Derece zarfları

A2 · TemelZarflar

Derece zarfları “Ne kadar?” ya da “Ne ölçüde?” sorusuna cevap verir: söylediğini güçlendirir ya da yumuşatır.

Neler öğreneceksin

  • Güçlü pekiştiriciler: extremely, absolutely, completely (çok yüksek bir derece, “son derece”, “tamamen” gibi)
  • Orta pekiştiriciler: quite, fairly, rather (orta bir derece, “oldukça”, “epey” gibi)
  • Neredeyse tamamen: almost, nearly (%100'e çok yakın, “neredeyse”, “az kalsın” gibi)
  • Neredeyse hiç: hardly, barely, scarcely (%0'a çok yakın, “neredeyse hiç”, “zar zor” gibi)

Derece zarfları ne işe yarar?

Derece zarfları bir şeyin ne kadar yoğun olduğunu ya da ne ölçüde gerçekleştiğini gösterir. Çoğu sıfatlardan ya da başka zarflardan önce gelir (extremely tired, very quickly), ama almost ve hardly gibi bazıları doğrudan bir fiille de kullanılır.

Türkçedeki “çok” kelimesi İngilizcede birkaç farklı kelimeye karşılık gelir. Sıfattan önce very olur: “çok yorgun” → “very tired”. Ama fiille very kullanılmaz. Türkçede “Bu şarkıyı çok seviyorum” dersin ve “çok” fiilin hemen önündedir; İngilizcede ise “I very like this song” yanlıştır. Ya very much nesneden sonra, cümlenin sonuna gelir (“I like this song very much”) ya da günlük konuşmada daha sık olduğu gibi fiilden önce really kullanılır: “I really like it”.

"This exam was extremely difficult."
"I hardly know him."

Güçlüden orta dereceye

Extremely, absolutely ve completely çok yüksek bir dereceyi gösterir. Absolutely ve completely özellikle amazing ya da exhausted gibi zaten kendi başına güçlü olan “uç” sıfatlarla kullanılır. Günlük Türkçede “çok harika” ya da “çok muhteşem” duyabilirsin, ama İngilizcede “very amazing” doğal durmaz: “absolutely amazing” denir. Türkçedeki “sapsarı”, “bembeyaz” gibi pekiştirmelerin de İngilizcede ek ile yapılan bir karşılığı yoktur; bunun yerine extremely, completely ya da really kullanılır. Quite, fairly ve rather ise orta bir dereceyi gösterir; aşağı yukarı “oldukça iyi” sözündeki “oldukça” gibi.

Quite kelimesine dikkat: İngiliz İngilizcesinde quite good genellikle “oldukça iyi, fena değil” demektir. Amerikan İngilizcesinde ise normal bir sıfattan önce gelen quite kulağa daha güçlü gelir, “çok” anlamına yaklaşır. Bu derste İngiliz İngilizcesindeki anlam kullanılıyor. Kelime sırasına da dikkat et: “oldukça iyi bir fikir” İngilizcede “quite a good idea” olur; quite, a artikelinden önce gelir. Fairly ise artikelden sonra gelir: “a fairly good idea”.

Too da bir derece bildirir, ama anlamı “gereğinden fazla, kabul edilebilir olandan fazla”dır, tıpkı “fazla” ya da “aşırı” gibi: “I'm too tired to keep working” cümlesi, çalışmaya devam edemeyecek kadar yorgun olduğunu anlatır. Türkçede “çok” bazen bu anlamda da kullanılır (“Çay çok sıcak, içemiyorum”), bu yüzden çok ile too kolayca karışır. Ama İngilizcede too hiçbir zaman olumlu bir “çok” değildir: “Bu elbise çok güzel” için too değil, very ya da really kullanılır.

"The results were absolutely amazing."
"The movie was quite good, but not amazing."

almost/nearly ve hardly/barely: zıt anlamlar

Almost ve nearly “neredeyse” demektir: bir şey olmak üzereydi ama genellikle olmadı (ya da kıl payı oldu). “I almost fell” düşmediğini, ama düşmene ramak kaldığını anlatır. Fiilin zamanına dikkat et: Türkçede “Az kalsın düşüyordum” ya da “Neredeyse düşüyordum” deriz. İngilizcede bunun karşılığı past continuous değil, past simple'dır: “I almost fell”, “I was almost falling” değil.

Hardly ve barely ise tersini anlatır: “neredeyse hiç”, “zar zor”. Türkçede bu anlamı olumsuz bir fiille veririz: “Onu neredeyse hiç tanımıyorum”, “Dün gece neredeyse hiç uyumadım”. İngilizcede hardly zaten olumsuz bir anlam taşır, bu yüzden fiil olumlu kalır: “I hardly know him”, “I hardly slept”; “I didn't hardly sleep” değil. Bir de şu var: hardly, hard kelimesinin zarf hâli değildir. “Çok çalışıyor” İngilizcede “He works hard” olur; “He hardly works” ise “Neredeyse hiç çalışmıyor” demektir.

"I almost missed my flight — I got there just in time."
"I hardly slept last night."

Gerçek hayattan İngilizce örnekler

"I'm too tired to keep working tonight."
"We're nearly finished with the project."
"The soup was extremely hot — I burned my tongue."
"I could hardly hear her over the music."

Dikkat

✗I very like this song.
✓I really like this song.

“Bu şarkıyı çok seviyorum” cümlesindeki “çok” fiilden önce gelir, ama İngilizcede very bir fiili niteleyemez. Fiilden önce really kullan ya da sona very much koy.

✗I like very much this song.
✓I like this song very much.

Very much fiille nesnenin arasına girmez, cümlenin sonuna ve nesneden sonra gelir.

✗I hardly fell down the stairs, but I caught the railing.
✓I almost fell down the stairs, but I caught the railing.

“Az kalsın düşüyordum” = almost. Hardly “neredeyse hiç” demektir: almost ile eş anlamlı değil, zıt anlamlıdır.

✗Yesterday I was almost falling down the stairs.
✓Yesterday I almost fell down the stairs.

Türkçede “Dün az kalsın merdivenden düşüyordum” deriz, ama İngilizcede neredeyse olan bir şey için almost ile past simple kullanılır: almost fell.

✗I didn't hardly sleep last night.
✓I hardly slept last night.

“Neredeyse hiç uyumadım” cümlesindeki olumsuz fiili aktarma. Hardly zaten olumsuz bir anlam taşır, bu yüzden fiil olumlu kalır.

✗She works hardly every day.
✓She works hard every day.

Hard hem sıfat hem zarftır: work hard = “sıkı çalışmak, çok çalışmak”. Hardly ise “neredeyse hiç” demektir: “She hardly works” cümlesi, neredeyse hiç çalışmadığını anlatır.

✗This dress is too beautiful, I love it!
✓This dress is really beautiful, I love it!

“Bu elbise çok güzel” derken çok için too kullanma. Too “gereğinden fazla” demektir ve bir sorun olduğunu ima eder. Övgü için very ya da really kullanılır.

✗The movie was very amazing.
✓The movie was absolutely amazing.

Günlük Türkçede “çok harika” denebilir, ama İngilizcede amazing, exhausted ya da freezing gibi uç sıfatlar very ile değil, absolutely ya da completely ile kullanılır.

✗It's a quite good idea.
✓It's quite a good idea.

Quite + a/an + sıfat + isim yapısında quite, artikelden önce gelir. Fairly ise bu yapıda artikelden sonra gelir: a fairly good idea.

Türkçeyle karşılaştırma

Türkçede “çok” fiilin hemen önüne gelir: “Bu şarkıyı çok seviyorum”, “Kahveyi çok severim”

İngilizcede very bir fiili güçlendiremez ve very much fiille nesnenin arasına girmez. Very much sona, nesneden sonra gelir: “I like coffee very much”; “I very like coffee” ya da “I like very much coffee” değil. Günlük konuşmada daha doğal olan seçenek, fiilden önce really kullanmaktır: “I really like coffee”.

“Az kalsın merdivenden düşüyordum”: Türkçede neredeyse olan bir şey için -iyordu kullanılır

İngilizcede neredeyse olan ama olmayan bir şey için almost + past simple kullanılır: “I almost fell down the stairs”. “-iyordu” ekini past continuous ile çevirmek (“I was almost falling”) doğal değildir. “Az kalsın” ve “neredeyse” için ikisi de olur: almost ya da nearly.

Türkçede “neredeyse hiç” ve “pek” olumsuz fiille kullanılır: “Neredeyse hiç uyumadım”, “Onu pek tanımıyorum”

Hardly kendi başına olumsuz bir anlam taşır, bu yüzden fiil olumlu kalır: “I hardly slept”, “I hardly know him”. “I didn't hardly sleep” standart İngilizcede yanlıştır, çünkü iki olumsuzluk üst üste gelir. Ayrıca hardly ve almost zıt anlamlıdır: almost “neredeyse (oldu)”, hardly “neredeyse hiç”.

Türkçede “çok” hem “very” hem de “fazla” anlamında kullanılabilir: “Çok güzel!”, “Çay çok sıcak, içemiyorum”

İngilizcede bu ikisi ayrı kelimelerdir. Too her zaman “gereğinden fazla” demektir ve çoğunlukla olumsuz bir anlam taşır: “I'm too tired to keep working”. Bir şeyi övmek istiyorsan very, really ya da absolutely kullan: “It's really beautiful”, “The results were absolutely amazing.”

💡 “Neredeyse / az kalsın” = almost/nearly (bir şey olmak üzereydi). “Neredeyse hiç / zar zor” = hardly/barely (hemen hemen hiç olmadı).

💡 “Kahveyi çok severim” = I like coffee very much ya da I really like coffee; I very like coffee değil.

💡 Hardly ile fiil olumlu kalır: I hardly slept, I didn't hardly sleep değil.

💡 Too her zaman “gereğinden fazla” demektir; övmek için very ya da really kullan.

Gerçek hayatta: bir restoran hakkında fikir söylemek

"So, how was dinner?"

"Honestly, it was quite good — nothing amazing, but solid."

"Was it expensive?"

"Not really. It was fairly reasonable for the portion sizes."

Alıştırma

Alıştırma 1 · Doğru kelimeyi seç

This exam was ___ difficult — much harder than I expected.

Alıştırma 2 · Doğru kelimeyi seç

I ___ fell down the stairs — I caught the railing just in time.

Alıştırma 3 · Doğru kelimeyi seç

I ___ know him — we've only met once.

Alıştırma 4 · Doğru kelimeyi seç

The movie was ___ good — I'd recommend it, but it's not amazing.

Alıştırma 5 · Doğru kelimeyi seç

The results were ___ amazing — everyone was shocked.

Alıştırma 6 · Doğru kelimeyi seç

We're ___ finished — just a few more minutes.

Alıştırma 7 · Anlama uyan kelimeyi seç

Which word means 'to a small/moderate degree'?

Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla

Complete: I'm ___ tired to keep working — I need to stop. (means 'to such a degree that I can't', one word)

Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla

Complete: I ___ recognized her — she's changed so much. (means 'almost didn't', one word)

Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy

???????

Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç

Which is correct?

Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “neredeyse hiç” ve olumsuz fiil

Turkish: “Dün gece neredeyse hiç uyumadım.” Turkish uses a negative verb here, but hardly is already negative. Which English sentence is correct?

Hızlı test

Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.

Soru 1 / 5

Puan: 0/0

The soup was ___ hot — I burned my tongue.

Neler öğrendin

  • Güçlü: extremely, absolutely, completely. Orta: quite, fairly, rather (“oldukça” gibi; Amerikan İngilizcesinde quite kulağa genellikle daha güçlü gelir).
  • Almost/nearly = “neredeyse, az kalsın”: bir şey genellikle olmadı. Olay geçmişteyse fiil past simple olur: I almost fell.
  • Hardly/barely = “neredeyse hiç”: almost ile zıt anlamlıdır ve fiil olumlu kalır. Hardly, hard kelimesinin zarf hâli değildir.
  • Very yalnızca sıfat ve zarflarla kullanılır; fiille very much sona gelir ya da fiilden önce really kullanılır: I like coffee very much.
  • Uç sıfatlar (amazing, exhausted) very ile değil, absolutely ile gelir; too ise her zaman “gereğinden fazla” demektir.
Bu kategorideki tüm dersleri gör