Derece zarfları “Ne kadar?” ya da “Ne ölçüde?” sorusuna cevap verir: söylediğini güçlendirir ya da yumuşatır.
Neler öğreneceksin
Derece zarfları bir şeyin ne kadar yoğun olduğunu ya da ne ölçüde gerçekleştiğini gösterir. Çoğu sıfatlardan ya da başka zarflardan önce gelir (extremely tired, very quickly), ama almost ve hardly gibi bazıları doğrudan bir fiille de kullanılır.
Türkçedeki “çok” kelimesi İngilizcede birkaç farklı kelimeye karşılık gelir. Sıfattan önce very olur: “çok yorgun” → “very tired”. Ama fiille very kullanılmaz. Türkçede “Bu şarkıyı çok seviyorum” dersin ve “çok” fiilin hemen önündedir; İngilizcede ise “I very like this song” yanlıştır. Ya very much nesneden sonra, cümlenin sonuna gelir (“I like this song very much”) ya da günlük konuşmada daha sık olduğu gibi fiilden önce really kullanılır: “I really like it”.
Extremely, absolutely ve completely çok yüksek bir dereceyi gösterir. Absolutely ve completely özellikle amazing ya da exhausted gibi zaten kendi başına güçlü olan “uç” sıfatlarla kullanılır. Günlük Türkçede “çok harika” ya da “çok muhteşem” duyabilirsin, ama İngilizcede “very amazing” doğal durmaz: “absolutely amazing” denir. Türkçedeki “sapsarı”, “bembeyaz” gibi pekiştirmelerin de İngilizcede ek ile yapılan bir karşılığı yoktur; bunun yerine extremely, completely ya da really kullanılır. Quite, fairly ve rather ise orta bir dereceyi gösterir; aşağı yukarı “oldukça iyi” sözündeki “oldukça” gibi.
Quite kelimesine dikkat: İngiliz İngilizcesinde quite good genellikle “oldukça iyi, fena değil” demektir. Amerikan İngilizcesinde ise normal bir sıfattan önce gelen quite kulağa daha güçlü gelir, “çok” anlamına yaklaşır. Bu derste İngiliz İngilizcesindeki anlam kullanılıyor. Kelime sırasına da dikkat et: “oldukça iyi bir fikir” İngilizcede “quite a good idea” olur; quite, a artikelinden önce gelir. Fairly ise artikelden sonra gelir: “a fairly good idea”.
Too da bir derece bildirir, ama anlamı “gereğinden fazla, kabul edilebilir olandan fazla”dır, tıpkı “fazla” ya da “aşırı” gibi: “I'm too tired to keep working” cümlesi, çalışmaya devam edemeyecek kadar yorgun olduğunu anlatır. Türkçede “çok” bazen bu anlamda da kullanılır (“Çay çok sıcak, içemiyorum”), bu yüzden çok ile too kolayca karışır. Ama İngilizcede too hiçbir zaman olumlu bir “çok” değildir: “Bu elbise çok güzel” için too değil, very ya da really kullanılır.
Almost ve nearly “neredeyse” demektir: bir şey olmak üzereydi ama genellikle olmadı (ya da kıl payı oldu). “I almost fell” düşmediğini, ama düşmene ramak kaldığını anlatır. Fiilin zamanına dikkat et: Türkçede “Az kalsın düşüyordum” ya da “Neredeyse düşüyordum” deriz. İngilizcede bunun karşılığı past continuous değil, past simple'dır: “I almost fell”, “I was almost falling” değil.
Hardly ve barely ise tersini anlatır: “neredeyse hiç”, “zar zor”. Türkçede bu anlamı olumsuz bir fiille veririz: “Onu neredeyse hiç tanımıyorum”, “Dün gece neredeyse hiç uyumadım”. İngilizcede hardly zaten olumsuz bir anlam taşır, bu yüzden fiil olumlu kalır: “I hardly know him”, “I hardly slept”; “I didn't hardly sleep” değil. Bir de şu var: hardly, hard kelimesinin zarf hâli değildir. “Çok çalışıyor” İngilizcede “He works hard” olur; “He hardly works” ise “Neredeyse hiç çalışmıyor” demektir.
“Bu şarkıyı çok seviyorum” cümlesindeki “çok” fiilden önce gelir, ama İngilizcede very bir fiili niteleyemez. Fiilden önce really kullan ya da sona very much koy.
Very much fiille nesnenin arasına girmez, cümlenin sonuna ve nesneden sonra gelir.
“Az kalsın düşüyordum” = almost. Hardly “neredeyse hiç” demektir: almost ile eş anlamlı değil, zıt anlamlıdır.
Türkçede “Dün az kalsın merdivenden düşüyordum” deriz, ama İngilizcede neredeyse olan bir şey için almost ile past simple kullanılır: almost fell.
“Neredeyse hiç uyumadım” cümlesindeki olumsuz fiili aktarma. Hardly zaten olumsuz bir anlam taşır, bu yüzden fiil olumlu kalır.
Hard hem sıfat hem zarftır: work hard = “sıkı çalışmak, çok çalışmak”. Hardly ise “neredeyse hiç” demektir: “She hardly works” cümlesi, neredeyse hiç çalışmadığını anlatır.
“Bu elbise çok güzel” derken çok için too kullanma. Too “gereğinden fazla” demektir ve bir sorun olduğunu ima eder. Övgü için very ya da really kullanılır.
Günlük Türkçede “çok harika” denebilir, ama İngilizcede amazing, exhausted ya da freezing gibi uç sıfatlar very ile değil, absolutely ya da completely ile kullanılır.
Quite + a/an + sıfat + isim yapısında quite, artikelden önce gelir. Fairly ise bu yapıda artikelden sonra gelir: a fairly good idea.
Türkçede “çok” fiilin hemen önüne gelir: “Bu şarkıyı çok seviyorum”, “Kahveyi çok severim”
İngilizcede very bir fiili güçlendiremez ve very much fiille nesnenin arasına girmez. Very much sona, nesneden sonra gelir: “I like coffee very much”; “I very like coffee” ya da “I like very much coffee” değil. Günlük konuşmada daha doğal olan seçenek, fiilden önce really kullanmaktır: “I really like coffee”.
“Az kalsın merdivenden düşüyordum”: Türkçede neredeyse olan bir şey için -iyordu kullanılır
İngilizcede neredeyse olan ama olmayan bir şey için almost + past simple kullanılır: “I almost fell down the stairs”. “-iyordu” ekini past continuous ile çevirmek (“I was almost falling”) doğal değildir. “Az kalsın” ve “neredeyse” için ikisi de olur: almost ya da nearly.
Türkçede “neredeyse hiç” ve “pek” olumsuz fiille kullanılır: “Neredeyse hiç uyumadım”, “Onu pek tanımıyorum”
Hardly kendi başına olumsuz bir anlam taşır, bu yüzden fiil olumlu kalır: “I hardly slept”, “I hardly know him”. “I didn't hardly sleep” standart İngilizcede yanlıştır, çünkü iki olumsuzluk üst üste gelir. Ayrıca hardly ve almost zıt anlamlıdır: almost “neredeyse (oldu)”, hardly “neredeyse hiç”.
Türkçede “çok” hem “very” hem de “fazla” anlamında kullanılabilir: “Çok güzel!”, “Çay çok sıcak, içemiyorum”
İngilizcede bu ikisi ayrı kelimelerdir. Too her zaman “gereğinden fazla” demektir ve çoğunlukla olumsuz bir anlam taşır: “I'm too tired to keep working”. Bir şeyi övmek istiyorsan very, really ya da absolutely kullan: “It's really beautiful”, “The results were absolutely amazing.”
💡 “Neredeyse / az kalsın” = almost/nearly (bir şey olmak üzereydi). “Neredeyse hiç / zar zor” = hardly/barely (hemen hemen hiç olmadı).
💡 “Kahveyi çok severim” = I like coffee very much ya da I really like coffee; I very like coffee değil.
💡 Hardly ile fiil olumlu kalır: I hardly slept, I didn't hardly sleep değil.
💡 Too her zaman “gereğinden fazla” demektir; övmek için very ya da really kullan.
"So, how was dinner?"
"Honestly, it was quite good — nothing amazing, but solid."
"Was it expensive?"
"Not really. It was fairly reasonable for the portion sizes."
Alıştırma 1 · Doğru kelimeyi seç
This exam was ___ difficult — much harder than I expected.
Alıştırma 2 · Doğru kelimeyi seç
I ___ fell down the stairs — I caught the railing just in time.
Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç
I ___ know him — we've only met once.
Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç
The movie was ___ good — I'd recommend it, but it's not amazing.
Alıştırma 5 · Doğru kelimeyi seç
The results were ___ amazing — everyone was shocked.
Alıştırma 6 · Doğru kelimeyi seç
We're ___ finished — just a few more minutes.
Alıştırma 7 · Anlama uyan kelimeyi seç
Which word means 'to a small/moderate degree'?
Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla
Complete: I'm ___ tired to keep working — I need to stop. (means 'to such a degree that I can't', one word)
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: I ___ recognized her — she's changed so much. (means 'almost didn't', one word)
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “neredeyse hiç” ve olumsuz fiil
Turkish: “Dün gece neredeyse hiç uyumadım.” Turkish uses a negative verb here, but hardly is already negative. Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
The soup was ___ hot — I burned my tongue.
Zarflarda karşılaştırma
Zarflarda karşılaştırma: -ly ile biten zarfların çoğu more/most alır, birkaç kısa zarf -er/-est alır; better ve worst ise düzensizdir.
Zarfların cümledeki yeri
İngilizcede zarflar nereye gelir: cümlenin başına, ortasına ya da sonuna. Sonda birden fazla zarf varsa sıra: tarz, yer, zaman.
Durum zarfları
Durum zarfları -ly ile nasıl yapılır, istisnalar hangileridir (well, fast, hard) ve hard ile hardly neden çok farklı anlamlara gelir?
Sıklık zarfları
always, usually, often, sometimes, rarely ve never zarflarını öğren; cümlede nereye geldiklerini belirleyen kuralı da keşfet.