Kelime türlerini Türkçeden zaten biliyorsun. İngilizcede bir kelimenin doğru biçimini seçmene yardım ederler: örneğin quick ne zaman quickly olur.
Neler öğreneceksin
İngilizcede her kelimenin cümlede bir görevi vardır: bazıları kişileri ya da şeyleri adlandırır (isimler), bazıları onların yerini tutar (zamirler), bazıları bir eylem ya da durum bildirir (fiiller), bazıları niteler (sıfatlar ve zarflar), bazı küçük kelimeler de cümleyi birbirine bağlar ve düzenler (artikeller ve belirleyiciler, edatlar, bağlaçlar). Bu terimlerin çoğunu Türkçe derslerinden biliyorsun; bu büyük bir avantaj.
Bu dersin amacı isim ezberlemek değil, bir kelimenin cümledeki rolünü tanıyıp onu doğru kullanmak: hangi biçime ihtiyaç duyduğunu, isimden önce bir artikel gerekip gerekmediğini ve cümlede nerede durduğunu bilmek.
İsim bir kişiyi, yeri, şeyi ya da fikri adlandırır: driver, kitchen, coffee, plan. Zamir, tekrar etmemek için ismin yerini alır: “My sister called. She sounds busy.” Türkçede yalnızca “Meşgul görünüyor” dersin; İngilizcede özne zamiri zorunludur. Üstelik Türkçedeki tek “o” zamirinin yerine İngilizcede üç zamir vardır: he (erkek), she (kadın), it (şey ya da hayvan). Fiil bir eylem, durum ya da hâl bildirir: “She works downtown.” “He seems tired.” Sıfat bir ismi niteler: “a busy schedule”. Zarf bir fiili, sıfatı ya da bütün cümleyi niteler ve genellikle nasıl, ne zaman ya da ne kadar sorularına cevap verir: “She works quickly.” “He is extremely tired.”
İyi haber: İngilizcede de sıfat, Türkçedeki gibi isimden önce gelir ve çoğul eki almaz (a busy schedule, two busy days; tıpkı “mavi gözler” gibi). Asıl tuzak başka yerde: Türkçede aynı kelime hem sıfat hem zarf olabilir (“hızlı bir araba” ve “hızlı çalışıyor”). İngilizcede bir işin nasıl yapıldığını anlatan zarf genellikle -ly ekini alır: “She works quick” anlaşılır ama doğru İngilizce değildir; doğrusu “She works quickly”. (Fast, hard ve well gibi birkaç istisna -ly almaz.) Ama -ly ile biten her kelime zarf değildir: friendly ve lovely sıfattır (“a friendly neighbor”).
Artikeller ve belirleyiciler (a, an, the, this, my, some…) ismin hemen önüne gelir ve hangi şeyden söz edildiğini gösterir: “a coffee” (herhangi bir kahve), “the coffee” (ikimizin de bildiği o kahve). Edat (preposition) bir ismi cümlenin geri kalanına bağlar ve çoğu zaman zaman ya da yer bildirir: at nine, in the kitchen, for a trip. Bağlaç kelimeleri, kelime gruplarını ya da cümlenin bütün parçalarını birbirine bağlar: and, but, so, because.
Türkçede bu işlerin çoğunu ekler yapar: “saat dokuzda”, “mutfakta”, “havalimanına”. İngilizcede ise bunlar ayrı kelimelerdir ve ismin önüne gelir. Bu küçük kelimelerin kendi başına pek anlamı yoktur, ama onlar olmadan cümle dağılır: “I have interesting book” (artikel eksik); “I wanted coffee it was closed” (bağlaç eksik). Edatları Türkçe eklerden birebir çevirme: “Havalimanına vardık” cümlesindeki -a eki to gibi görünse de doğrusu “We arrived at the airport”.
Türkçede kelimenin türünü genellikle ekler gösterir: “iş” bir isimdir, “çalışmak” bir fiil; “temiz” bir sıfattır, “temizlemek” bir fiil. İngilizcede ise birçok kelime birkaç türde tamamen aynı biçimdedir. Work, “My work starts at nine” cümlesinde isim, “I work every weekday” cümlesinde fiildir: yazılışı da okunuşu da aynıdır. Bu yüzden kelimenin cümledeki yerine bakman gerekir: önünde ve arkasında ne var? Önünde my ya da the varsa genellikle isimdir; önünde I, you ya da she varsa genellikle fiildir.
Türkçede artikel yoktur; en yakın şey “bir” kelimesidir. İngilizcede iki tür artikel vardır: belirli artikel the ve belirsiz artikel a/an. A ile an arasındaki seçim yalnızca bir sonraki kelimenin ilk SESİNE bağlıdır: ünlü bir sesten önce an (an hour, an engineer, an interesting book), diğer durumlarda a. Türkçedeki “bir” hiç değişmez; İngilizcede ise yazılışa değil, sese bakarsın: an hour (h okunmaz), ama a university (yu diye başlar).
Önemli bir fark: Türkçede meslek söylerken artikel kullanmazsın (“Hemşire”, “Mühendisim”). İngilizcede tekil bir meslekten önce a/an gelir: “She is a nurse”, “I am an engineer”; “She is nurse” yanlıştır. Genel kural: tekil ve sayılabilen bir isimden önce a, an, the ya da başka bir belirleyici (my, this, that) gerekir.
“Hızlı çalışıyor” cümlesindeki “hızlı” kelimesi Türkçede zarf olarak da kullanılır. İngilizcede eylemi nitelemek için zarf gerekir, genellikle -ly ile.
Türkçede “iyi bir konuşmacı” da “çok iyi konuşuyor” da aynı kelimeyle söylenir. İngilizcede good bir kişiyi ya da şeyi, well ise bir eylemi niteler.
Türkçedeki “bir” hiç değişmez, ama İngilizcede ünlü bir sesten önce an kullanılır.
Türkçede “O hemşire” deriz, artikel yoktur. İngilizcede tekil bir meslekten önce a/an gelir.
Türkçedeki “o” zamiri herkes için aynıdır. İngilizcede bir kadından söz ederken she, bir erkekten söz ederken he kullanılır.
“Havalimanına vardık” cümlesindeki -a eki to diye çevrilmez: bir yere varmak için arrive at (şehir ya da ülke için arrive in) kullanılır.
Türkçede “pazartesi” ve “eylül” küçük harfle yazılır, ama İngilizcede gün ve ay adları ile zamir I her zaman büyük harfle başlar.
Türkçede aynı kelime hem sıfat hem zarf olabilir: “hızlı bir araba” / “hızlı çalışıyor”, “iyi bir öğretmen” / “iyi konuşuyor”
İngilizcede bir eylemin nasıl yapıldığını anlatan zarf genellikle -ly alır: “a quick worker” ama “She works quickly”. Good ve well de ayrı kelimelerdir: “a good speaker” ama “She speaks well”. Türkçedeki -ca/-ce eki (yavaşça, dikkatlice) -ly'ye biraz benzer, ama İngilizcede -ly çok daha düzenli kullanılır. “Hızlı” kelimesini olduğu gibi aktarmak “She works quick” hatasını doğurur.
Türkçede artikel yoktur ve meslek söylerken “bir” de kullanılmaz: “Hemşire”, “Mühendisim”
İngilizcede tekil, sayılabilen bir isimden önce bir artikel ya da belirleyici gerekir: “She is a nurse”, “I have an interesting book”. A ya da an seçimi ismin anlamına değil, bir sonraki kelimenin ilk sesine bağlıdır: “a book” ama “an interesting book”. Türkçedeki “bir” gibi hep aynı kalmaz.
Türkçede üçüncü tekil kişi için tek zamir vardır: “o” (erkek, kadın ya da şey)
İngilizcede seçmen gerekir: he (bir erkek), she (bir kadın), it (bir şey ya da hayvan). Aynı ayrım iyelikte de vardır: his, her, its. “This is Maria. He started last week.” Türkçe konuşanların çok sık yaptığı bir hatadır; doğrusu “She started last week.”
Türkçede yer ve zaman çoğunlukla eklerle gösterilir: “mutfakta”, “saat dokuzda”, “havalimanına vardık”
İngilizcede bunların yerine ismin önüne gelen ayrı kelimeler, yani edatlar kullanılır: “in the kitchen”, “at nine”, “We arrived at the airport”. Ekler edatlarla birebir eşleşmez: -a/-e her zaman to değildir (arrive at, call me), -da/-de de her zaman in değildir (at nine, on the bus).
Türkçede gün ve ay adları tam bir tarih içinde değilse küçük harfle yazılır: “pazartesi günü”, “eylülde”; “ben” de küçük harfle yazılır
İngilizcede gün ve ay adları her zaman büyük harfle başlar: “on Monday”, “in September”. Zamir I de her zaman büyük yazılır, cümlenin ortasında bile: “Yesterday I called her.” Dil adları ve milliyetler ise Türkçedeki gibi büyük harfle yazılır (English, Turkish).
💡 Kelime bir eylemi mi niteliyor (works, speaks, drives)? O zaman genellikle -ly ile biten zarf gerekir; good yerine de well.
💡 Tekil bir isimden önce bir artikel koymayı unutma: a nurse, an engineer, the airport. A mı an mı? Kelimenin ilk sesine bak.
💡 İngilizcede kelimenin türünü yeri gösterir: my/the sonrasında genellikle bir isim, I/she sonrasında bir fiil gelir.
"What's Alex like?"
"He's really organized. He always plans meetings a day early."
"That's helpful — I'm always the one running late!"
Alıştırma 1 · Kelime türünü bul
In "My neighbor walks her dog every morning," what part of speech is neighbor?
Alıştırma 2 · Kelime türünü bul
In "The tired driver stopped quickly," what part of speech is quickly?
Alıştırma 3 · Doğru cümleyi seç
Which sentence uses work as a verb?
Alıştırma 4 · Doğru cümleyi seç
Which sentence uses clean as an adjective?
Alıştırma 5 · Zarf ve sıfat olarak gruplara ayır
0 / 6 yerleştirildi
Alıştırma 6 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 7 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 8 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 9 · Cümleyi doğru edatla tamamla
Complete with the correct preposition: "We arrived ___ the airport at six." (one word)
Alıştırma 10 · Cümleyi doğru bağlaçla tamamla
Complete with the correct conjunction: "I wanted to go for a walk, ___ it started raining." (one word)
Alıştırma 11 · Cümleyi doğru artikelle tamamla
Complete with the correct article: "She works as ___ engineer." (one word)
Alıştırma 12 · Hatayı düzelt
Fix the mistake and type the correct sentence: "I have a interesting book."
Alıştırma 13 · Hatayı düzelt
Fix the mistake and type the correct sentence: "This is a beauty flower."
Alıştırma 14 · Gerçek hayatta
You're introducing a coworker: "This is Maria. She started last week." What part of speech is She?
Alıştırma 15 · Sık yapılan hata: sıfat yerine zarf
Turkish: “Elif çok hızlı çalışır.” In Turkish the same word works as an adjective and an adverb. Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için farklı türde beş soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
In "He speaks English fluently," what part of speech is fluently?
Temel dil bilgisi kavramları
İngilizcenin temel dil bilgisi kavramları: cümle, özne, fiil, nesne, phrase ve clause. Bütün dil bilgisinin üzerine kurulduğu parçaları tanı.
Özne-fiil uyumu
Present simple'da özne-fiil uyumu: I/you/we/they ile yalın fiil, he/she/it ile -s, be ve do/does; Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar.
Kelime sırası: temel bilgiler
İngilizcede temel kelime sırasını öğren: özne, fiil, nesne. Fiil neden sonda değil, ortada durur; zaman, yer ve sıklık kelimeleri nereye gelir?
Have ve has
Have mi, has mi? I/you/we/they ile have, he/she/it ile has; do/does ile soru ve olumsuz cümleler ve “var/yok” yapısından gelen tipik hatalar.