an hour, a university: bu bir yazım kuralı değil, ses kuralı.
Neler öğreneceksin
“A” ve “an” aynı belirsiz artikeldir ve tamamen aynı anlama gelir: Türkçedeki “bir” gibi. Hangisinin kullanılacağı, sonraki kelimenin nasıl YAZILDIĞINA değil, nasıl OKUNDUĞUNA bağlıdır.
Türkçede her harf her zaman aynı şekilde okunur; bu yüzden harfe bakıp karar vermek sana çok doğal gelir. İngilizcede de çoğu zaman ses ile harf aynıdır (a book, an apple), ama öğrencileri yanıltan birkaç sık istisna vardır. Kelimeyi önce kafanda İngilizce olarak söyle, sonra duyduğun ilk sese göre karar ver.
Türkçede h her zaman okunur: “hastane”, “hayat”, “hediye”. İngilizcede ise bazı sık kullanılan kelimelerde h hiç okunmaz. Bu kelimeler aslında ünlü bir sesle başladığı için “a” değil, “an” alır: an hour (“aur” gibi okunur), an honest answer (“onıst”), an heir (“er”).
İyi haber: bunlar istisnadır. İngilizce kelimelerin çoğunda h, tıpkı Türkçedeki gibi okunur; bu yüzden “a house”, “a hotel”, “a hospital” dersin. Burada Türkçe alışkanlığın sana yardım ediyor; yalnızca hour, honest, honor ve heir gibi kelimeleri ayrıca ezberle.
Türkçe konuşanlar burada çok sık yanılır: “üniversite” ve “Avrupa” Türkçede ünlüyle başlar, İngilizcedeki “university”, “uniform” ve “European” da yazıda ünlü harfle başlar. Ama bu kelimeler “yu” sesiyle okunur (“yuniversiti”, “yuniform” gibi) ve bu y sesi ünsüz sayılır. Bu yüzden ilk harf ünlü olsa bile “a” kullanılır. Dikkat: her u “yu” diye okunmaz. Umbrella ya da uncle kelimelerinde u, kısa bir “a” sesine yakın okunur; bu yüzden “an umbrella”, “an uncle” denir.
One kelimesi de aynıdır: o harfiyle başlar, ama “wan” diye, yani bir w sesiyle okunur. Bu yüzden “a one-way street” dersin.
Bir kısaltma harf harf okunuyorsa, karar veren şey kısaltmanın anlamı değil, ilk harfin İngilizcedeki ADIDIR. İngilizcede “M” harfi “em” diye okunur (ünlü sesle başlar), bu yüzden “an MBA”. “X” harfi “eks” diye okunur, bu yüzden “an X-ray”.
Türkçede ise ünsüz harflerin adları ünsüzle başlar: “me”, “be”, “fe”, “le”. Bu yüzden “a MBA” ya da “a FBI agent” demek sana doğal gelebilir, ama İngilizcede F “ef”, L “el”, S “es” diye okunur: an MBA, an FBI agent. Tersi de var: Türkçede “u” bir ünlüdür, İngilizcede ise U harfi “yu” diye okunur; bu yüzden “a UN meeting”.
Türkçede h her zaman okunur, ama hour kelimesinde h sessizdir. Kelime ünlü sesle başladığı için “an” gerekir.
Honest “onıst” diye okunur: h sessizdir, ilk ses ünlüdür. Bu yüzden “an”.
“Üniversite” ünlüyle başlar, ama university “yu” sesiyle, yani ünsüz bir sesle başlar. Bu yüzden “a”.
“Avrupa” ünlüyle başlar, ama European “yu” sesiyle okunur. Ünsüz ses → “a”.
Türkçede M harfi “me” diye okunur, ama İngilizcede “em” diye okunur, yani ünlüyle başlar. Kısaltmalarda harfin İngilizce adına bak.
Türkçede “u” bir ünlüdür, ama İngilizcede U harfi “yu” diye okunur, yani ünsüz bir sesle başlar. Bu yüzden “a”.
Türkçe yazıldığı gibi okunur: her harfin tek bir sesi vardır ve hiçbir harf sessiz kalmaz
İngilizcede yazı ile ses her zaman örtüşmez. Bu yüzden a/an seçerken harfe değil, sese bakmalısın: “an hour” (h okunmaz), “a university” (u, “yu” diye okunur), “a one-way street” (o, “w” sesiyle okunur). Emin değilsen kelimeyi yüksek sesle İngilizce söyle ve ilk sese kulak ver.
Türkçede h her zaman okunur: “hastane”, “hayat”, “hediye”, “harita”
Bu alışkanlık İngilizcedeki kelimelerin çoğunda işe yarar: a house, a hotel, a hospital, a holiday. Ama birkaç sık kelimede h okunmaz ve bunlar an alır: an hour, an honest man, an heir, an honor. “A hour” Türkçe konuşanların tipik hatasıdır.
Türkçede “bir” hem “a/an” hem “one” demektir ve sıfattan sonra gelir: “eski bir araba”, “kırmızı bir elma”
İngilizcede sayı vurgulanmıyorsa one değil a/an kullanılır: “an hour” (“bir saat”), “one hour” değil. Artikel de her zaman en başa gelir: “an old car”, “a red apple”. Bu yüzden a/an seçimine artikelden hemen sonra gelen kelime karar verir, isim değil: “an apple” ama “a red apple”; “a car” ama “an old car”.
💡 Kelimeyi kafanda İngilizce olarak söyle: harfe değil, ilk sese göre karar ver.
💡 Türkçede h hep okunur, İngilizcede birkaç kelimede okunmaz: an hour, an honest man. Hospital, hotel ve house kelimelerinde ise okunur.
💡 Kısaltmalarda harfin İngilizce adına bak: M “em”, F “ef” → an MBA; U “yu” → a UN meeting.
"Wait, is it 'a hour' or 'an hour'?"
"'An hour' — the h is silent, so it sounds like it starts with a vowel."
"Oh right! What about 'university'? That starts with a letter u..."
"That one's 'a university' — it sounds like 'yoo', so it's treated like a consonant."
Alıştırma 1 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ apple
Alıştırma 2 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ banana
Alıştırma 3 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ hour
Alıştırma 4 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ university
Alıştırma 5 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ umbrella
Alıştırma 6 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ honest man
Alıştırma 7 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ European country
Alıştırma 8 · Doğru artikeli seç
Choose the correct article: ___ MBA degree
Alıştırma 9 · Doğru cevabı seç
What actually determines whether to use 'a' or 'an'?
Alıştırma 10 · Gruplara ayır: a mı, an mı?
0 / 8 yerleştirildi
Alıştırma 11 · Sık yapılan hata: “bir saat” ve okunmayan h
Turkish: “Otobüs gelmeden önce bir saat bekledi.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct article: ___ elephant
Present simple mı, present continuous mu?
Present simple alışkanlıklar ve gerçekler için, present continuous şu an ya da geçici olarak olanlar için. Hangi fiiller neredeyse hiç -ing almaz?
Since mi, for mu?
Since mi, for mu? since başlangıç anıyla, for bir süreyle kullanılır; ikisi de çoğunlukla present perfect ile gelir. Doğru seçim için basit bir test.
Too ve enough
Too (fazla) ve enough (yeterince): her biri ne anlama gelir, cümlede nereye konur ve “aramak için çok geç” neden İngilizcede too late olur?
Present perfect mi, past simple mı?
Present perfect mi, past simple mı? Türkçede ikisi de “gördüm” olur. Şimdiyle bağlantı mı, bitmiş bir an mı: doğru zamanı seçmenin kolay yolu.