I wish I had more time. I wish I had called her. I wish you would listen. Türkçedeki “keşke” ile neredeyse aynı çalışır, birkaç önemli farkla.
Neler öğreneceksin
Wish, bir şeyin gerçekte olduğundan farklı olmasını istediğini anlatır; Türkçedeki “keşke” gibi. Wish kelimesinden sonra gelen fiilin zamanı, dileğin neyle ilgili olduğuna bağlıdır: şu anla mı, geçmişle mi, yoksa başka birinin sürekli yaptığı bir şeyle mi? “I wish I had more free time.” “I wish I had studied harder in school.”
İyi haber: Türkçede de bu ayrımı yaparsın. “Keşke vaktim olsa” şimdiyle ilgilidir → had; “Keşke daha çok çalışsaydım” geçmişle ilgilidir → had studied; “Keşke sözümü kesmeyi bıraksan” bir yakınmadır → would stop. Yalnız fiil biçimlerini birebir çevirme: İngilizcede her şey bir zaman geriye kayar.
Şu anla ilgili bir dilek için wish + past simple kullanırsın, tıpkı second conditional cümlesinin if bölümündeki gibi. Fiil geçmiş zamanda görünür ama anlam tamamen şimdiyle ilgilidir; “Keşke daha çok boş vaktim olsa” da şimdiden söz eder: “I wish I had more free time.” “I wish I lived closer to my family.” (Keşke aileme daha yakın otursam.)
I/he/she/it ile geleneksel olarak were kullanılır: “I wish I were taller.” (Keşke daha uzun boylu olsam.) Günlük konuşmada was de duyulur, ama standart biçim were. Bir yetenek için could kullanılır: “I wish I could speak French.” (Keşke Fransızca konuşabilsem.) Türkçedeki “olsa”, “konuşabilsem” biçimlerinde geçmiş zaman eki olmadığı için present simple kullanmak cazip gelir, ama “I wish I have more time” yanlıştır.
Geçmişte olan (ya da olmayan) bir şeyden pişmanlık duyuyorsan wish + past perfect (had + past participle) kullanırsın: şimdiki dilekten bir adım daha geriye. Türkçedeki “Keşke … -seydim” yapısına karşılık gelir: “I wish I had studied harder in school.” (Keşke okulda daha çok çalışsaydım.) “I wish I hadn't said that.” (Keşke bunu söylemeseydim.)
“-seydim” içindeki “-di” seni yanıltmasın: past simple yetmez. “I wish I studied harder” şimdiyle ilgili bir dilek olur, geçmişteki bir pişmanlık değil. “I wish I would have studied…” biçimi de gündelik Amerikan İngilizcesinde duyulsa da standart kabul edilmez.
Başka birinin tekrar tekrar yaptığı bir şey seni rahatsız ediyorsa ve bunun değişmesini istiyorsan wish + would kullanırsın: “Keşke sözümü kesmeyi bıraksan” → “I wish you would stop interrupting me.” Nesneler ve hava durumu için de kullanılır: “I wish it would stop raining.” (Keşke yağmur artık dursa.)
Önemli: wish + would başka insanlar ya da şeyler için kullanılır, genellikle kendin için değil. Kendinle ilgili bir dilekte I wish I had / were / could… dersin, “I wish I would…” demezsin.
“Umarım yarın gelirsin” gerçekten olabilecek bir şeyden söz eder; bunun için wish değil, hope kullanılır.
Şimdiki durumla ilgili gerçek dışı bir dilekte wish kelimesinden sonra past simple gelir. “Keşke vaktim olsa” → I wish I had…
“Dilerim her şey yolunda gider” bir umut cümlesidir. “Dilemek” fiili seni wish kelimesine götürmesin: olabilecek şeyler için hope kullanılır.
Geçmişle ilgili pişmanlık = wish + past perfect (“Keşke daha çok çalışsaydım”). “I wish I would have…” gündelik Amerikan İngilizcesinde duyulur, ama standart kabul edilmez.
Başka birinin sürekli yaptığı ve değişmesini istediğin bir şeyden yakınıyorsan would kullan: “Keşke sözümü kesmeyi bıraksan” → I wish you would stop…
“Yeni bir bisiklet istiyorum” → want ya da would like. Wish + şey İngilizcede kulağa yanlış gelir (iyi dilekler hariç: I wish you luck, I wish you a happy birthday).
Türkçede gerçek dışı dilek için “keşke”, gerçekten olabilecek bir şey için “umarım” denir: “Keşke burada olsan” ama “Umarım yarın gelirsin”
İngilizcede de aynı ayrım var: keşke → wish, umarım → hope. “I hope you can come tomorrow.” “I hope it doesn't rain.” Dikkat etmen gereken yer “dilerim”: “Dilerim her şey yolunda gider” bir umuttur, bu yüzden “I hope everything goes well” denir; “I wish everything goes well” yanlıştır.
“Keşke daha çok vaktim olsa”, “Keşke daha uzun boylu olsam”, “Keşke Fransızca konuşabilsem”
Türkçedeki “-se” biçiminde geçmiş zaman eki yoktur, ama İngilizcede wish kelimesinden sonra şimdiki durum için past simple gelir: “I wish I had more time” (I wish I have değil), “I wish I were taller” (I wish I am değil), “I wish I could speak French” (I wish I can değil).
“Keşke daha çok çalışsaydım”, “Keşke bunu söylemeseydim”: “-seydi” geçmişteki bir pişmanlığı anlatır
İngilizcede bunun karşılığı past perfect: “I wish I had studied harder in school.” “I wish I hadn't said that.” Basit geçmiş zamanla (“I wish I didn't say that”) cümle şimdiyle ilgili bir dileğe dönüşür. Aynı pişmanlığı should have ile de söyleyebilirsin: “I should have studied harder.” (Daha çok çalışmalıydım.)
“Doğum günüm için yeni bir bisiklet istiyorum”, “Sana bol şans dilerim”
Bir şeyi istiyorsan İngilizcede want ya da would like kullanılır: “I want a new bike for my birthday.” Wish + kişi + şey yalnızca iyi dileklerde kullanılır: “I wish you luck” (Sana bol şans dilerim), “I wish you a happy birthday” (Doğum günün kutlu olsun). Wish for + şey ise mum üflerken tutulan dilek gibidir: “I wished for a new bike.”
💡 Kendine sor: şimdiyle ilgili bir dilek mi (had/were/could), geçmişle ilgili bir pişmanlık mı (had + past participle), yoksa başka birinden yakınma mı (would)?
💡 “Keşke …” → wish; “Umarım …” ve umut anlamındaki “Dilerim …” → hope.
💡 Sadece bir şeye sahip olmak mı istiyorsun? O zaman want ya da would like; wish değil.
"How's the new apartment?"
"Honestly, I wish I had picked a quieter street."
"That bad?"
"The neighbors play music every night. I wish they would turn it down."
Alıştırma 1 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (a wish about now).
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (a regret about the past).
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (a complaint about someone's behavior).
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Dilek hangi zamanla ilgili? Seç
Which time does 'I wish I had more time' refer to?
Alıştırma 6 · Dilek hangi zamanla ilgili? Seç
Which time does 'I wish I had called her' refer to?
Alıştırma 7 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (a complaint).
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence (wishing for an ability).
Alıştırma 9 · Şimdiyle ilgili bir dilek olarak yeniden yaz
Rewrite as a wish about now: 'I don't have a car.'
Alıştırma 10 · Geçmişle ilgili bir pişmanlık olarak yeniden yaz
Rewrite as a regret about the past: 'I didn't apply for the job.'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır
0 / 4 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “dilerim” ve “umarım”
Turkish: “Dilerim yarın gelirsin.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
If only (Ah keşke…!)
if only, wish ile aynı zamanları kullanır ama kulağa daha yoğun ve duygusal gelir; çoğu zaman tek başına bir ünlem cümlesidir, tıpkı “Ah keşke…!” gibi.
It's time (“…zamanı geldi”)
It's time + özne + past simple: şu andan söz etsen de fiil geçmiş zamanda. Neden böyle olduğunu ve it's time for someone to yapısını ne zaman seçeceğini öğren.
Would rather (“tercih ederim”)
Would rather: kendi tercihin için to almayan yalın fiil, başka birinin yapmasını istediğin şey için özne + past simple. Türkçeden gelen tuzaklar.
As if / as though (sanki)
As if ve as though: gerçek olmayan bir benzetmede fiil bir adım geçmişe kayar. Türkçedeki “-mış gibi” yapısından farkı ve sık yapılan hatalar.