Some stuff. Or something. Around thirty, give or take. – tıpkı “falan filan” ya da “aşağı yukarı” gibi, bilerek belirsiz konuşmak.
Neler öğreneceksin
Her sohbet kesin ayrıntılara ihtiyaç duymaz. Her nesneyi tek tek saymak, kesin bir sayı vermek ya da bir ismi tam olarak hatırlamak çoğu zaman sohbeti yavaşlatır ve işe yarar bir şey katmaz. İngilizcede “Ne demek istediğimi aşağı yukarı anladın, bu kadarı yeter” anlamına gelen pek çok belirsiz kelime ve ifade vardır.
Türkçede de sürekli tam olarak bunu yaparsın: “Yolculuk için birkaç şey almam lazım”, “Yirmi kişi falan vardı”, “Pizza falan söyleriz”. Yeni bir düşünme biçimine ihtiyacın yok; yalnızca İngilizcedeki kelimeleri ve birkaç tuzağı öğrenmen yeterli.
Tam kelime aklına gelmediğinde ya da önemli olmadığında İngilizcede hazır joker kelimeler vardır: nesneler için 'stuff' (≈ “şeyler”, “eşyalar”) ve 'thing(y)' (≈ “şu şey”, “zımbırtı”); o an adını hatırlayamadığın kişiler için de 'what's-his-name'/'what's-her-name' (≈ “adı neydi…”, “şey… hani o”).
Önemli: 'stuff' sayılamayan bir isimdir, tıpkı İngilizcedeki “information” ya da “furniture” gibi: 'some stuff', 'a lot of stuff' denir, ama asla 'stuffs' ya da 'a stuff' denmez. Türkçede “birkaç şey” ya da “bazı şeyler” desen de İngilizcede tekil 'some stuff' kullanılır. Saymak istiyorsan 'things' kullan: 'a few things'.
'And stuff like that' ve 'and so on' (≈ “falan filan”, “bunun gibi şeyler”, “vesaire”) listenin devam edebileceğini ama buna gerek olmadığını gösterir. Yaklaşık sayılar ve saatler için around, about, or so, -ish ve give or take (≈ “aşağı yukarı”, “yaklaşık”, “civarında”) kullanılır. '7-ish', “yedi gibi” ya da “yediye doğru” demektir; “yirmi küsur” ise 'twenty or so' ya da 'twenty-odd' diye söylenebilir. “Yedi gibi” cümlesindeki “gibi” kelimesini like diye sona ekleme: “at seven like” denmez, “at 7-ish” ya da “around 7” denir.
Asıl tuzak “falan”. Türkçede bu tek kelime üç farklı durumda kullanılır; İngilizcede ise her durumun ayrı bir karşılığı vardır: sayılardan ve saatlerden sonra 'or so' ('fifteen or so', 'an hour or so'); nesnelerden ve etkinliklerden sonra 'or something' ('pizza or something', 'go for a walk or something'); bir listenin sonunda ise 'and stuff (like that)' ('snacks, drinks and stuff'). 'Pizza or so' normal İngilizce değildir.
Belirsiz dil gündelik sohbete uyar; ama sözleşmelerde, kılavuzlarda ve resmî raporlarda profesyonellikten uzak durur, hatta hukuki risk oluşturabilir: orada kesin bilgiler önemlidir.
Anadili İngilizce olanlar belirsiz dili sürekli ve bilerek kullanır: bu, sohbetin etkili bir aracıdır, kelime bilgisinin eksik olduğunu göstermez.
Bir nesneden ya da etkinlikten sonra gelen “falan” → or something. Or so yalnızca sayılardan ve saatlerden sonra gelir: fifteen or so, an hour or so.
“Şeyler” çoğul olsa da stuff sayılamayan bir isimdir: -s almaz, önüne a gelmez. Saymak için things kullan: a few things.
Türkçedeki “falan / filan” İngilizcede üç farklı ifadeye ayrılır
İngilizcedeki belirsiz kelimelerin çoğunun Türkçede iyi bir karşılığı vardır: “şeyler” → stuff, “şu şey / zımbırtı” → thingy, “yaklaşık / civarında” → around / about, “aşağı yukarı” → give or take, “adı neydi…” → what's-his-name. Yalnızca “falan” kelimesini bölmen gerekir: sayılar, miktarlar ve saatlerle “or so” (“on dakika falan” → “ten minutes or so”); nesneler, yerler ve etkinliklerle “or something” (“Pizza falan söyleyelim” → “Let's get pizza or something”); bir listenin sonunda “and stuff like that” (“kalem, kâğıt falan” → “pens, paper and stuff like that”).
“Şeyler” çoğuldur, ama stuff sayılamayan bir isimdir
Türkçede “Yolculuk için bazı şeyler almam lazım” cümlesi çoğuldur, bu yüzden kolayca “some stuffs” çıkar. Ama stuff, information ya da advice gibi davranır: çoğulu yoktur ve önüne a gelmez. “some stuff”, “a lot of stuff” denir. Sayılabilen bir çoğul istiyorsan things kullan: “I need to buy a few things for the trip.”
💡 “Falan” → sayılar ve saatlerle or so, nesneler ve etkinliklerle or something, listenin sonunda and stuff.
💡 “Bazı şeyler” → some stuff (-s olmadan) ya da a few things.
💡 “Yedi gibi / yediye doğru” → at 7-ish ya da around 7.
"What do we need to bring?"
"Just snacks, drinks, and stuff like that — nothing fancy."
"How many people are coming, roughly?"
"Maybe fifteen or so, give or take a few."
Alıştırma 1 · Anlamını bul
'I need to buy some stuff for the trip.' 'stuff' here means...
Alıştırma 2 · İşlevini bul
'We should get pizza or something.' 'or something' signals...
Alıştırma 3 · Anlamını bul
'There were like twenty people there, or so.' 'or so' means...
Alıştırma 4 · Nedenini bul
'He's got a new gadget, a thingy for charging his phone wirelessly.' 'thingy' is used because...
Alıştırma 5 · İşlevini bul
'We need pens, paper, and stuff like that.' 'and stuff like that' signals...
Alıştırma 6 · Anlamını bul
'It's around 30 dollars, give or take.' 'give or take' signals...
Alıştırma 7 · Uygun bağlamı seç
Which sentence uses vague language appropriately, in a CASUAL context?
Alıştırma 8 · Nedenini bul
'What's-his-name called earlier — you know, the guy from accounting.' 'What's-his-name' is used to refer to...
Alıştırma 9 · Listenin sonunu tamamla
Complete a vague, open-ended list: 'Bring snacks, drinks, and ___ ___ ___.' (three words meaning 'similar things')
Alıştırma 10 · Daha net bir şekilde yeniden yaz
Rewrite more precisely, removing the vague language: 'There were like fifty people or so.'
Alıştırma 11 · Gruplara ayır
0 / 8 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “falan” ifadesini or so diye çevirmek
Turkish: “Pizza falan söyleyebiliriz.” Which English translation is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
'I'll be there around 7, ish.' '-ish' attached to a time means...
Downtoners (bir kelimeyi yumuşatmak)
İngilizcede downtoner: slightly, a bit, rather, somewhat ve fairly bir sıfatın ya da fiilin şiddetini azaltır. Hedge ile farkı ve Türkçedeki karşılıkları.
Hedges (ifadeyi yumuşatmak)
İngilizcede hedge: I think, I guess, sort of ve probably ile fikrini, eleştirini, itirazını ya da önerini kaba durmadan, daha yumuşak biçimde söyle.
Konuşma İngilizcesinin kalıpları
Doğal konuşma İngilizcesinin özellikleri: yarım bırakılan cümleler (false start), kendini düzeltme (repair) ve vurgu için tekrar. Akıcı konuşanlarda da normal.
Söylem belirleyicileri (discourse markers)
Konuşma İngilizcesinde well, you know, I mean, anyway, actually: duraksamak, açıklamak, konu değiştirmek ve asıl konuya dönmek için kullanılan kelimeler.