Bir İngilizce fiilden sonra başka bir fiil geldiğinde biçimi ilk fiil belirler: -ing, to + fiil ya da ikisi de. Türkçede iki grupta da “-meyi” kullanıldığı için her fiili kalıbıyla birlikte öğrenmen gerekir.
Neler öğreneceksin
Bir fiil doğrudan başka bir fiilden sonra geliyorsa İngilizcede gerund (-ing) ile to-infinitive arasında seçim yapman gerekir ve bu seçimi İLK fiil belirler. Fiiller üç gruba ayrılır. En güvenlisi, her fiili kalıbıyla birlikte öğrenmektir: admit + -ing, refuse + to.
Türkçede ikinci fiil, ek almış bir fiil ismidir: “Son kurabiyeyi aldığını itiraf etti”, “Sözleşmeyi imzalamayı reddetti”. “-meyi” iki grupta da karşına çıkar, bu yüzden Türkçe sana yol göstermez. İngilizcede ise admitted taking denir, ama refused to sign. “-mek = to” eşleştirmesine güvenirsen özellikle 1. gruptaki fiillerde hata yaparsın.
avoid, mind, suggest, admit, deny, risk, postpone, finish, enjoy, quit, consider, imagine, practice (İngiliz İngilizcesinde practise), can't help: bu fiillerden sonra to + fiil değil, -ing biçimi gelir. Hataların çoğu burada yapılır, çünkü Türkçede bu fiillerden önce de bir mastar gelir: “Geç kalmaktan kaçınırım”, “Beklemek benim için sorun değil”, “Her şeyi kaybetmeyi göze aldı”, “Gitmeyi cumaya ertelediler”.
can't help + -ing kalıbına dikkat: “… -meden edemiyorum”, “kendimi alamıyorum” anlamına gelir. “O hikâyeyi anlattığında gülmeden edemiyorum” → I can't help laughing when he tells that story. Buradaki help “yardım etmek” değildir ve ardından to değil, -ing gelir.
Bir açıklama: suggest'ten sonra that ile bir yan cümle de gelebilir: I suggest that we leave early. admit, admit to + -ing biçiminde de kullanılır (She admitted to taking it). Ama suggest/admit + to + yalın fiil her zaman yanlıştır. “Bize erken çıkmamızı önerdi” cümlesini de “He suggested us to leave” diye çevirme: doğrusu He suggested that we leave early ya da He suggested leaving early.
want, decide, hope, promise, agree, offer, refuse, manage, afford, plan, arrange, fail: bu fiillerden sonra -ing değil, to + fiil gelir. Bu grup senin için kolaydır, çünkü “-mek = to” eşleştirmesi burada işe yarar: “Bizi havalimanına bırakmayı teklif etti” → She offered to drive us.
manage fiiline dikkat: tek başına “yönetmek” demektir, ama manage + to “-meyi başarmak” anlamına gelir. We managed to finish on time = “Zamanında bitirmeyi başardık.”
like, love, hate, prefer, begin, start, continue: bu fiiller hem gerund hem mastar alır ve anlam genellikle pek değişmez. İngiliz İngilizcesinde zevklerden söz ederken like + -ing biraz daha tipiktir; Amerikan İngilizcesinde like + to çok yaygındır. İkisi de doğrudur. Olmayan şey, hiçbir şey eklenmemiş biçimdir: “Okumayı severim” → “I like read” değil.
Bir uyarı daha: “Okumayı seviyorum” cümlesindeki “-iyor” ekine bakıp “I'm liking reading” deme; like ve love bu anlamda present simple ile kullanılır. Ayrıca iki biçimi alan her fiil böyle davranmaz: remember, forget, stop ve try ile anlam belirgin biçimde değişir, bu başka bir konudur. would like ile de her zaman to gelir: I'd like to read.
admit, -ing ile (ya da admit to + -ing ile) kullanılır, asla to + yalın fiil ile değil.
refuse mastar grubundadır: “imzalamayı reddetti” → refused to sign.
Bütün fiiller için tek bir kural yoktur: postpone -ing ile, decide ve want ise to ile kullanılır.
“Erken çıkmayı önerdi”: suggest'ten sonra -ing ya da that ile bir yan cümle gelir, asla to + fiil değil.
“Bize erken çıkmamızı önerdi” cümlesindeki kişi (bize) suggest'ten sonra nesne olarak gelemez. that we leave ya da leaving kullan.
mind her zaman -ing ile kullanılır: “Birkaç dakika beklemek sorun değil” → I don't mind waiting.
“Seviyorum” cümlesindeki “-iyor” ekini present continuous ile çevirme: like bu anlamda present simple ile kullanılır.
“Gülmeden edemiyorum” anlamındaki kalıp can't help + -ing'dir; burada help'ten sonra to gelmez.
Türkçede iki grupta da aynı ek kullanılır: “Erken çıkmayı önerdi” ama “Sözleşmeyi imzalamayı reddetti”
“-meyi” her seferinde to + fiil gibi görünür, bu yüzden “He suggested to leave”, “I avoid to be late”, “I don't mind to wait” gibi cümleler çıkar. 1. gruptaki fiillerle bu yanlıştır. Doğrusu: “He suggested leaving”, “I avoid being late”, “I don't mind waiting”. Bu fiilleri her zaman -ing ile birlikte öğren.
“O hikâyeyi anlattığında gülmeden edemiyorum” ya da “gülmekten kendimi alamıyorum”
Bu yapıların kelimesi kelimesine bir İngilizce karşılığı yoktur. Kalıplaşmış ifade can't help + -ing'dir: “I can't help laughing when he tells that story.” Buradaki help ne “yardım etmek” anlamındadır ne de ardından to alır.
“-meye karar vermek”, “-meyi ummak”, “-meye söz vermek”, “-meyi teklif etmek”, “-meyi reddetmek”, “-meyi başarmak”
Bu fiillerde “-mek = to” sezgin doğru çalışır: decide to, hope to, promise to, offer to, refuse to, manage to. Burada -ing biçimi yanlıştır: “He refused signing” denmez, yalnızca “He refused to sign the contract”. manage tek başına “yönetmek” olsa da manage to “-meyi başarmak” demektir.
Türkçede sevmek fiili çoğunlukla “-iyor” ile kullanılır: “Yatmadan önce okumayı seviyorum”
İngilizcede like, love ve hate gibi duygu fiilleri bu anlamda present simple ile kullanılır: “I like reading before bed” ya da “I like to read before bed”. “I'm liking reading” doğal değildir.
💡 Türkçedeki “-meyi” iyi bir ipucu değil: avoid, mind, suggest, admit, deny, risk ve postpone -ing ile kullanılır.
💡 “… -meden edemiyorum” = I can't help + -ing.
💡 “Okumayı seviyorum” = I like reading ya da I like to read; I like read ya da I'm liking reading değil.
💡 Her fiili kalıbıyla birlikte öğren: suggest + -ing, refuse + to.
"Did everyone agree to help with setup?"
"Most people did. A couple offered to bring extra chairs too."
"Great. Let's avoid leaving anything until the last minute this time."
"Agreed — I don't want to risk running out of time again."
Alıştırma 1 · Doğru grubu seç
'Suggest' belongs to which pattern group?
Alıştırma 2 · Doğru grubu seç
'Decide' belongs to which pattern group?
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Doğru cümle çiftini seç
Choose the correct sentence — 'like' allows both patterns with little difference in meaning.
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 8 · Doğru grubu seç
'Begin' belongs to which pattern group?
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: 'I can't help ___ (laugh) when he tells that story.'
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete: 'She offered ___ (drive) us to the airport.'
Alıştırma 11 · Fiilleri gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: suggest ile “-meyi” ekini to ile çevirmek
Turkish: “Erken çıkmayı önerdi.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
To ile mastar (to-infinitive)
to + fiil: amaç bildirmek için, bazı sıfat ve fiillerden sonra. Türkçedeki “-mek için” neden for ile değil, yalnızca to ile çevrilir?
Fiil + kişi + to ile mastar
want, ask, tell, advise ile fiil + kişi + to-infinitive yapısı. “Beni aramanı istiyorum” neden I want you to call me olur, I want from you değil?
Yalın mastar (bare infinitive)
Modal fiillerden, let ve make'ten, bazı kalıplardan sonra fiil to almaz. Make edilgen yapıda neden yeniden to alır? Türkçe konuşanlar için açıklamalı.
Gerund (isim gibi kullanılan -ing biçimi)
-ing biçiminin isim gibi kullanımı: cümlenin öznesi olarak, bazı fiillerden sonra ve edatlardan sonra. Türkçedeki “-mek, -me” ile karşılaştırmalı.