I drink coffee every morning mi, I'm drinking coffee right now mı? Türkçede ikisi için de “kahve içiyorum” diyebilirsin, ama İngilizcede bunlar iki ayrı biçimdir.
Neler öğreneceksin
Türkçede “-iyor” eki hem şu anda olanı hem de alışkanlıkları anlatabilir: “Şu an kahve içiyorum” ve “Her sabah kahve içiyorum” ikisi de çok doğaldır. İngilizcede ise seçim yapmak zorundasın: şu an için “I'm drinking coffee”, alışkanlık için “I drink coffee”.
Present simple “Normalde ne olur?” sorusuna cevap verir: alışkanlıklar, rutinler, gerçekler. Present continuous ise “Şu an ya da bu aralar ne oluyor?” sorusuna cevap verir: süren bir eylem. İşine yarayacak bir ipucu: cümleye “her gün”, “genellikle” ya da “hep” ekleyebiliyorsan present simple; “şu an”, “şu sıralar” ya da “bu hafta” ekleyebiliyorsan present continuous gerekir. Geniş zamanla söyleyebildiğin cümleler de (“Her sabah kahve içerim”) neredeyse her zaman present simple olur.
Düzenli olarak tekrarlanan şeyler, genel gerçekler ve birinin nerede çalıştığı ya da yaşadığı gibi kalıcı durumlar için present simple kullan. Tipik ipucu kelimeler: every day, usually, often, always, never; Türkçede “her gün”, “genellikle”, “sık sık”, “hep”, “asla”. Türkçede “Bankada çalışıyor” dersin, ama bu kalıcı bir iş ise İngilizcesi “She works in a bank” olur.
Şu anda olan bir eylem için ya da tam bu saniyede yapmıyor olsan bile bu dönemde geçici olarak süren bir durum için present continuous kullan. Tipik ipucu kelimeler: right now, at the moment, today, these days, currently; Türkçede “şu an”, “şu anda”, “bugün”, “bu aralar”, “şu sıralar”, “bu hafta”.
Burada Türkçe çoğu zaman sana yardım eder: “Bak, yağmur yağıyor” → “Look! It's raining outside.” Yalnız İngilizcede hava durumu için it öznesi zorunludur: “It's raining” denir, “Is raining” değil. Geçici durumlar da çoğu zaman continuous biçim ister: “Bu ay yeni bir proje üzerinde çalışıyoruz” → “We're working on a new project this month”.
Bazı fiiller bir eylemi değil, bir durumu anlatır: bilmek, hissetmek, bir fikirde olmak, sahip olmak, algılamak. Bu fiiller şu andan söz ederken bile genellikle -ing almaz. “I am knowing the answer” yanlıştır; doğrusu “I know the answer”.
Türkçe burada seni kolayca yanıltabilir, çünkü bu fiiller Türkçede “-iyor” ekiyle kullanılır: “Cevabı biliyorum”, “Bu şarkıyı çok seviyorum”, “Beni anlıyor musun?”, “Haklı olduğunu düşünüyorum”. İngilizcede ise know, love, understand, want, need ve think (“fikrinde olmak” anlamında) simple biçimde kalır: “Do you understand me?”, “I think that you're right”.
“Her sabah kahve içiyorum” bir alışkanlıktır: every morning bir rutini gösterir, şu an olan bir şeyi değil. Bu yüzden present simple gerekir.
“Bankada çalışıyor” kalıcı bir işse İngilizcede present simple kullanılır. She is working in a bank ancak geçici bir durum anlatıyorsa doğrudur (örneğin yalnızca bu yaz).
“Cevabı biliyorum” cümlesindeki “-iyor” ekini continuous biçimle çevirme: know bir durum fiilidir ve genellikle -ing almaz.
“Beni anlıyor musun?” Türkçede çok doğaldır, ama understand bir durum fiilidir ve İngilizcede simple biçimde kalır.
“Seni seviyorum” cümlesi “-iyor” ile kurulur, ama love bir durum fiilidir: I love you.
“Haklı olduğunu düşünüyorum” bir fikir bildirir. Fikir anlamındaki think simple biçimde kalır; I'm thinking yalnızca “kafa yoruyorum” anlamında kullanılır.
Türkçede “-iyor” hem şu an hem de alışkanlık ve kalıcı durumlar için kullanılır: “Şu an kahve içiyorum”, “Her sabah kahve içiyorum”, “Bankada çalışıyor”
İngilizcede present continuous yalnızca şu an ya da geçici olarak olanlar içindir. Alışkanlıklar ve kalıcı durumlar present simple ister: “I drink coffee every morning.”, “She works in a bank.” “I am drinking coffee every morning” yanlıştır. Kendine şunu sor: rutin mi, yoksa şu an ya da bu aralar süren bir şey mi?
Türkçedeki geniş zaman (-ir/-er): “Her sabah kahve içerim”, “Su 100 derecede kaynar”, “Dünya Güneş'in etrafında döner”
Bu, işini çok kolaylaştırır: geniş zamanla doğal olarak söyleyebildiğin alışkanlık ve genel gerçek cümleleri İngilizcede neredeyse her zaman present simple olur: “I drink coffee every morning.”, “Water boils at 100 degrees Celsius.”, “The Earth moves around the Sun.” Bir cümleyi “-iyor” ile kurduysan, geniş zamanla da söyleyip söyleyemeyeceğini dene: söyleyebiliyorsan büyük ihtimalle present simple gerekir.
Türkçede “Ne iş yapıyorsun?” (meslek) ve “Ne yapıyorsun?” (şu an) ikisi de “-iyor” ile sorulur
İngilizcede bu iki soru farklı zamanlarla kurulur. Mesleği sorarken present simple: “What do you do?” (Ne iş yapıyorsun?). Şu an ne yaptığını sorarken present continuous: “What are you doing right now?” Meslek sorusunu “What are you doing?” diye sorarsan, karşındaki kişi şu an ne yaptığını sorduğunu sanır.
Türkçede durum fiilleri de “-iyor” alır: “biliyorum”, “seviyorum”, “anlıyor musun?”, “istiyorum”, “düşünüyorum”
İngilizcede know, understand, like, love, want, need, believe ve think (“fikrinde olmak” anlamında) şu andan söz ederken de genellikle simple biçimde kalır: “Do you understand me?”, “Are you understanding me?” değil; “I think that you're right”, “I am thinking that you're right” değil. “I'm thinking” yalnızca “üzerine düşünüyorum, kafa yoruyorum” anlamında doğrudur: “I'm thinking about my holiday.”
Türkçedeki zaman ifadeleri anlamı zaten gösterir: “her gün”, “genellikle”, “hep” ya da “şu an”, “şu sıralar”, “bu hafta”
Bunlar İngilizcedeki ifadelere neredeyse birebir karşılık gelir: “her gün”, “genellikle”, “hep” → every day, usually, always → present simple. “Şu an”, “şu sıralar”, “bu aralar”, “bu hafta” → right now, at the moment, these days, this week → present continuous. Türkçe cümlede böyle bir ifade yoksa, hangisini ekleyebileceğini düşün.
💡 Türkçede “içiyorum” hem alışkanlık hem şu an olabilir; İngilizcede anlama göre karar ver: rutin (I drink) ya da şu an süren (I'm drinking).
💡 Cümleyi geniş zamanla da söyleyebiliyorsan (“içerim”, “kaynar”) büyük ihtimalle present simple gerekir.
💡 Hava durumunda özneyi unutma: It's raining; asla Is raining değil.
💡 know, understand, like, love, want, need ve believe simple biçimde kalır; Türkçede “biliyorum”, “anlıyor musun?” desen bile.
"So what do you usually do on weekends?"
"I normally just relax at home, but this weekend I'm helping my sister move house."
"Oh nice! Where does she live?"
"She lives across town — actually, we're packing boxes right now, that's why I'm a bit out of breath!"
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: I ___ coffee every morning.
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: Look! It ___ outside.
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: She ___ in a bank. (a permanent fact)
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: We ___ a new project this month. (temporary, in progress)
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: I ___ that you're right. (a stative verb — opinion)
Alıştırma 6 · Doğru biçimi seç
Choose the correct form: The Earth ___ around the Sun. (a general truth)
Alıştırma 7 · Doğru biçimleri seç
Choose the correct form: He usually ___ the bus, but today he ___ a taxi.
Alıştırma 8 · Doğru cevabı seç
Which stative verb is normally NOT used in the continuous form?
Alıştırma 9 · Cümleyi “study” fiilinin doğru biçimiyle tamamla
Complete with the correct form of 'study': She ___ English at the moment. (right now)
Alıştırma 10 · Cümleyi “go” fiilinin doğru biçimiyle tamamla
Complete with the correct form of 'go': He ___ to the gym three times a week. (habit)
Alıştırma 11 · İpucu kelimeleri gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: alışkanlık için “-iyor”
Turkish: “Her sabah kahve içiyorum.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct form: They ___ football every Saturday.
A mı, an mı?
A mı, an mı? Seçimi harf değil, sonraki kelimenin ilk SESİ belirler. Türkçe gibi okursan yanılırsın: an hour ama a university. Kuralı örneklerle öğren.
Since mi, for mu?
Since mi, for mu? since başlangıç anıyla, for bir süreyle kullanılır; ikisi de çoğunlukla present perfect ile gelir. Doğru seçim için basit bir test.
Too ve enough
Too (fazla) ve enough (yeterince): her biri ne anlama gelir, cümlede nereye konur ve “aramak için çok geç” neden İngilizcede too late olur?
Present perfect mi, past simple mı?
Present perfect mi, past simple mı? Türkçede ikisi de “gördüm” olur. Şimdiyle bağlantı mı, bitmiş bir an mı: doğru zamanı seçmenin kolay yolu.