I'd rather stay home. I'd rather you left. “Evde kalmayı tercih ederim” ve “Şimdi gitmeni tercih ederim”: iki ayrı yapı.
Neler öğreneceksin
Would rather neyi tercih ettiğini anlatır. Ardından ne geleceği, eylemi kimin yaptığına bağlıdır: sen mi, yoksa başka biri mi? Türkçede de yapı değişir: “Bu akşam evde kalmayı tercih ederim” ama “Şimdi gitmeni tercih ederim”.
“I'd rather” içindeki I'd, I would demektir. Bunu “I'd better” (= I had better, “… -sem iyi olur”) ile karıştırma.
Kendi yapacağın bir şeyden söz ediyorsan, would rather ifadesinden sonra fiil yalın hâlde gelir: to olmadan ve -ing olmadan.
Türkçede burada bir mastar ya da isim-fiil kullanırsın: “kalmayı”, “çalışmayı”. Bu yüzden İngilizcede de to ya da -ing eklemek çok doğal gelir, ama would rather ikisini de almaz: “Bu akşam evde kalmayı tercih ederim” → “I'd rather stay home tonight.” “Evden çalışmayı tercih ediyor” → “She'd rather work from home.” Kafanı karıştıran prefer fiilidir: “I prefer to stay”, “I prefer working” doğrudur, ama “I'd rather to stay” ve “She'd rather working” yanlıştır. Genel ve kalıcı bir tercih için prefer de uygundur: “I prefer tea.”
Olumsuz biçim: not doğrudan rather kelimesinden sonra gelir, yine to olmadan: “I'd rather not go to the party.” = “Partiye gitmemeyi tercih ederim.”
Başka birinin ne yapmasını tercih ettiğini söylüyorsan, yeni bir özne ve past simple bir fiil gelir; cümle geçmişten değil, şimdiden ya da gelecekten söz etse bile. Bu, wish ya da it's time yapılarından sonra gelen “gerçek dışı geçmiş” ile aynıdır.
Türkçede burada geçmiş zaman yoktur: “Şimdi gitmeni tercih ederim.” Bu yüzden ya “want you to” kalıbını kopyalamak (“I'd rather you to leave”) ya da present simple kullanmak cazip gelir. İngilizcede doğru biçim: “I'd rather you left now.” İkinci bir would da ekleme (“I'd rather you would leave”). Olumsuzu didn't ile yapılır: “I'd rather you didn't tell anyone.” = “Kimseye söylememeni tercih ederim.”
Bilmekte fayda var: gündelik konuşmada present simple de duyulur (“I'd rather you don't…”), Amerikan İngilizcesinde yalın fiil de vardır (“I'd rather you leave”). Ama past simple her yerde doğrudur ve standart biçimdir: onunla hata yapmazsın.
İki seçeneği doğrudan karşılaştırmak için would rather + birinci seçenek, ardından than + ikinci seçenek kullanılır; ikisi de yalın fiil hâlindedir.
Sıraya dikkat: Türkçede istemediğin seçenek genellikle önce gelir (“Araba kullanmaktansa yürümeyi tercih ederim”), İngilizcede ise tercih ettiğin seçenek rather kelimesinin hemen arkasında durur: “I'd rather walk than drive.” “-mektense” ve “-mek yerine” içindeki mastar ekini to diye çevirme: “than to drive” değil, “than drive”.
Kendi tercihin için to olmadan yalın fiil gelir. “Kalmayı” kelimesindeki “-ma” ekini to diye çevirme; to, prefer fiiline aittir, would rather yapısına değil.
Başka birinin eylemi için standart İngilizcede past simple kullanılır. Amerikan İngilizcesinde yalın fiil de duyulur (“I'd rather you leave”), ama past simple her yerde doğrudur.
“Evden çalışmayı” ifadesindeki isim-fiil -ing biçimine benzer, ama would rather ifadesinden sonra yalın fiil gelir. -ing, prefer ile kullanılır: “She prefers working from home.”
“Gitmeni isterim” → I want you to leave. Ama would rather ile bu kalıp kullanılmaz: özne + past simple gelir.
“Araba kullanmaktansa” ifadesindeki “-mak” ekini to diye çevirme: than kelimesinden sonra da yalın fiil gelir.
“Gitmemeyi tercih ederim” → I'd rather not go. Not doğrudan rather kelimesinden sonra gelir ve ardından to kullanılmaz.
“Evde kalmayı tercih ederim”, “Gitmemeyi tercih ederim”: Türkçede “tercih etmek” fiilinden önce “-meyi” ile bir isim-fiil gelir
İngilizcede bu isim-fiilin karşılığı would rather ile ne to ne de -ing biçimidir, sadece yalın fiildir: “I'd rather stay home.” Olumsuzda not, rather kelimesinin hemen arkasına gelir: “I'd rather not go.” To ve -ing, prefer fiiline aittir (“I prefer to stay”, “I prefer staying”); would rather ile asla kullanılmaz.
Başka birinin eylemi için “Önce beni aramanı tercih ederim” ya da “Önce beni aramanı isterim” dersin; fiilde geçmiş zaman yoktur
İngilizcede would rather + özne + past simple kullanılır: “I'd rather you called me first.” “Aramanı isterim” cümlesinden gelen “want you to” kalıbını kopyalama (“I'd rather you to call me first”), ikinci bir would da ekleme (“I'd rather you would call me first”). Buradaki past simple geçmişi anlatmaz, “tercihim bu” anlamı taşır.
Karşılaştırırken “Araba kullanmaktansa yürümeyi tercih ederim” ya da “Araba kullanmak yerine yürürüm” dersin
İngilizcede tercih ettiğin seçenek önce gelir, istemediğin seçenek than kelimesinden sonra: “I'd rather walk than drive.” “-mektense” içindeki mastar seni to kullanmaya itmesin: than kelimesinden sonra da yalın fiil gelir, “than to drive” değil.
💡 Kendine sor: kendi yapacağım bir şeyden mi söz ediyorum (yalın fiil), yoksa başka birinin yapacağı şeyden mi (özne + past simple)?
💡 “Evde kalmayı tercih ederim” = I'd rather stay home; to yok. Than kelimesinden sonra da to yok ve tercih ettiğin seçenek önce gelir.
💡 “Şimdi gitmeni tercih ederim” = I'd rather you left now: özne + past simple; to yok, ikinci bir would yok.
"Want to grab dinner out tonight?"
"Honestly, I'd rather stay in — I'm exhausted."
"That's fine. I'd rather you rested anyway."
"Thanks for understanding."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (your own preference).
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (a preference about someone else's action).
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (comparing two options).
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (own preference).
Alıştırma 5 · Standart cümleyi seç
Choose the standard sentence (preference about someone else).
Alıştırma 6 · Doğru yapıyı seç
Which structure is used for talking about YOUR OWN preference?
Alıştırma 7 · Doğru yapıyı seç
Which structure is used for a preference about SOMEONE ELSE's action?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi would rather ile yeniden yaz
Rewrite as your own preference: 'I prefer to eat at home rather than eat out.'
Alıştırma 10 · Cümleyi would rather ile yeniden yaz
Rewrite as a preference about someone else's action: 'I want you to call me first.'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “aramanı tercih ederim”
Turkish: “Önce beni aramanı tercih ederim.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
It's time (“…zamanı geldi”)
It's time + özne + past simple: şu andan söz etsen de fiil geçmiş zamanda. Neden böyle olduğunu ve it's time for someone to yapısını ne zaman seçeceğini öğren.
As if / as though (sanki)
As if ve as though: gerçek olmayan bir benzetmede fiil bir adım geçmişe kayar. Türkçedeki “-mış gibi” yapısından farkı ve sık yapılan hatalar.
If only (Ah keşke…!)
if only, wish ile aynı zamanları kullanır ama kulağa daha yoğun ve duygusal gelir; çoğu zaman tek başına bir ünlem cümlesidir, tıpkı “Ah keşke…!” gibi.
Wish (Keşke…)
Wish ile şimdiki durum için dilek, geçmiş için pişmanlık ve başkalarından yakınma; “Umarım gelirsin” neden wish ile söylenmez, öğren.