Could you tell me where the station is? I wonder what time it is. Başka bir cümlenin içindeki soru, düz cümle sırasına döner: önce özne, sonra fiil.
Neler öğreneceksin
Dolaylı ya da iç içe bir soru daha uzun bir cümlenin içinde yer alır. Bunu çoğu zaman daha kibar konuşmak için (“Söyleyebilir misin…?”) ya da birinin ne sorduğunu aktarmak için yaparsın. Asıl değişiklik şu: devrik yapı yoktur. Soru kelimesinden sonra normal özne + fiil sırası gelir.
Türkçede bir soruyu başka bir cümlenin içine alırken onu isimleştirirsin: “İstasyon nerede?” → “İstasyonun nerede olduğunu söyleyebilir misin?” Yani Türkçede kopyalanacak bir soru sırası yoktur ve çoğu öğrenci ezberlediği “Where is the station?” kalıbını olduğu gibi cümlenin içine koyar. İngilizcede ise sıra değişir: “Where is the station?” → “Could you tell me where the station is?”
Aynısı “Saat kaç?” → “Saatin kaç olduğunu merak ediyorum” için de geçerli. İngilizcede: “What time is it?” → “I wonder what time it is.” İç içe soruyu bir düz cümle gibi düşün: the station is, it is.
Bir evet/hayır sorusunda kullanabileceğin bir soru kelimesi yoktur. Bu yüzden onu if ya da whether ile başlatırsın: “Gelip gelmediğini biliyor musun?” → “Do you know if she's coming?” Burada dikkat: if kelimesini muhtemelen yalnızca “eğer” olarak öğrendin, ama burada Türkçedeki “gelip gelmediğini” ya da “gelecek mi” yapısının karşılığıdır.
Whether biraz daha resmîdir ve “or not” ile sık kullanılır (“whether or not they agreed”); günlük konuşmada if daha yaygındır. if ya da whether olmadan olmaz: “Do you know is she coming?” yanlıştır. Türkçedeki “gelip gelmediğini” yapısını “Do you know she is coming or not?” diye çevirmek de doğal değildir; or not ancak if ya da whether ile kullanılabilir.
Konuşma dilinde Türkçede soru çoğu zaman olduğu gibi kalır ve fiil arkadan gelir: “Dükkân açık mı, biliyor musun?” İngilizcede bu iki parça birleşir ve soru düz cümleye döner: “Do you know whether the shop is open?”
where, what, why, how gibi bir soru kelimesiyle kurulan soru bu kelimeyi korur, ama arkasından düz cümle sırası gelir: do/does/did yoktur, devrik yapı yoktur. Fiile dikkat et: düz soruda do/does/did ile taşınan bilgi şimdi ana fiile geri döner. “What does he want?” → “I'm not sure what he wants” (-s ile), “Why did he leave?” → “I don't know why he left” (geçmiş zamanda). Soru kelimesi öznenin kendisiyse (what happened?, who called?), hiçbir şey değişmez: “I'd like to know what happened”, “what did happen” değil.
Türkçede konuşurken sık sık “Ne istiyor, bilmiyorum.” dersin: soru olduğu gibi kalır. Bunu İngilizceye taşıyıp “I don't know what does he want” dememeye dikkat et. Birinin sorduğunu aktarırken asked fiilinden sonra zaman genellikle bir adım geriye kayar: “She asked me where I lived.” Türkçedeki “Nerede yaşadığımı sordu” cümlesinde bu kayma görünmez, ama İngilizcede yaygındır (“where I live” de mümkündür, eğer hâlâ doğruysa).
“Where is the station?” kalıbını cümlenin içine olduğu gibi koyma: iç içe soruda düz cümle sırası gelir, the station is.
Evet/hayır sorusu if ya da whether gerektirir. “Gelip gelmediğini” yapısının İngilizcedeki karşılığı budur.
“Gelip gelmediğini” yapısını kelimesi kelimesine çevirme. or not ancak if ya da whether ile kullanılabilir: whether or not she's coming.
İç içe soruda do/does/did yoktur: fiil düz cümledeki biçimiyle kullanılır (wants, -s ile).
“Saat kaç, merak ediyorum” derken soru olduğu gibi kalır, ama İngilizcede it is sırası gerekir, tıpkı düz bir cümlede olduğu gibi.
Ezberlenmiş “How much does this cost?” kalıbı iç içe soruda değişir: does düşer, fiil -s alır.
Türkçede iç içe soru isimleştirilir: “İstasyonun nerede olduğunu biliyor musun?”, “Kardeşinin ne istediğini bilmiyorum.”
Türkçede taklit edilecek bir soru sırası olmadığı için öğrenciler ezberledikleri düz soruyu cümlenin içine koyar: “where is the station”, “what does your brother want”. İngilizcede soru kelimesi kalır, ama ardından düz cümle sırası gelir: “Do you know where the station is?”, “I don't know what your brother wants.”
Konuşma Türkçesinde soru olduğu gibi söylenir, fiil arkasından gelir: “İstasyon nerede, biliyor musun?”, “Saat kaç, merak ediyorum.”
İngilizcede iki parça tek bir cümle olur ve giriş öne gelir: “Do you know where the station is?”, “I wonder what time it is.” İçerideki soru artık soru değil, düz cümledir: devrik yapı da soru işareti de ona ait değildir.
Düz sorularda normal fiillerin do/does/did gerektirdiğini öğrendin: “Ne istiyor?” → “What does he want?”
İç içe soruda do/does/did kaybolur, çünkü devrik yapı yoktur; fiil düz cümledeki biçimine döner: “I'm not sure what he wants”, “what does he want” değil. Geçmiş zamanda da aynısı: “I don't know why he left”, “why did he leave” değil.
Türkçede evet/hayır sorusu “-ip -mediğini” ya da “… mı, …” ile iç içe girer: “Gelip gelmediğini bilmiyorum.”, “Açık mı, bilmiyorum.”
İngilizcede bunun karşılığı if ya da whether'dır: “I don't know if he's coming.”, “I don't know whether it's open.” Buradaki if, “eğer” anlamındaki if ile aynı kelimedir, ama görevi farklıdır. Bir mastardan önce yalnızca whether kullanılır: “Gitsem mi gitmesem mi, karar veremedim” → “I couldn't decide whether to go”, “if to go” değil.
💡 Başka bir cümlenin içinde düz cümle gibi düşün: where the station is, what time it is.
💡 Evet/hayır sorusu için if ya da whether: if she's coming; “is she coming” değil.
💡 İç içe soruda do/does/did yok: what he wants, why he left.
"Excuse me, could you tell me where the nearest ATM is?"
"Sure, but I'm not sure if it's working today. Can it wait?"
"I'd rather not wait. Do you know how far it is from here?"
"Not far at all — I can show you if you'd like."
Alıştırma 1 · Doğru soruyu seç
Choose the correct polite question.
Alıştırma 2 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct embedded question.
Alıştırma 3 · Doğru soruyu seç
Choose the correct embedded question — yes/no question uses 'if' or 'whether'.
Alıştırma 4 · Doğru soruyu seç
Choose the correct embedded question.
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct embedded question.
Alıştırma 6 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct embedded question.
Alıştırma 7 · Doğru soruyu seç
Choose the correct polite question.
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct embedded question.
Alıştırma 9 · Soruyu kibar ve dolaylı hâle getir
Make this polite and indirect: 'Where is the bathroom?' → 'Could you tell me ___?'
Alıştırma 10 · Soruyu cümlenin içine yerleştir
Embed this yes/no question: 'Is he coming?' → 'I don't know ___.'
Alıştırma 11 · Soruları gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: ezberlenmiş soruyu cümlenin içine koymak
Turkish: “İstasyonun nerede olduğunu söyleyebilir misin?” Which English translation is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct embedded question.
İleri düzey soru yapıları
İngilizcede ileri düzey sorular: sonda kalan edat (Who are you talking to?) ve şaşkınlık bildiren ya da onay bekleyen olumsuz sorular.
Question tags (kuyruk sorular)
Bir cümlenin sonuna “isn't it?” ya da “don't you?” gibi kısa bir soru eklemeyi öğren: olumluyu olumsuza çevir ve doğru yardımcı fiili kullan.
Özneyi ve nesneyi soran sorular
Sıradan bir fiille kurulan soruda do/does/did ne zaman kullanılmaz? Soru kelimesi cümlenin öznesiyse: Who called you? ama Who did you call?
Kısa cevaplar
Evet/hayır sorularına İngilizcede doğal kısa cevap vermeyi öğren: asıl fiili değil, sorudaki yardımcı fiili tekrar et (Yes, I do / No, she isn't).