçimi de alır ve anlam pek değişmez; would like ile her zaman to gelir.
Bu kategorideki tüm dersleri gör