Durum zarfları bir işin NASIL yapıldığını anlatır. İngilizcede çoğu -ly alır, tıpkı Türkçedeki yavaşça, sessizce gibi -ce/-ca ile biten zarflar gibi.
Neler öğreneceksin
Durum zarfı bir eylemin NASIL gerçekleştiğini anlatır. Burada Türkçe sana yardım eder: Türkçede yavaş → yavaşça, sessiz → sessizce, dikkatli → dikkatlice dediğin gibi, İngilizcede de sıfata -ly eklenir: quick → quickly, careful → carefully, slow → slowly.
Ama dikkat: Türkçede sıfatı hiçbir ek almadan zarf olarak kullanmak tamamen normaldir: “Güzel şarkı söylüyor”, “Hızlı sürüyor”, “Dikkatli sür!”. İngilizcede ise fiili niteleyen kelime genellikle -ly alır: “She sings beautifully” denir, “She sings beautiful” değil.
Zarf genellikle fiilden sonra, nesne varsa da nesneden sonra gelir. Türkçede “İngilizceyi çok iyi konuşuyor” dersin ve zarf fiilin hemen önündedir. İngilizcede ise fiil ve nesnesi birbirinden ayrılmaz: “He speaks English very well”, “He speaks very well English” değil.
Ünsüz + y ile biten sıfatlarda y, -ly'den önce i olur: happy → happily, easy → easily, angry → angrily.
Ünsüz + -le ile biten sıfatlar e harfini kaybeder: terrible → terribly, simple → simply, gentle → gently.
-ic ile biten sıfatlar genellikle -ally alır: basic → basically, tragic → tragically, enthusiastic → enthusiastically.
Good bir istisnadır: zarfı well olur, “goodly” değil. Bu, Türkçe konuşanlar için önemli bir tuzaktır, çünkü Türkçede “iyi” hem sıfat hem zarftır: “iyi bir kitap” (good) ve “İngilizceyi iyi konuşuyor” (well). İngilizcede ise iki ayrı kelime vardır: “She speaks English well”, “She speaks English good” değil.
Bazı sıfatlar zarf olarak kullanıldığında değişmez: fast → fast (“fastly” değil) ve hard → hard (“hardly” değil; o başka bir kelime, aşağıda göreceksin). Türkçede “hızlıca” diye bir kelime olsa da İngilizcede sadece “The car goes really fast” ve “She works hard” denir, tıpkı Türkçedeki “hızlı koşuyor” ya da “sıkı çalışıyor” gibi.
Hard zarf olarak “çok çaba ya da güç harcayarak” demektir, tıpkı “sıkı çalışmak” ya da “çok çalışmak” sözlerindeki gibi: He hit the ball hard. She studies hard.
Hardly ise bambaşka bir kelimedir ve “neredeyse hiç, zar zor” anlamına gelir. Hard kelimesinin -ly almış hâli değildir. Asıl fiilden önce gelir ve fiil olumlu kalır; Türkçede ise bu anlamı olumsuz bir fiille veririz: I hardly know him (= Onu neredeyse hiç tanımıyorum).
Türkçede “Güzel şarkı söylüyor” denir, ama İngilizcede fiili niteleyen kelime -ly ile zarf olmalıdır.
“Dikkatli sür!” cümlesinde “dikkatli” ek almaz, ama İngilizcede sürüşün nasıl olduğunu anlatan kelime bir zarftır: carefully.
Türkçedeki “iyi” iki görevi birden görür, İngilizcede ise good sıfattır ve zarfı well olur.
“İngilizceyi çok iyi konuşuyor” cümlesindeki sırayı kopyalama, çünkü İngilizcede zarf fiil ile nesnenin arasına girmez, nesneden sonra gelir.
Türkçede “hızlıca” olsa da İngilizcede fast değişmez: hem sıfat hem zarftır.
Hard “sıkı, çok çaba harcayarak”, hardly ise “neredeyse hiç” demektir. İkisini karıştırırsan söylemek istediğinin tam tersini söylemiş olursun.
Türkçede durum zarfları -ce/-ca ile yapılabilir (yavaşça, sessizce, dikkatlice), ama sıfat da tek başına zarf olur: “Güzel şarkı söylüyor”, “Dikkatli sür!”
-ce/-ca eki, -ly ekinin mantığıyla aynıdır: slowly, quietly, carefully. Ama Türkçede eksiz sıfat da tamamen doğal olduğu için “He drives careful” ya da “She sings beautiful” gibi hatalar çok yaygındır. “Drive safe!” günlük İngilizcede duyulur, ama standart biçim “Drive safely!” olur. Kendine sor: kelime birini ya da bir şeyi mi anlatıyor (sıfat), yoksa eylemin NASIL yapıldığını mı (-ly ile zarf)?
Türkçede “iyi” hem sıfat hem zarftır: “iyi bir öğretmen”, “İngilizceyi iyi konuşuyor”
İngilizcede bunlar iki ayrı kelimedir: good bir sıfattır (a good teacher), well ise zarftır (She speaks English well). “She speaks English good” Türkçe konuşanların en sık yaptığı hatalardan biridir. Fiilden sonra, bir işin nasıl yapıldığını anlatıyorsan well kullan.
Türkçede durum zarfı fiilin hemen önüne gelir: “İngilizceyi çok iyi konuşuyor”, “Gitarı mükemmel çalıyor”
İngilizcede fiil ve nesnesi bir arada kalır ve durum zarfı genellikle onlardan sonra gelir: “He speaks English very well”, “He plays the guitar perfectly”. “He speaks very well English” gibi bir cümle, zarfı Türkçedeki gibi fiile yapışık tutmaktan kaynaklanır.
Türkçede “hızlı” ve “hızlıca” yan yana bulunur; “sıkı/çok çalışmak” ise ek almaz
İngilizcede fast ve hard -ly almadan zaten zarftır: “The train arrived fast”, “She works hard”. “Fastly” diye bir kelime yoktur. Hardly ise “sıkı” değil, “neredeyse hiç” demektir: “I hardly worked” cümlesi, neredeyse hiç çalışmadığın anlamına gelir.
💡 -ly, -ce/-ca gibi çalışır: carefully = dikkatlice. Sıfatı “güzel söylüyor” örneğindeki gibi tek başına kullanma.
💡 “İyi” fiilden sonra bir işin nasıl yapıldığını anlatıyorsa well olur: She speaks English very well, good değil.
💡 Fast ve hard -ly almaz. Hardly “sıkı” değil, “neredeyse hiç” demektir.
"How did it go?"
"Honestly, I think it went really well. You explained the numbers clearly."
"Thanks — I was nervous, so I spoke pretty fast at the start."
"Maybe a little, but you handled the questions calmly, so it worked out fine."
Alıştırma 1 · Doğru biçimi seç
She sings ___.
Alıştırma 2 · Doğru biçimi seç
He drives very ___.
Alıştırma 3 · Doğru biçimi seç
Which is the correct adverb form of 'good'?
Alıştırma 4 · Doğru biçimi seç
The train arrived ___.
Alıştırma 5 · Doğru biçimi seç
Which is the correct adverb form of 'happy'?
Alıştırma 6 · Hatayı düzelt
Fix the mistake:
Alıştırma 7 · Doğru anlamı seç
I hardly know him. What does 'hardly' mean here?
Alıştırma 8 · Cümleyi tamamla
Complete: He answered every question ___. (correct → adjective + adverb suffix)
Alıştırma 9 · Cümleyi tamamla
Complete: The adjective 'easy' becomes the adverb ___.
Alıştırma 10 · Kelimeleri sıraya koy
Alıştırma 11 · Doğru cümleyi seç
Which is correct?
Alıştırma 12 · Sık yapılan hata: “İngilizceyi çok iyi konuşuyor”
Turkish: “İngilizceyi çok iyi konuşuyor.” Which English translation is correct?
Öğrendiklerini kontrol etmek için beş kısa soru.
Soru 1 / 5
Puan: 0/0
They finished the race ___.
Sıklık zarfları
always, usually, often, sometimes, rarely ve never zarflarını öğren; cümlede nereye geldiklerini belirleyen kuralı da keşfet.
Zarf türleri
İngilizcedeki beş temel zarf türü (tarz, yer, zaman, sıklık ve derece) ve her birinin cevap verdiği soru: nasıl, nerede, ne zaman, ne sıklıkla, ne kadar.
Zarfların cümledeki yeri
İngilizcede zarflar nereye gelir: cümlenin başına, ortasına ya da sonuna. Sonda birden fazla zarf varsa sıra: tarz, yer, zaman.
Zarflarda karşılaştırma
Zarflarda karşılaştırma: -ly ile biten zarfların çoğu more/most alır, birkaç kısa zarf -er/-est alır; better ve worst ise düzensizdir.