Bir zarfın yeri türüne ve cümledeki görevine bağlıdır; ama birkaç net kural neredeyse her durumu açıklar. Üstelik İngilizcedeki sıra, Türkçedekinin ayna görüntüsüdür.
Neler öğreneceksin
İngilizce zarflar üç yerde bulunabilir: cümlenin başında, orta konumda (asıl fiilin yanında) ve sonda (fiilden ve nesneden sonra). Zarfın yeri, türüne ve neyi nitelediğine bağlıdır.
Senin için önemli olan şu: Türkçede fiil sonda durur ve bütün zarflar fiilden önce gelir: “Ben dün okula gittim”, “Kapıyı hızlıca açtı”. İngilizcede ise özne – fiil – nesne sırası sabittir ve zarf fiille nesnenin arasına girmez. Zarf cümlenin başına, sonuna ya da orta konuma (özneyle asıl fiil arasına) gelir.
Tarz, yer ve zaman zarflarının çoğu cümlenin sonuna gelir. Birkaç tanesi bir aradaysa olağan sıra şudur: önce tarz, sonra yer, sonra zaman (Manner – Place – Time, M-P-T): “She sang beautifully (tarz) at the party (yer) last night (zaman).”
Türkçede bu sıra tam tersidir: “Dün akşam (zaman) partide (yer) çok güzel (tarz) şarkı söyledi.” Yani Türkçe cümleyi sondan başa doğru okursan İngilizce sırayı bulursun: fiil, tarz, yer, zaman. Türkçe sırayı olduğu gibi aktarırsan zaman öne kayar: “I yesterday went to school” ya da “I went yesterday to school”. İngilizcede zaman ifadesi sona gider: “I went to school yesterday.” (İstersen başa da koyabilirsin, “Yesterday, I went to school”, ama ortaya koyamazsın.)
İki kural daha: durum zarfı genellikle fiille nesnenin arasına girmez (“She opened the door quickly”, “She opened quickly the door” değil), oysa Türkçede durum zarfı genellikle fiilin hemen önünde durur (“Kapıyı hızlıca açtı”). Ayrıca go, come, travel gibi hareket fiillerinde varış yeri genellikle by train gibi uzun tarz ifadelerinden önce gelir (“They travelled to Rome by train”); -ly ile biten kısa bir zarf ise yerden önce gelebilir (“He drove carefully to the airport”).
Fortunately, honestly, personally, surprisingly ve luckily gibi cümle zarfları yalnızca fiili değil, bütün cümleyi yorumlar. Genellikle cümlenin başına gelir ve arkalarından virgül alır. Bu, Türkçede de aynıdır: “Neyse ki …”, “Açıkçası …”, “Şahsen …”, “Şaşırtıcı bir şekilde …”. Türkçedeki gibi, zarftan sonra cümle normal sırasıyla devam eder: “Fortunately, nobody was hurt.” (“Neyse ki kimse yaralanmadı.”)
Asıl dikkat etmen gereken nokta -ly ekidir. Türkçede aynı kelime hem sıfat hem zarf olabilir: “güzel bir şarkı” ve “güzel şarkı söyledi”, “hızlı bir araba” ve “hızlı koştu”. İngilizcede zarf çoğunlukla -ly alır: honestly, honest değil; beautifully, beautiful değil. Yalnız birkaç İngilizce zarf -ly almaz: fast, hard, late (“He works hard”). Hardly diye bir kelime de vardır, ama anlamı “neredeyse hiç”tir.
Sıklık zarfları (always, usually, often, never) ve bazı derece zarfları orta konuma gelir: asıl fiilden hemen önce, be fiilinden hemen sonra ya da ilk yardımcı fiilden hemen sonra. Bu, “Sıklık zarfları” dersinde gördüğün kuralın aynısıdır ve probably, definitely gibi kelimeler için de geçerlidir.
Tek fiil varsa probably fiilden önce gelir: “She probably forgot.” (“Muhtemelen unuttu.”) Burada sıra Türkçeyle aynıdır. Yardımcı fiil varsa zarf, yardımcı fiille asıl fiilin arasına girer: “He has definitely improved.” Türkçede has, will gibi ayrı yardımcı fiiller olmadığı için bu boşluk sana yabancı gelebilir; ona özellikle dikkat et.
Sonda birden fazla zarf varsa sıra tarz, yer, zamandır. Zaman, Türkçedeki gibi öne değil, en sona gelir.
Türkçede “Kapıyı hızlıca açtı” cümlesinde zarf fiile yapışıktır. İngilizcede ise zarf fiille nesnenin arasına girmez, bu yüzden önce nesne, sonra zarf gelir.
“İngilizceyi iyi konuşurum” cümlesinde “iyi” fiilin hemen önündedir. İngilizcede speak ve English bir arada kalır, well ise sona gider.
“Ben dün okula gittim” cümlesinin kelimesi kelimesine çevirisi. İngilizcede zaman ifadesi özneyle fiilin arasına girmez: ya sona gelir ya da en başa (Yesterday, I went to school).
Türkçede “güzel şarkı söyledi” denir, çünkü “güzel” hem sıfat hem zarftır. İngilizcede fiili niteleyen kelime zarf olmalı ve bu yüzden -ly alır: beautifully.
Türkçede zarflar fiilden önce zaman – yer – tarz sırasıyla gelir: “Geçen yıl Paris'te tanıştılar”, “Dün akşam konserde çok güzel söyledi”
İngilizcede fiil başa yakın gelir ve zarflar onu ters sırayla izler: tarz, yer, zaman. “She met him in Paris last year”, “She sang beautifully at the concert last night”. Pratik bir kural: Türkçe cümleyi fiilden geriye doğru oku. Zaman ifadeleri (yesterday, this morning, last year) sona gelir; vurgulamak istersen başa da gelebilir, ama ortaya gelmez.
Türkçede durum zarfı doğrudan fiilin önüne gelir ve ona yapışık durur: “İngilizceyi iyi konuşurum”, “Kapıyı hızlıca açtı”
Zarfı fiile yapışık tutup İngilizceye aktarınca “I speak well English” ya da “She opened quickly the door” çıkar. İngilizcede fiil ve nesne bir bütündür ve zarf onlardan sonra gelir: “I speak English well”, “She opened the door quickly”. “I speak well English” gibi bir cümle, anadili İngilizce olan birinin kulağına hemen tuhaf gelir.
Türkçede aynı kelime hem sıfat hem zarf olabilir: “güzel şarkı söyledi”, “hızlı koştu”, “dürüst olmak gerekirse”
İngilizcede zarf çoğunlukla sıfata -ly eklenerek yapılır: beautiful → beautifully, quick → quickly, honest → honestly. Bu yüzden “She sang beautiful” değil, “She sang beautifully”; “Honest, I forgot” değil, “Honestly, I forgot” denir. İyi haber şu ki Türkçedeki cümle zarfları (“Neyse ki”, “Açıkçası”, “Şahsen”) İngilizcedeki gibi başa gelir ve cümlenin geri kalanı normal sırasıyla devam eder.
💡 Cümlenin sonunda: tarz → yer → zaman. Bu, Türkçedeki sıranın tersidir.
💡 Fiil ve nesne bir arada kalır: speak English well, opened the door quickly.
💡 Zaman ifadesi özneyle fiilin arasına girmez: I went to school yesterday, I yesterday went değil.
💡 Fiili niteleyen kelime -ly alır: honestly, beautifully, personally. Sıfatı (honest, beautiful) zarf yerine kullanma.
"How was the trip?"
"Great, actually. We arrived quietly at the hotel late at night, so we didn't wake anyone up."
"Nice. Did you get to see much?"
"Surprisingly, yes — we walked around the old town every morning before it got too hot."
Alıştırma 1 · Doğru sırayı seç
Which order is correct?
Alıştırma 2 · Doğru sırayı seç
Which order is correct?
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
___, I don't think this plan will work.
Alıştırma 4 · Doğru sırayı seç
Which sentence correctly puts manner before place, and place before time?
Alıştırma 5 · Doğru cümleyi seç
Fortunately, ___.
Alıştırma 6 · Daha doğal olan sırayı seç
Which order is more natural?
Alıştırma 7 · Doğru kelimeyi seç
Which word usually goes at the very start of a sentence to comment on the whole idea?
Alıştırma 8 · Cümleyi tarz – yer – zaman sırasıyla tamamla
Complete with the correct manner-place-time order: They played ___ ___ ___. (happily / in the garden / all afternoon)
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: ___, I think we should wait a little longer. (sentence adverb meaning 'in my opinion', one word)
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “Ben dün okula gittim”
Turkish: “Ben dün okula gittim.” Turkish puts the time word before the verb, but English does not. Which English sentence is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
Which order is correct?
Zarflarda karşılaştırma
Zarflarda karşılaştırma: -ly ile biten zarfların çoğu more/most alır, birkaç kısa zarf -er/-est alır; better ve worst ise düzensizdir.
Derece zarfları
İngilizcede derece zarfları: very, extremely, quite, almost ve hardly ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Peki “çok” neden her zaman very değil?
Durum zarfları
Durum zarfları -ly ile nasıl yapılır, istisnalar hangileridir (well, fast, hard) ve hard ile hardly neden çok farklı anlamlara gelir?
Sıklık zarfları
always, usually, often, sometimes, rarely ve never zarflarını öğren; cümlede nereye geldiklerini belirleyen kuralı da keşfet.