Bazı fiiller nesne olmadan eksik kalır, bazıları tek başına yeter. Bunu bilmek, Türkçedeki -e, -den eklerini ve “ile” edatını kelimesi kelimesine çevirmekten doğan hataları önler.
Neler öğreneceksin
Geçişli fiilin eylemi bir nesneye geçer: eylemden etkilenen bir şey ya da biri. Geçişsiz fiil ise nesne olmadan tamamlanmış bir eylemi anlatır.
Bu fikir Türkçe dil bilgisindekiyle aynı, test de aynı: fiile “Neyi?” ya da “Ne?” diye sorabiliyor musun? “Ne aldı? – Bir araba.” Cevap varsa (a car) fiil geçişlidir. Yalnız dikkat: Türkçede -e, -den ya da “ile” alan birçok kelime İngilizcede başka bir yapıyla kurulur. Bazen nesne olur (enter the room), bazen bir edat ister (listen to me). Bunları birazdan göreceksin.
Bazı fiiller neredeyse her zaman nesne ister: buy, explain, discuss, enjoy. Bazıları ise neredeyse hiç nesne almaz: sleep, arrive, happen, disappear. Geçişsiz bir fiile nesne eklersen ya da geçişli bir fiilin nesnesini atarsan cümle eksik ya da yanlış olur.
Senin için iki önemli örnek: discuss geçişlidir ve nesnesini doğrudan alır. Türkçede “… hakkında konuşmak / tartışmak” desen de İngilizcede about kullanılmaz: “We discussed the issue.” (Ayrıca discuss “kavga etmek” anlamındaki “tartışmak” değildir; o anlam için argue kullanılır.) happen ise hiç nesne almaz ve edilgen yapıda da kullanılmaz: “Dün bir kaza oldu” → “An accident happened yesterday.”, “was happened” değil.
Çok yaygın bazı fiiller (open, close, break, start, grow, move) tamamen aynı biçimle hem geçişli hem geçişsiz olabilir. Fark yalnızca arkasından bir nesne gelip gelmemesindedir.
Türkçede bu fark çoğu zaman bir ekle gösterilir: “Kapıyı açtı” / “Kapı açıldı”, “Camı kırdı” / “Cam kırıldı”, “Domates yetiştirdi” / “Domatesler büyüdü”. İngilizcede ek yoktur, aynı fiil kullanılır: “He opened the door.” / “The door opened.” “Kapı açıldı” cümlesini “The door was opened” diye çevirirsen anlam değişir: bu, birinin kapıyı açtığını söyler. Kapı kendiliğinden açıldıysa doğrusu “The door opened.”
Geçişsiz bir fiil bir yere, bir şeye ya da bir kişiye bağlanacaksa nesne değil, bir edat kullanılır. arrive için at ya da in, apologize için to, listen için to gerekir.
arrive fiiline bak: Türkçede “havaalanına varmak” denir ve “-a” eki akla hemen to getirir, ama İngilizcede “arrive to” denmez. Belirli bir yer için at (at the airport, at the station), bir şehir ya da ülke için in kullanılır (in Ankara, in Germany). home ile edat kullanılmaz: “I arrived home.”
Türkçede kişiyi -e ekiyle söylediğin bazı fiillerde İngilizce to + kişi kullanır: “Bana sorunu açıkladı” → “She explained the problem to me.” Burada açıklanan şey (the problem) nesnedir, kişi to ile gelir. “Özür dilemek” ise Türkçede -den alır (“Kardeşinden özür diledi”), ama İngilizcede from değil to kullanılır: “He apologized to his sister.” Bunu her fiile genelleme: give, tell, show ve send ile kişi fiilden hemen sonra gelebilir (“She told me the story.”); explain, describe ve say ile gelemez.
Tersi de var: Türkçede doğrudan nesne alan bazı fiiller İngilizcede edat ister (müzik dinlemek → listen to music, birini beklemek → wait for someone, bir şey aramak → look for something). Türkçede -e ya da “ile” alan bazı fiiller ise İngilizcede doğrudan nesne alır: “odaya girmek” → “enter the room” (to ya da in olmadan), “biriyle evlenmek” → “marry someone” (with olmadan).
arrive geçişsizdir, doğrudan nesne alamaz: yerden önce at (bina, havaalanı) ya da in (şehir, ülke) gelir.
“Havaalanına” kelimesindeki “-a” ekini to diye çevirme. arrive ile at ya da in kullanılır; to istiyorsan fiili değiştir: I got to the airport.
Türkçede “konu hakkında tartışmak” denir, ama discuss nesnesini doğrudan alır, about olmadan. about kullanmak istersen talk ile söyle: We talked about the issue.
“Bana sorunu açıkladı”: İngilizcede nesne the problem, kişi ise to ile gelir.
Türkçede “benden özür diledi” denir, ama apologize ile from değil to kullanılır.
happen geçişsizdir; geçişsiz fiiller edilgen yapıda kullanılmaz. “Kaza oldu” → An accident happened.
“Bir doktorla evlendi” cümlesindeki “-la” ekini with diye çevirme: marry doğrudan nesne alır. Şöyle de diyebilirsin: She got married to a doctor.
“Beni dinle” Türkçede doğrudan nesne alır, ama listen geçişsizdir ve to ister: listen to me, listen to music.
Türkçede bir yere “-e/-a” ekiyle varılır: “Havaalanına öğlen vardım”, “İstanbul'a vardık”
arrive geçişsizdir ve to almaz: “I arrived at the airport at noon.” Belirli bir yer (havaalanı, istasyon, otel) için at, bir şehir ya da ülke için in kullan: “We arrived in Ankara.” Ne “arrive to the airport” ne de “arrive the airport” doğrudur. to kullanmak istiyorsan get ile söyle: “I got to the airport at noon.”
Türkçede kişi “-e” ekiyle söylenir ve fiilden önce gelebilir: “Bana sorunu açıkladı”, “Bana anlat”
İngilizcede explain, describe ve say ile kişi fiilden hemen sonra gelemez; to gerekir: “She explained the problem to me.”, “Can you explain this to me again?” “Bana” kelimesini kelimesi kelimesine çevirince çıkan “She explained me the problem”, Türkçe konuşanların çok sık yaptığı bir hatadır.
Türkçede “-den özür dilemek”, “biriyle evlenmek”, “bir konu hakkında tartışmak”, “odaya girmek” denir
İngilizcede her fiilin kendi yapısı vardır: “apologize to someone” (from değil), “marry someone” (with değil), “discuss something” (about değil), “enter the room” (to değil). Türkçedeki eki ya da “ile”, “hakkında” kelimesini çevirmek yerine fiili yapısıyla birlikte öğren.
Türkçede “Beni dinle”, “Seni bekliyorum”, “Anahtarlarımı arıyorum”: doğrudan nesne
listen, wait ve look bu anlamlarda geçişsizdir ve edat ister: “Listen to me.”, “I'm waiting for you.”, “I'm looking for my keys.” Türkçede nesne var diye İngilizcede de olacak sanma: “listen me” ve “wait you” yanlıştır.
Türkçe geçişli ve geçişsiz kullanımı eklerle ayırır: açmak/açılmak, kırmak/kırılmak, büyütmek/büyümek
İngilizcedeki open, break ve grow tek biçimle iki işi de görür: “He broke the window.” / “The window broke.” Nesne varsa geçişli, yoksa geçişsizdir. “-ıl” ekini görünce hemen edilgen yapı kurma; geçişsiz kullanılan fiiller edilgen olmaz. happen ve arrive hiçbir zaman edilgen olmaz; grow da “büyümek” anlamında edilgen olmaz: “The economy grew last year.”, “was grown” değil.
💡 Fiilden sonra “Ne? / Neyi?” diye sor: cevap varsa fiil geçişlidir. Ama Türkçedeki eke değil, İngilizce fiilin yapısına bak.
💡 “-e/-a” eki her zaman to değildir: arrive at/in, enter the room; explain it to me ise doğru.
💡 discuss, marry ve enter edat almaz: discuss the issue, marry her, enter the room.
💡 Türkçede “açıldı”, “kırıldı” desen de İngilizcede çoğu zaman aynı fiil yeter: The door opened. Geçişsiz fiiller edilgen olmaz: The accident happened.
"What happened? The flight was supposed to land an hour ago."
"It arrived late because of the storm."
"Did they explain the delay to anyone?"
"Yes, they announced it right after we landed."
Alıştırma 1 · Geçişli mi, geçişsiz mi? Doğru cevabı seç
'She bought a car.' Is 'bought' transitive or intransitive here?
Alıştırma 2 · Geçişli mi, geçişsiz mi? Doğru cevabı seç
'They arrived late.' Is 'arrived' transitive or intransitive here?
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 5 · Geçişli mi, geçişsiz mi? Doğru cevabı seç
'The window broke.' Is this transitive or intransitive?
Alıştırma 6 · Geçişli mi, geçişsiz mi? Doğru cevabı seç
'He broke the window.' Is this transitive or intransitive?
Alıştırma 7 · Geçişsiz fiili seç
Which verb is normally intransitive (doesn't take a direct object)?
Alıştırma 8 · Doğru cümleyi seç
Choose the correct sentence.
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: 'I ___ (discuss) the plan with her yesterday.' (transitive — no preposition needed)
Alıştırma 10 · Cümleyi tamamla
Complete: 'The plane ___ (land) safely.' (intransitive)
Alıştırma 11 · Fiilleri gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “-a” ekini to ile çevirmek
Turkish: “Havaalanına öğlen vardım.” Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Choose the correct sentence.
Bağlayıcı fiiller (linking verbs)
İngilizcede bağlayıcı fiiller (be, seem, become, feel, look, taste) özneyi bir betimlemeye bağlar. Neden arkalarından zarf değil, sıfat gelir?
Durum fiilleri ve hareket fiilleri
Durum fiilleri (know, like, want) neden genellikle -ing almaz? “Biliyorum” neden “I know” olur; think, have ve taste anlama göre nasıl değişir?
Yardımcı fiiller
İngilizcede yardımcı fiil olarak be, do ve have: sorular, olumsuz cümleler, continuous ve perfect zamanlar, edilgen yapı, vurgu ve asıl fiilden farkları.
Fiil türleri
İngilizcedeki başlıca fiil türleri (ana fiiller, yardımcı fiiller, modal fiiller ve phrasal verb'ler) ve bunların cümlede birlikte nasıl çalıştığı.